YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/2589
KARAR NO : 2010/6689
KARAR TARİHİ : 22.11.2010
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA : KADASTRO
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Yargıtay bozma ilamında özetle “Sair temyiz itirazlarının reddine; ancak, 3402 sayılı Yasa’nın 14.maddesi gereğince bir kimsenin aynı çalışma alanında sulu toprakta 40, kuru toprakta 100 dönüm taşınmaz edinebileceği, davacı adına belgesizden 99.436.70 metrekare taşınmaz tespit edilip kesinleştiğine göre, çekişmeli taşınmazın ancak 563.30 metrekarelik bölümünün belgesiz zilyetlikten davacı adına tesçili mümkün olduğundan çekişmeli taşınmazın 563.30 metrekarelik bölümünün ifrazen davacı adına, geri kalan bölümünün tespit gibi Hazine adına tesciline karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulü ile çekişme konusu 109 ada 31 sayılı parselin 563.30 metrekarelik bölümünün davacı … adına, geri kalan bölümünün davalı Hazine adına tesçiline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak taşınmazın 563.30 metrekarelik bölümünün davacı, kalan bölümünün de Hazine adına tesçiline karar verilmiş ise de; kadastro hakimi infazı kabil sicil oluşturmak zorundadır. Mahkemece taşınmazın ne şekilde ifraz edileceğine dair ayrı ayrı bölümlerini gösterir şekilde teknik bilirkişiden rapor ve kroki alınmadığından hükmün infaz kabiliyeti bulunmamaktadır. Hal böyle olunca davacı da duruşmaya çağrılarak 563.30 metrekarelik bölümün nereden verilmesini istediği sorularak seçimlik hakkı kullandırılmalı, bundan sonra taşınmazın 563.30 metrekarelik ve kalan 11114.45 metrekarelik bölümünü gösterir şekilde teknik bilirkişiden krokili rapor alınarak bu rapor ve krokiye göre tescil kararı verilmelidir. Mahkemece teknik bilirkişiden ifraz haritası alınmadan infazı kabil olmayacak şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, davalı Hazinenin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 22.11.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.