Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2010/2055 E. 2010/4851 K. 09.07.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/2055
KARAR NO : 2010/4851
KARAR TARİHİ : 09.07.2010

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ

Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Yargıtay bozma ilamında özetle; “Çekişmeli 314 ve 315 sayılı parsellerin tarafların ortak miras bırakanı … …’dan kaldığının mahkemece toplanan ve doğru olarak değerlendirilen delillerle saptandığı ancak taraflar arasındaki uyuşmazlığın ortak kök miras bırakanın terekesinin paylaşılıp paylaşılmadığına ilişkin olduğu ve davacılar harici paylaşıma dayandıklarına göre paylaşımın varlığını ve paylaşım sonucu diğer mirasçılara ve özellikle … kızı …’ye ne verildiğini kanıtlamakla yükümlü olduklarından davacılara paylaşımı kanıtlamak üzere olanak tanınması, uzun süreli kullanım durumunun paylaşımın karinesi olup olmayacağının da düşünülerek sonucuna göre karar verilmesi, taraflar arasındaki 317 sayılı parsele ilişkin uyuşmazlığın aynı zamanda ortak sınıra ilişkin olduğu, çekişmeli 315 sayılı parsel ile 317 sayılı parsel arasındaki ortak sınırın ince yol olduğu ileri sürüldüğüne göre yerel bilirkişilerle, taraflarca bildirilecek tanıklardan ortak sınıra ilişkin bilgi alınması ve bu hususun kararda tartışılması, yine 3143 parselin kadastronun 312 tarih 44 nolu tasdiksiz yoklama kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle … … adına yapıldığı, tasdiksiz yoklama kaydı zilyetlik belgesi olup, zilyetlikle birleşmedikçe değer ve anlam taşımayacağından, yoklama kaydının usulen uygulanması, taşınmazın öncesinin ne olduğu, kime ait bulunduğu, kimden kime kaldığı, taşınmazın ne olarak kullanıldığı, taşınmaz üzerindeki zilyetliğin başlangıç tarihi ve sürdürülüş biçimi hakkında yerel bilirkişiler ile tanıklardan olaylara dayalı bilgi alınması, ziraatçi teknik bilirkişiden rapor alınarak bilirkişi ve tanık beyanlarının denetlenmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davacılar … …, … … ve … mirasçılarının davalarının reddine, davacı-davalı … … mirasçıları ile müdahiller …, … … ve arkadaşlarının çekişmeli 3143 parsele ilişkin davaları hakkında yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, müdahil Hazinenin 3143 parsel sayılı taşınmaz hakkındaki davasının kısmen kabulü ile 11.09.2003 tarihli krokide (A) harfi ile gösterilen 22054 metrekare yüzölçümündeki bölümünün Hazine adına tesciline, kalan bölümün tespit gibi … … mirasçıları adlarına tesciline, 317 parsel sayılı taşınmazın … … mirasçıları adlarına tesciline, 314 ve 315 parsel sayılı taşınmazların tespit gibi tespit malikleri ve ölü olan tespit maliklerinin mirasçıları adlarına tesciline, 315 parsel üzerine bulunan evlerin … … ve …’e ait olduğunun beyanlar hanesinde gösterilmesine karar verilmiş, hüküm davacı … … mirasçıları vekili, davacı … ve … … mirasçıları vekili ve müdahil Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya içeriğine, mahkemece hükmüne uyulan bozma kararında açıklandığı gibi işlem yapılıp sonucuna göre hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacılar … … ve … … mirasçıları vekilinin 317 parsel sayılı taşınmaza yönelik yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddi ile bu parselle ilgili hükmün ONANMASINA,
2- Müdahil Hazinenin 314 ve 315 parsel sayılı taşınmazlara yönelik temyizine gelince; çekişmeli taşınmazlar hakkında mahkemenin 06.02.1986 tarih ve 1965/893-63 sayılı ilamı ile verdiği hükme karşı yönelttiği temyiz itirazları Dairemizin 18.11.1996 tarih ve 1996/5429-5324 sayılı ilamı ile reddedilmiş olmakla, anılan parseller yönünden Hazinenin yeniden temyiz isteminin REDDİNE,
3- Davacılar … … ve … … mirasçıları vekilinin 314 ve 315 parsel sayılı taşınmazlara yönelik temyizlerine gelince; mahkemece çekişmeli taşınmazların tarafların ortak miras bırakanı … … mirasçılarına ait tapu kaydının kapsamında kaldığı ve davacı tarafça paylaşımın varlığının kanıtlanamadığı kabul edilmek suretiyle karar verilmiş ise de; yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli bulunmamaktadır. Davacı … … ve … … mirasçıları harici paylaşıma dayanmışlar, davalılar ise davanın reddini savunmuşlardır. Mahkemece, mirasçılardan …’ye verildiği söylenen kavaklı tarlanın tespitinin Kel Hüseyin mirasçıları adlarına yapılmış olduğu, Kel Hüseyin’e …’nin satışı ile geçtiğinin kanıtlanamadığı gerekçe gösterilerek paylaşma yapılmadığı sonucuna varılmıştır. Ancak, bu tarlanın tespitinin Kel Hüseyin mirasçıları adlarına yapılmış olması tek başına paylaşma yapılmadığının kanıtı olamaz. Doğru sonuca ulaşılabilmesi için … …’ın ölüm gününde terekesine dahil olan tüm taşınmaz mallara ait kadastro tutanaklarının örnekleri dosya içine getirtilerek mahallinde yeniden keşif yapılmalıdır. Keşfe katılacak yerel bilirkişiler ve tarafların tanıklarından, … … terekesine dahil olan taşınmazların hangileri olduğu, akibetlerinin ne olduğu, kimlerin adına tespit edildikleri, … … mirasçıları arasında usulen yapılmış bir paylaşmanın olup olmadığı, yapılmış ise kimlerin payına hangi taşınmazların düştüğü, taşınmaz almayan mirasçısı varsa payına karşılık ne aldığı, kavaklı tarlanın paylaşımda …’ye düşüp düşmediği gibi hususlar tek tek sorulup saptanmalı, bilirkişi ve tanık sözleri gerektiğinde komşu parsel tutanak ve dayanakları ile denetlenmeli, Kavaklı tarlanın paylaşım sonucu …’ye bırakılıp bırakılmadığı konusunda tespit bilirkişileri tanık sıfatıyla dinlenilmeli, bundan sonra toplanmış ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davacı … … ve … … mirasçıları vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA,
4- Davacı … … mirasçıları vekili ile Hazine vekilinin 3143 parsel sayılı taşınmaza yönelik temyizlerine gelince; Mahkemece çekişmeli taşınmazın fen bilirkişisi tarafından düzenlenen krokide (A) harfi ile gösterilen 22054,00 metrekare yüzölçümündeki bölümünün yamaç ve çalılık olduğu, geri kalan bölümünün ise tarım arazisi niteliğinde olduğu ve bu bölümde davalı … … yararına zilyetlikle mülk edinme koşullarının oluştuğu, yine … … mirasçılarının çekişmeli parsele yönelik davaları hakkında önceki hükümde red kararı verildiği ve hükmün adı geçenler yönünden kesinleştiği kabul edilmek suretiyle karar verilmiş ise de; yapılan inceleme, araştırma ve uygulama hüküm kurmaya yeterli bulunmamaktadır. Mahkemenin bozma kararından önceki 06.02.1986 tarih ve 1965/893-63 sayılı ilamı davacı … … mirasçıları olan …, … ve … … vekiline tebliğ edilmiş ise de; …ın hükümden önce 15.01.1986 tarihinde ölmüş olması nedeniyle vekilinin vekalet görevi sona erdiği halde mahkeme kararı … … mirasçılarına tebliğ edilmemiş, Dairemizin 18.11.1996 tarih ve 1996/5429-5324 sayılı bozma ilamında da hükmün … … mirasçıları yönünden incelenmediği anlaşılmıştır. Mahkeme kararı … … mirasçılarına yöntemine uygun şekilde tebliğ edilmediğinden … … mirasçıları yönünden hükmün kesinleştiğinden söz edilemez. Davacı … … mirasçıları taşınmazın 12.04.1962 tarih ve 20 ve 22 nolu tapu kayıtları kapsamında kaldığı iddiasına dayanmaktadırlar. Hazine ise taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu iddiası ile davaya katılmıştır. Çekişmeli taşınmaz 312 tarih 44 nolu tasdiksiz yoklama kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı … … adına tespit edilmiştir. Mahkemece davacı dayanağı tapu kayıtları getirtilerek uygulanmadığı gibi çekişmeli taşınmazın batısında 3661 sayılı mera parseli bulunduğu halde mer’adan açma olup, olmadığı yönünde yöntemince