Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2009/13821 E. 2010/4200 K. 30.03.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/13821
KARAR NO : 2010/4200
KARAR TARİHİ : 30.03.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı yetki nedeniyle davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR
Davacı … komisyoncusu olup, davalıya ait taşınmazın dava dışı…’e satılması için 28.3.2007 tarihli alım satım ve komisyon sözleşmesi imzaladıklarını, ancak tapudan satışın yapılamadığını, dava dışı alıcının kaparo ve masraflar için davalıya … olduğu 53.000 TL’yi davalının iade ettiğini, ödenmeyen bakiye 13.000 TL’yi ise, başlatılan takip üzerine kendisinin ödemek zorunda kaldığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, 8.667 TL’nin faizi ile birlikte ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davada yetkili ve görevli mahkemenin, ikametgahının bulunduğu Beyoğlu Sulh Hukuk mahkemesi olduğunu savunarak, davanın öncelikle gerek görevsizlik geerkse yetkisizlik nedeniyle reddini dilemiştir.
Mahkemece, davada yetkili mahkemenin, davalının ikametgahının bulunduğu Beyoğlu Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu kabul edilerek yetkisizlik kararı verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
HUMK.nun 9. maddesi gereğince bir davada genel yetkili mahkeme, davalının ikametgahının bulunduğu yer mahkemesidir. Aynı kanunun 10. maddesinde sözleşmeden doğan davalar için, sözleşmenin ifa edildiği veya davalı ya da vekilinin dava tarihinde orada bulunması kaydıyla, sözleşmenin yapıldığı yer mahkemesinin de yetkili olduğu belirtilmiştir ki, bu da özel yetkiye ilişkin bir düzenlemedir. Davacı, davasını özel veya genel yetkili mahkemelerden herhangi birinde açabilir. Dava, 2009/13821-2010/4200
Komisyon sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup, Borçlar Kanununun 73. maddesine göre sözleşmeden doğan para borcu, sözleşmede aksi kararlaştırılmamışsa, alacaklının ödeme zamanındaki ikametgahında ödeneceğinden alacaklı, bu para borcunun ödenmesi için yetkili olan kendi ikametgahında da dava açabilir. Kaldı ki 28.3.2007 tarihli sözleşmenin 7. maddesinde bulunan “Bu anlaşmanın uygulanmasından doğacak her türlü uyuşmazlığın giderilmesinde … Mahkemeleri ve icra daireleri yetkilidir.” Şeklindeki yetki sözleşmesi ile de taraflar yetkili mahkemenin … Mahkemeleri olacağını kararlaştırmışlardır. O halde dava konusu olayda davacı alacaklı, sözleşmeden doğan alacağının ödetilmesi için kendi ikametgahı mahkemesinde dava açmış olup, gerek bu nedenle, gerekse yetki şartı gereğince mahkemenin davaya bakmakla yetkili olması nedeniyle, yetki itirazının reddiyle işin esasının incelenmesi gerekirken yazılı şekilde yetkisizlik kararı verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 30.3.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.