Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2013/5467 E. 2013/12360 K. 17.09.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/5467
KARAR NO : 2013/12360
KARAR TARİHİ : 17.09.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalılar … ve … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-KARAR-
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalıların sürücüsü, maliki ve zorunlu mali mesuliyet sigortacısı oldukları aracın müvekkiline çarpması sonucu müvekkilinin yaralanarak daimi maluliyete uğradığını ileri sürerek fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmak suretiyle 50 TL tedavi gideri, 500 TL geçici iş göremezlik zararı ve 1.000 TL daimi iş göremezlik zararının tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, 15.000 TL manevi tazminatın davalı …’den tahsiline, tazminatlara olay tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesine karar verilmesini talep etmiş, 06.10.2011 tarihli celsede daimi iş göremezlik zararı taleplerinden feragat ettiklerini bildirmiştir.
Davalı … vekili cevap dilekçesinde, müvekkilinin sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve poliçe limitleri dahilinde sorumlu olduğunu ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Davalılar … ve … vekili cevap dilekçesinde, kazanın oluşumunda tüm kusurun davacıda olduğunu ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
2013/5467
2013/12360
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan delillere göre; davanın kısmen kabulü ile 500 TL geçici iş göremezlik zararının tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davalı … yönünden dava tarihinden, diğer davalılar yönündense kaza tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, 3.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar … ve …’den müştereken ve müteselsilen tahsiline, tedavi giderleri SGK’den istenebileceğinden bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş; hüküm, davalılar … ve … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Kesinleşen ceza dosyasında hükme esas alınan 08.06.2011 tarihli bilirkişi raporu ile mahkemece aldırılan ve hükme esas alınan 29.03.2011 tarihli bilirkişi raporunda, olayın oluş şekli, yani maddi vakıa aynı şekilde kabul edilmekle beraber, taraflara verilen kusur oranları arasında ciddi farklılık ve çelişki bulunmaktadır.
Bu durumda mahkemece, İstanbul Teknik Üniversitesi Karayolları Kürsüsü veya Karayolları Genel Müdürlüğü Trafik Fen Heyeti gibi kurumlardan seçilecek kusur uzmanı bilirkişi kurulundan kusur dağılımına ilişkin, gerekçeli, ayrıntılı, çelişkiyi giderici ve denetime imkan verecek nitelikte rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, kusura ilişkin alınan raporlar arasındaki çelişki giderilmeden, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
2-Mahkemece hükme esas alınan tazminat hesabına ilişkin 21.10.2011 tarihli bilirkişi raporu, Av. … tarafından hazırlanmış olup, davacının iyileşme süresi bu raporda belirlenmiş, ayrıca davacının emniyet araştırmasında bildirilen aylık geliri hesaplamaya baz alınmıştır.
Oysaki; davacının iyileşme süresinin belirlenmesi bilirkişinin uzmanlık alanlarından olmadığı gibi, yalnızca emniyet araştırmasında bildirilen ve davalı tarafça itiraz edilen gelir miktarının hesaplamaya baz alınması mümkün değildir. Mahkemece, öncelikle tıp alanında uzman bir bilirkişiden davacının yaralanmasına bağlı iyileşme süresinin
2013/5467
2013/12360
belirlenmesinin istenmesi, ayrıca davacının gelirine ilişkin maaş bordrosu, vergi kayıtları, sosyal güvenlik kurumu kayıtları, tanık beyanları gibi başkaca delillerin toplanması, akabinde yine konusunda uzman bir bilirkişiden davacının geçici ve sürekli iş göremezlik zararının ne kadar olduğu hususunda rapor aldırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik inceleme ve araştırma sonucu hüküm verilmiş olması doğru görülmemiştir.
3-Bozma kapsam ve nedenine göre davalılar … ve … vekilinin hükmedilen manevi tazminata ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) ve (2) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalılar … ve … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalılar … ve …’ye geri verilmesine 17.9.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.