YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/9502
KARAR NO : 2010/11598
KARAR TARİHİ : 28.10.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 24.02.2006 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve yayla olarak sınırlandırılması istenmesi üzerine bozmaya uyularak yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 18.03.2009 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, Hazine tarafından çekişmeli taşınmazın yayla yeri olduğu iddiasıyla açılmıştır.
Mahkemece, bozma kararına uyularak davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya içeriğine göre davacının aşağıdaki bent dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Taşınmazın yayla olduğu gerekçesi ile tapu kaydının iptaliyle yayla olarak sınırlandırılmasına ilişkin mahkemenin 28.06.2006 tarihli kararın davalı paydaşlar …’ın temyizi üzerine Dairemizin 15.11.2007 gün 2007/13938 – 14199 sayılı kararı ile dava konusu taşınmazın Kadim Şıhlı Köyünün sınırları içinde kalıp kalmadığı konusunda araştırma yapılması gerekçesi ile bozulmasına karar verilmiştir. Bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucu davanın reddine karar verilmiştir.
Tapu kaydında dava konusu 423 ada 5 parsel sayılı taşınmazın 1/2 payı …, 1/2 pay … adına kayıtlıdır. Davanın kabulüne yönelik ilk hükmü davalılardan sadece 1/2 pay sahibi … tarafından temyiz edilmiştir. Bozmadan yararlanacak taraf adı geçen bu davalı olup, diğer davalı 1/2 pay sahibi …’in ilk kararı temyiz etmemesi nedeniyle bu davalı bakımından sahip olduğu 1/2 pay yönünden ilk karar kesinleşmiştir. Hazine yararına usuli kazanılmış hak oluşturduğundan mahkemece bozmadan sonra oluşturulan ikinci hükümde usuli kazanılmış haktan söz edilerek davanın kabulüne karar vermek gerekirken, bozmayı ona da sirayet ettirir şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1).bentte açıklanan nedenlerle davacı Hazinenin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2).bentte açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, 28.10.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi.