Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2012/8642 E. 2013/12849 K. 26.09.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/8642
KARAR NO : 2013/12849
KARAR TARİHİ : 26.09.2013

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-
Davacı 3.kişi vekili, İstanbul 7.İcra Müdürlüğünün 2009/34499 sayılı takip dosyasından, davacı şirketi ait olan işyerindeki malların 24.12.2009 tarihinde haczedildiğini belirterek, İİK’nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak istihkak davasının kabulü ile anılan haczin kaldırılmasını istemiştir.
Davalı alacaklı vekili, borçlu ve davacı şirketin ortakları arasında organik bağ bulunduğunu ,borçlu şirketin içinin boşaltılarak ticareti davacı şirket üzerinden yürüttüklerinden haksız açılan davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Davalı borçlu, duruşmalara katılmamış ve cevap dilekçesi sunmamıştır.
Mahkemece, borçlu ve davacı şirket ortakları arasında organik bağ olduğu, sunulan faturaların hacizli malları kapsamadığından karine aksinin ispatlanmadığından bahisle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 3.kişinin İİK’nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak açtığı istihkak davasına ilişkindir.
Kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile yapılan takiplerde, borçlunun imzaya itirazının icra mahkemesince kabulü halinde İİK’nun 170.maddesi 3.fıkrası 2.cümlesi gereğince icra takibi durur itirazın kabulü kararının kesin-
2012/8642
2013/12849
leşmesi üzerine icra takibi iptal edilir.Borçlunun malları haczedilmiş ise haciz kalkar.
Dosya içeriğindeki bilgi ve belgelere göre, yargılama devam ederken, borçlu … Ltd Şti tarafından takip dayanağı bonodaki imzaya itiraz edildiği İstanbul 4.İcra Mahkemesinin 2010/52 Esas 2010/184 Karar sayılı ilamı ile itirazın kabul edildiği ve anılan kararın 10.04.2012 tarihinde onandığı anlaşılmıştır.
Bu durumda,anılan kararın kesinleşmesi halinde dava konusu haciz yargılama sırasında kaldırılmış olacağından mahkemece konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi ve yargılama giderinin de dava açılmasına neden olan tarafa yükletilmesi gerekirken,bu hususun bekletici mesele yapılmadan aksi düşüncelerle yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı 3.kişi vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı 3.kişiye geri verilmesine 26.09.2013 günü oybirliğiyle karar verildi.