mera araştırması da yapılmamıştır. Doğru sonuca ulaşılabilmesi için öncelikle davacının dayandığı tapu kayıtlarının ihdasından itibaren tüm tedavülleri, iktisap sebebi ile birlikte varsa haritaları ve dayanağını oluşturan tüm belgeler ile, kadastro tespiti sırasında revizyon görüp görmedikleri araştırılarak varsa revizyon gördükleri taşınmazların onaylı tutanak örnekleri, komşu parsellere ait onaylı tutanak örnekleri, varsa tesislerinden itibaren tüm tedavülleriyle dayanak kayıtları ve belgeler ile bu taşınmazların tespitleri kesinleşmişse kadastro sonrası oluşan tapu kayıtları dosya içine getirtilerek dosya tamamlandıktan sonra, mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen ve davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler, taraf tanıkları, yine komşu köylerde oturan ve davada yararı bulunmayan, kişiler arasından seçilecek yerel bilirkişiler, tarafların aynı yöntemle belirlenecek tanıkları, tespit bilirkişileri ve üç kişiden oluşacak ziraatçi bilirkişi kurulu katılımı ile yeniden keşif yapılmalıdır. Keşif sırasında davacı … … mirasçılarının dayandığı tapu kayıtları ihdasından itibaren tüm tedavülleriyle birlikte okunup kayıtta yazılı sınırlar yerel bilirkişilere zeminde tek tek göstertilmeli, yerel bilirkişilerce gösterilemeyen sınırların tespiti için tanık dinletme imkanı sağlanmalı, uygulamada komşu parsellerin tespit tutanaklarından yararlanılmalı, bilirkişi ve tanıkların zeminde gösterdiği sınırlar teknik bilirkişiye haritasında işaret ettirilmeli, böylelikle tapu kayıtlarının taşınmazı kapsayıp kapsamadığı belirlenmelidir. Tapu kayıtlarının taşınmaza ait olup olmadığı kesin olarak tespit edilmeli, tapu kayıtları taşınmaza ait değilse nereye ait olduğu belirlenmeli, tapu kaydı kapsamı dışında kalan bölümlerin bulunması halinde ise; komşu köylerden tespit edilen yerel bilirkişi ve taraf tanıklarından çekişmeli taşınmazın öncesinde ne olduğu, kimden kime ne şekilde intikal ettiği, kim tarafından ne zamandan beri ne şekilde kullanıldığı, zaman içinde sınırlarında genişleme olup olmadığı, komşu 3661 sayılı mera parseli ile arada ayırıcı unsur bulunup bulunmadığı, çekişmeli taşınmazın öncesinin mera olup olmadığı veya meradan yer kazanılıp kazanılmadığı, taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olması halinde imar ve ihyaya konu edilip edilmediği, imar ve ihyaya konu edilmiş ise imar ve ihyanın hangi tarihte başlayıp ne zaman bitirildiği, gibi hususlar tek tek sorulup saptanmalı, bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanakları ile denetlenmeli; bilirkişi ve tanık sözleri arasında doğabilecek çelişkilerin usulen giderilmesine çalışılmalı; tespite aykırı sonuçlara ulaşılması halinde tespit bilirkişileri tanık sıfatıyla dinlenilerek beyanlar arasındaki çelişkiler yüzleştirme yapılmak suretiyle giderilmelidir. 3 kişilik, ziraat mühendislerinden oluşan bilirkişi kurulundan çekişmeli taşınmazın tarımsal niteliğini bildirir, komşu parsellerle karşılaştırmalı, çekişmeli taşınmazın toprak yapısı, eğimi, bitki örtüsü ve diğer yönlerden komşu mera parselinden nasıl ayrıldığını açıklar nitelikte, çekişmeli taşınmazın değişik yönlerden çekilmiş fotoğrafları da eklenilmiş biçimde ayrıntılı rapor alınmalıdır. Keşfe katılacak fen bilirkişisinden de keşif ve uygulamaları izleyip denetlemeye olanak verir, ayrıntılı ve çekişmeli taşınmaz ile komşu mera parselinin konumlarını yan kesit krokisi ile gösterip açıklayan rapor alınmalı, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Eksik incelemeyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davacı … … mirasçıları vekili ile müdahil Hazine vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 09.07.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.