Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2010/10738 E. 2012/4027 K. 19.03.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/10738
KARAR NO : 2012/4027
KARAR TARİHİ : 19.03.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk(İş) Mahkemesi

Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 02/03/1981 tarihinde 1 gün sigortalı çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
Dava, sigortalılık başlangıç tarihinin tespiti istemine ilişkindir.
Davacı vekili, davacının davalıya ait işyerinde 02.03.1981 tarihinde çalışmaya başladığının ve 1 gün çalıştığının tespitini talep etmiştir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
İşe giriş bildirgesinin kuruma süresi içinde verildiği ve 506 sayılı Yasa’nın 108.maddesi uyarınca sigortalılık başlangıcı yönünden salt işe giriş bildirgesinin verilmiş olmasının yeterli bulunmadığı, ayrıca Yasa’nın 2.maddesinde öngörülen şekilde fiili çalışmanın da aranacağı konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Gerçekten; 506 sayılı Yasa’nın 2. ve 6.maddelerinde açıkça belirlendiği üzere, sigortalılığın oluşumu yönünden çalışma olgusunun varlığı zorunludur. Eylemli veya gerçek biçimde çalışmanın varlığı saptanmadıkça, hizmet aktine dayalı sigortalılıktan söz edilemez.
Uyuşmazlık, somut olayda, fiili çalışma olgusunun yöntemince kanıtlanıp kanıtlanmadığı noktasındadır. O nedenle, burada fiili çalışmanın varlığının kabul edilebilmesi için hangi kanıt ve olguların bulunması gerektiği üzerinde durulmalıdır.
İşe giriş bildirgesinin verildiği ancak yasal diğer belgelerin bulunmadığı durumlarda çalışma olgusunu ortaya koyabilecek inandırıcı ve yeterli kanıtlar aranmalı ve kamu düzenine dayalı bu tür davalarda, hakim görevi gereği, doğrudan soruşturmayı genişleterek sigortalılık koşullarının oluşup oluşmadığını belirlemelidir. Bu davalarda da, işyerinde tutulması gerekli puantaj kayıtları, ücret bordroları ve gerekli dosyalar ile, kurumdaki belge ve kağıtlardan yararlanılmalı, ücret bordroları puantaj kayıtları getirtilmeli, müfettiş raporları olup olmadığı araştırılmalı, işyeri çalışanları saptanmalı ve sigortalının hangi işte ne kadar süre ile çalıştığı açıklanmalı, işverenin bordrosunda kayıtlı kişilerin, gerektiğinde komşu işyeri çalışanlarının bilgilerine de başvurularak gerçek çalışma olgusu, somut ve inandırıcı bilgilere dayalı biçimde kanıtlanmalıdır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 16.06.1999 gün 1999/21-510 E, 527 K: ve 05.02.2003 gün, 2003/21-35 E, 64 K. sayılı kararları da aynı doğrultudadır.
Yukarıda belirtildiği şekilde deliller toplanıp değerlendirilmeksizin,eksik inceleme sonucu verilen karar usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 19/03/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.