Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2011/4090 E. 2011/7159 K. 09.12.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/4090
KARAR NO : 2011/7159
KARAR TARİHİ : 09.12.2011

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili; iş sözleşmesinin feshini geçerli sebebe dayanmadığını ileri sürerek feshin geçersizliğin tespiti ile işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili; davacının davranışlarının banka iş sözleşmesi hükümlerine aykırı olduğunu, davacının bankanın da işlem yapabileceği bir hususta müşterileri farklı bir finans kuruluşuna yönlendirdiğini buna rağmen davacının iş akdi fesihnin tazminatlı olarak gerçekleştirildiğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece; feshin geçerli nedenle yapıldığı ve son çare olarak uygulandığı hususlarının davalı tarafça hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak şekilde usulüne uygun olarak kanıtlanamadığından davanın kabulüne, feshin geçersizliğine karar verilmiştir.
Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında iş sözleşmesinin feshinin geçerli nedene dayanıp dayanmadığı uyuşmazlık konusu olup, normatif dayanak 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18 ve devamı maddeleridir.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 18.maddesine göre otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır.
İşletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan sebepler; sürüm ve satış olanaklarının azalması, talep ve sipariş azalması, enerji sıkıntısı, ülkede yaşanan ekonomik kriz, piyasada genel durgunluk, dış pazar kaybı, ham madde sıkıntısı gibi işin sürdürülmesini olanaksız hale getiren işyeri dışından kaynaklanan sebeplerle yeni çalışma yöntemlerinin uygulanması, işyerinin daraltılması, yeni teknolojinin uygulanması, işyerinin bazı bölümlerinin kapatılması ve bazı iş türlerinin kaldırılması gibi işyeri içi sebeplerdir.
İşletmenin, işyerinin ve işin gereklerinden kaynaklanan sebeplerle sözleşmeyi feshetmek isteyen işverenin fesihten önce fazla çalışmaları kaldırmak, işçinin rızası ile çalışma süresini kısaltmak ve bunun için mümkün olduğu ölçüde esnek çalışma şekillerini
geliştirmek, işi zamana yaymak, işçileri başka işlerde çalıştırmak, işçiyi yeniden eğiterek sorunu aşmak gibi varsa fesihten kaçınma olanaklarını kullanması, kısaca feshe son çare olarak bakması gerekir.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 20.maddesinin ikinci fıkrasına göre feshin geçerli nedene dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. İşçi, feshin başka bir sebebe dayandığını iddia ettiği takdirde, bu iddiasını ispatla yükümlüdür.
Somut olayda; davacı işçinin şube müdürü olarak çalıştığı, bir kısım müşterilerin döviz alım-satım işlemlerini banka imkanları ile gerçekleştirmek yerine geçmişte görev yaptığı bankadan tanıdığı ve görece daha avantajlı kur imkanı sunan bir döviz firmasına yönlendirdiğinin tespit edildiği, aynı şekilde daha önceden tanıdığı yabancı uyruklu üç kişi ve yurtdışında faaliyet gösteren iki şirket adına mevzuatta öngörülen koşullar yerine getirilmeden mevduat hesaplarının açıldığının görüldüğü, bu nedenlerle 4857 sayılı iş kanunun 17 ve 18. maddeleri gereğince iş sözleşmesinin fesh edildiği, anlaşılmaktadır. Davacının bankacılık mevzuatına aykırı olarak usulsuz işlemler yaptığı dosya içeriği ile sabittir. Davalı işverence iş sözleşmesi geçerli nedenle feshedilmiştir.İşe iade isteğinin reddi gerekirken, yazılı şekilde kabulü hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda belirtilen nedenlerle;
1-)Yerel mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-)Davanın REDDİNE,
3-)Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4-)Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı ( 30.00) TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.200.00.-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-)Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, kesin olarak 09.12.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.