Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2010/9409 E. 2010/11497 K. 28.10.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/9409
KARAR NO : 2010/11497
KARAR TARİHİ : 28.10.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı temsilcisi tarafından, davalılar aleyhine 18.01.2006 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve yayla olarak sınırlandırma istenmesi üzerine bozmaya uyularak yapılan duruşma sonunda; davalı … yönünden yasa gereği vazgeçmiş sayılmasına, diğer davalılar yönünden taşınmazın yayla olarak sınırlandırılmasına dair verilen 18.11.2009 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalılar … ile … tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, çekişme konusu 323 ada 22 parsel sayılı taşınmazın evveliyatının yayla olduğu, zilyetlik ile kazanılmasının söz konusu edilemeyeceğini ileri sürerek, tapu kaydının iptali ve özel siciline işlenmesini istemiştir.
Mahkemece, davalı … yönünden davadan kanun gereği vazgeçmiş sayılmasına, diğer davalılar yönünden önceki hükmü temyiz etmediklerinden kararın kesinleşmesinden paylarının iptali ile yayla olarak sınırlandırılmasına karar verilmiştir.
Hükmü davacı vekili ve davalılar … ve … temyiz etmiştir.
1-Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya içeriğine göre davacının tüm; davalıların aşağıdaki bent dışındaki diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Dava, çekişme konusu taşınmazların evveliyatının yayla olduğu iddiasına dayalı tapu iptali ve yayla olarak sınırlandırılması istemine ilişkindir.
Taşınmazın yayla olduğu gerekçesi ile tapu kaydının iptaliyle yayla olarak sınırlandırılmasına ilişkin mahkemenin 13.06.2006 tarihli kararının davalı paydaş …’ın temyizi üzerine, Dairemizin 13.02.2009 gün ve 2009/891-1835 sayılı kararı ile 5685 sayılı yasanın 4342 sayılı yasanın geçici 3. maddesinde yapılan değişikliğin uygulanıp uygulanmayacağının araştırılması gerekçesi ile bozulmasına karar verilmiştir. Bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucu, davalı … yönünden davadan kanun gereği vazgeçmiş sayılmasına, diğer davalılar yönünden önceki hükmü temyiz etmediklerinden kararın kesinleşmesinden paylarının iptali ile yayla olarak sınırlandırılmasına karar verilmiştir.
Tapu kaydından, çekişme konusu 22 parsel sayılı taşınmazın 20/32 payının …, 3/32 payının … ve 9/32 payının … adına kayıtlı olduğu anlaşılmaktadır. Taşınmazda üç ayrı paydaş olup, bunlardan 20/32 pay maliki ve ilk hükmü de temyiz eden … bakımından koşulları yerine getirilmek suretiyle özel mülkiyete konu teşkil eder niteliği ile, payın adına tesciline karar verildiğine göre, aynı taşınmazın diğer paydaşlar bakımından taşınmaz niteliğini yayla olarak kabul etmek artık olanaklı değildir. Bu nedenle, hükmü temyiz etmeyerek Hazine lehine usulü müktesep hak oluşturan 12/32 pay için Hazine adına mülkiyet siciline kaydedilmek gerekecektir. Taşınmazın 12/32 payının yayla olarak kabulü ile özel sicile yazılması biçimindeki karar doğru görülmemiş, bu nedenle bozulması gerekmiş ise de, bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, HUMK’nun 438/VII maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1.) bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm, davalıların diğer temyiz itirazlarının reddine; (2.) bentte açıklanan nedenlerle davalıların temyiz itirazlarının kabulü ile, hüküm fıkrasının ikinci bendinin yedinci satırında yer alan “özel siciline yazılmasına dair önceki kararın aynen geçerliliğine” sözcüklerinin hüküm fıkrasından çıkartılmasına, yerine “Hazine adına tesciline” sözcüklerinin yazılmasına, hükmün DÜZELTİLMİŞ BU ŞEKLİYLE ONANMASINA, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde davalılara iadesine, 28.10.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi.