Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2012/28015 E. 2013/24777 K. 15.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/28015
KARAR NO : 2013/24777
KARAR TARİHİ : 15.11.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

DAVA : Davacı, fazla mesai alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi …..tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili,müvekkilinin 03.02.2003-31.01.2010 tarihleri arasında davalı işyerinde çalıştığını, 09:00-20:30/21:00 saatleri arasında çalıştığını, ayda en az iki Cumartesi çalıştığını, fazla mesai ücretlerinin ödenmediğini belirterek fazla mesai alacağının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili,hizmet sözleşmesine göre fazla mesainin ücrete dahil olduğunu,fazla mesai alacağının bulunmadığını, davacının istifa ederek işyerinden ayrıldığını ve şirketi ibra ettiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında, davacının fazla çalışma ücreti alacağına hak kazanıp kazanmadığını noktasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bununla birlikte, işyerinde çalışma düzenini bilmeyen ve bilmesi mümkün olmayan tanıkların anlatımlarına değer verilemez. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada gözönüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de, anılan çalışmaların olup olmadığı araştırılmalıdır.
Somut olayda, mahkemece tanık beyanlarına itibarla, davacı işçinin tüm çalışma
süresi boyunca haftalık ortalama 9,25 saat fazla çalışma yaptığı kabul edilerek, fazla çalışma ücreti alacağı hüküm altına alınmıştır. Ne var ki, işyerinin mesai düzeni bakımından bir araştırma ve değerlendirme yapılmamıştır. Anılan nedenle, uyuşmazlığın çözümünde uzman bilirkişiye işyerinde inceleme yetkisi verilerek bilgisayar kayıtları ve diğer belgelere göre işyerindeki çalışma saatleri ve Cumartesi günleri çalışma olup olmadığı belirlendikten sonra tüm dosya kapsamı yeniden değerlendirmeye tabi tutularak, fazla çalışma ücreti alacağı bakımından bir sonuca gidilmelidir. Yazılı şekilde eksik araştırma ve incelemeyle karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 15.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.