YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/13800
KARAR NO : 2010/4227
KARAR TARİHİ : 30.03.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla)
Taraflar arasındaki Hakem Kurulu kararına itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, ADSL abonesi olan davalının internet hizmetinden yararlanabilmek için aynı zamanda sabit telefon aboneside olduğunu, ancak davalının ADSL hattının açık kalması kaydıyla telefon hattının kapatılması için Tüketici Hakem Heyetine müracaat ettiğini ve hakem heyeti tarafından verilen 09.06.2008 tarihli kararla bu talebi kabul ettiğini, toptan düzeyde ADSL hizmeti verdiklerini sözleşmenin tarafı olmadıklarını, ADSL hizmetinden faydalanmak için sabit hat kullanımının zorunlu olduğunu ileri sürerek … Tüketici sorunları Hakem Heyetinin 09.06.2008 tarihli kararının iptalini istemiştir.
Davalı, hakem heyeti kararının yerinde olduğunu,davalı kurumun iştiraki olan servis sağlayıcısından ADSL hizmeti aldığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, davalının başvurusu üzerine Tüketici Sorunları Hakem Heyetince davalının telefon aboneliğinin iptal edilerek, ADSL aboneliğinin devamına karar vermesi üzerine, bu kararın iptali talebiyle açılmış olup, davalının yaptığı başvuru ile yarattığı çekişmenin giderilmesine yöneliktir. 4822 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 22/5 maddesi (2008 yılında değeri 827,05 YTL altında bulunan uyuşmazlıklarda Tüketici Sorunları Hakem Heyetlerine başvuru zorunludur. Bu uyuşmazlıklarda heyetin verecekleri kararlar tarafları bağlar. Taraflar bu kararlara karşı 15 gün içinde Tüketici Mahkemesine itiraz edebilirler. Tüketici Sorunları Hakem Heyeti kararına karşı yapılan itiraz üzerine Tüketici Mahkemesinin vereceği karar kesindir. Değeri 827,05 YTL ve üstündeki uyuşmazlıklarda Tüketici Sorunları Hakem Heyetlerinin verecekleri kararlar Tüketici Mahkemelerinde delil olarak ileri sürülebilir) hükmünü getirmiştir.
Yukarıda açıklandığı üzere taraflar arasında konuşmadığı telefon hattının telefon görüşmelerine kapatılarak sadece internet aboneliğinin açık bulundurulması konularında muaraza çıkmış olup bu uyuşmazlık gelecek yıllara da sari olduğundan Tüketici Sorunları Hakem Heyetine başvuru zorunlu değilse de bu konuda Tüketici Sorunları Hakem Heyetine başvuruyu engelleyen bir hüküm olmadığı gibi başvuru halinde verilen kararın Tüketici Mahkemelerinde delil olarak kabul edileceği yasa hükmüdür. Somut olayda da Tüketici sorunları hakem heyetinin verdiği kararın ancak tüketici mahkemelerinde delil olarak kullanılabileceği anlaşılmaktadır. Davacı açtığı bu dava ile delil niteliğindeki hakem heyeti kararının iptalini istemektedir. Asıl dava açılmadan delil niteliğindeki hakem heyeti kararının iptalini istemekte hukuki yarar bulunmadığı izahtan varestedir. Hukuki yarar dava şartı olup mahkemece yargılamanın her aşamasında re’sen gözetilmelidir. Açıklanan bu durumda mahkemece davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken aksine düşüncelerle ve yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 30.3.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.