YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/9624
KARAR NO : 2010/11509
KARAR TARİHİ : 28.10.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 23.12.2005 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve yayla olarak sınırlandırılması istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 09.07.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
_K A R A R_
Davacı, çekişme konusu 299 ada 35 parsel sayılı taşınmazın evveliyatının yayla olduğunu, zilyetlik ile kazanılmasının söz konusu edilemeyeceğini ileri sürerek, tapu kaydının iptali ve özel siciline işlenmesi istemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, hükmü davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, çekişme konusu taşınmazların evveliyatının yayla olduğu iddiasına dayalı tapu iptali ve yayla olarak sınırlandırılması istemine ilişkindir.
Bir davada, mahkemenin veya tarafların yapmış olduğu bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine (diğeri aleyhine) doğmuş ve kendisine uyulması zorunlu olan hakka, usule ilişkin kazanılmış hak (usuli müktesep hak) denir.(Prof. Dr.Baki Kuru-Hukuk Muhakemeleri Usulü-4.cilt)
Taşınmazın yayla olduğu gerekçesi ile tapu kaydının iptaliyle yayla olarak sınırlandırılmasına ilişkin 10.05.2006 tarihli kararın davalı paydaş …’in temyizi üzerine, Dairemizin 15.06.2007 günlü ve 2007/7139-7482 sayılı kararı ile taşınmazın davacının taraf olduğu karar ile hükmen tescil edildiği, bu kararın davacıyı bağlayacağından davanın reddi gerektiği gerekçesi ile bozulmasına karar verilmiştir. Bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucu, davanın reddine karar verilmiştir.
Tapu kaydından, çekişme konusu 35 parsel sayılı taşınmazın 1/6 payının …, 1/6 payının … ile 4/6 payının … adına kayıtlı ve paylı mülkiyet rejimine tabi olduğu anlaşılmaktadır. Taşınmazda üç ayrı paydaş olup, bunlardan 4/6 pay maliki ve ilk hükmü de temyiz eden … bakımından davanın reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamaktadır. Ancak, taşınmazın tapu kaydının iptali ile yayla olarak sınırlandırılmasına ilişkin hükmü temyiz etmeyen paydaş davalılar … ve … yönünden anılan bu hüküm kesinleşmiştir. Başka bir deyişle, davalılar hükmü temyiz etmeyerek davacı lehine usuli kazanılmış hak oluşturmuşlardır. Bu nedenle, davalılar … ve … yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, davanın tüm paydaşlar yönünden reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 28.10.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi.