YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/9932
KARAR NO : 2012/3982
KARAR TARİHİ : 19.03.2012
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, iş kazası sonucu malüliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalılar … Yapı Malzemeleri San.ve Tic. A.Ş, ve … İnşaat Taah. Oto. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekilleri tarafından temyiz edilmesi ve … Yapı Malzemeleri San.ve Tic. A.Ş, ve … İnşaat Taah. Oto. San. ve Tic. Ltd. Şti. duruşma talep edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan ve temyiz konusu hükme ilişkin dava, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 435/2. maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hallerden hiçbirine uymadığından Yargıtay incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici nedenlere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, iş kazasına uğrayan davacının maddi ve manevi zararlarının, tedavi, refakat ve bakım giderlerinin, yol harcamalarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkeme, 100,00-TL tedavi gideri alacağı, 300,00-TL tedavi ve istirahat süresince çalışmadığından uğradığı ücret kaybı, 40.000,00-TL manevi tazminat olmak üzere toplam 40.400,00-TL’nin olay tarihi olan 18.09.2006 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılar (… Yapı Malzemeleri San. Ve Tic. A.Ş. ve … İnşaat Taah. Oto. Son. Ve Tic. Ltd. Şti.)’den müştereken ve müteselsilen tahsiline, Tedavi ve istirahat süresince karşılanmayan ücret alacağı yönünden fazlaya ilişkin talep hakkının saklı tutulmasına, sürekli iş göremezlikten doğan zararı SGK’ca karşılandığından, refakat ve bakım giderinden herhangi bir alacağı olmadığından bu isteklerinin reddine, Operatör belgesi olmadan forklift kullandırılan davalı …’ün olayın meydana gelmesinde herhangi bir sorumluluğu olmadığından bunun yönünden davanın husumetten reddine karar vermiştir.
Davacının iş kazası sonucu %70 oranında sürekli iş göremezliğe uğradığı olayda davalı işverenlerin %75, davacı işcinin %25 oranında kusurlu olduğu dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.
Gerçekten dava tarihinde yürürlükte olan 506 sayılı Sosyal Sigortalar Yasasının 15. maddesinde işvereni: iş kazası geçiren sigortalıya karşı işe Kurumca el konuluncaya kadar sağlık yardımlarını yapma ve vizite kağıdı düzenleme dışında bir yükümlülüğü hükme bağlamamıştır. Aksine sözü edilen Yasa’nın 14/3. maddesi iş kazasının oluşumundan itibaren her türlü sağlık yardımları ile Kurumun sorumlu olduğunu kabul etmiştir. (5510 sayılı Yasanın 63. maddesi…) sözü edilen Yasa’nın iş kazası ve meslek hastalığı sigorta kolunun
getiriliş amacı ve nedeni: sigortalıların belirtilen türde bir zararla karşılaşmaları halinde onları doğrudan koruma altına alma ve kendilerine sağlık yardımı yapacak kuruluşu belirtilmektir. Bu halde , bir iş kazası nedeniyle sigortalının başvuracağı mercii kendisini bu yönden güvenceye alan, Kurum ve onların sağlık kuruluşlarıdır. İşveren, bu tür zararlandırıcı olayların meydana gelmesi durumlarında, artık sigortalısına karşı muhatap olmaktan çıkar, Kurum doğrudan devreye girer. Esasen işveren de belirtilen sigorta kolu nedeniyle Yasanın belirlediği orandan prim ödemek ve ayrıca koşulları varsa, kurumun yaptığı harcamaları kuruma geri vermekle sorumlu tutulmuştur. Bu nedenle, gerek sigortalı gerekse işveren iş kazası ve meslek hastalığı sigorta kolundan birbirlerine karşı değil, doğrudan Kuruma karşı sorumludurlar. Bu nedenlerle, davalı işverenlerin tedavi (sağlık) giderlerinden sorumlu tutulması isabetsiz olmuştur.
Zararlandırıcı sigorta olayına maruz kalan sigortalının, maddi zararının hesabında, gerçek ücretin esas alınması koşuldur. Gerçek ücretin ise işçinin imzasının bulunduğu ücret tediye bordrolarından saptanacağı, işçinin imzasının bulunmadığı işyeri ve sigorta kayıtlarının nazara alınamayacağı, işçinin imzasının bulunduğu ücret tediye bordrolarının bulunmaması durumunda işçinin yaşı, kıdemi, mesleki durumu dikkate alınarak, emsal işi yapan işçilerin aldığı ücret gözönünde tutularak belirlenmesi gerektiği, Dairemizin giderek Yargıtay’ın yerleşmiş görüşlerindendir.
Hal böyle olunca hesap raporunun hükme dayanak alınacak nitelikte olduğundan söz edilemez.Yapılacak iş; davacının yaptığı iş, yaşı, kıdemi belirtilmek suretiyle ilgili meslek odasından olay tarihinden günümüze kadar emsal işçinin alabileceği günlük net ücreti her yıl için ayrı ayrı sormak ve hüküm tarihine en yakın tarihte belli olan veriler nazara alınarak yukarda açıklanan esaslara göre bilirkişiye zarar hesabı yaptırılarak ilk kararı davacının temyiz etmemesi nedeniyle davalı yararına doğan usuli kazanılmış hak ilkeside gözetilerek ilk kararda hüküm altına alınan miktarı geçmemek üzere çıkacak sonuca göre karar vermektir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 19.03.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi