YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/413
KARAR NO : 2010/4702
KARAR TARİHİ : 02.07.2010
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 221 ada 9 parsel sayılı 681,12 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davacı … adına tespit edilmiştir. Davacı, taşınmazın yüzölçümünün eksik yazıldığı iddiası ile Kadastro Müdürlüğünü hasım göstererek dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davanın görev yönünden reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 26. Maddesine göre Kadastro Mahkemesinin görevinin taşınmaz hakkında kadastro tutanağının düzenlendiği günde başladığı, çekişmeli taşınmazın ise kadastro tespit çalışması sırasında tescil harici bırakıldığı, bu nedenle Kadastro Mahkemesinin davaya bakamayacağı belirtilerek, dava dilekçesinin görev nedeniyle reddine karar verilmiştir. Davacı, 1200 metrekare olarak satın aldığı taşınmazın 221 ada 9 parsel numarası altında 681,12 metrekare yüzölçümüyle tescil edildiğini belirterek taşınmazının 1200 metrekare olarak adına tescili istemi ile dava açmış, duruşmada dava dilekçesini tekrarlamıştır. Mahkemece, davacının iddiası açıklattırılmamış ve davaya konu yerin neresi olduğu, tutanağı düzenlenen yer olup olmadığı keşfen belirlenmemiş olduğu halde, keşif yapıldığı ve teknik bilirkişi raporu alındığından söz edilerek görevsizlik kararı verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, davacı vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA 02.07.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.