Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2012/8505 E. 2013/12324 K. 17.09.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/8505
KARAR NO : 2013/12324
KARAR TARİHİ : 17.09.2013

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-
Davacı 3.kişi vekili, Kayseri 2.İcra Müdürlüğünün 2010/1294 sayılı takip dosyasından, 12.01.2010 tarihinde borçluya ait iş yerinde haczedilen giyotin makinesinin davacı 3.kişiye ait olduğunu ve borçluya mülkiyeti muhafaza kaydı ile verildiğini, mülkiyetin henüz borçluya geçmediğini belirterek, İİK’nun 96 ve devamı maddeleri gereğince istihkak davasının kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, duruşmada borçlunun temerrüde düştüğünü ve son iki taksidini ödemediğinden sözleşmenin fesh edildiğini, fesh nedeniyle tarafların aldıklarını geri vermekle yükümlü olduklarını, davacı 3.kişi vekilinin aldıkları taksit bedellerini dosyaya iade etmeyeceklerini belirttiğinden haksız açılan davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Davalı borçlu, duruşmalara katılmamış ve cevap dilekçesi sunmamıştır.
Mahkemece, davacı 3.kişinin mülkiyeti muhafaza sözleşmesine dayandığı sözleşmenin noterde düzenlendiği, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre borçlunun temerrüde düştüğü, 3.kişinin ancak aldığı satış taksitlerini borçluya iade etmek koşulu ile sözleşmeden dönebileceği, davacının iade yükümlülüğünü yerine getirmediğinden, sözleşmeden dönemeyeceği ve sözleşme hükümleri ile bağlı olduğundan bahisle davanın reddine karar vermiş; hüküm, davacı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
2012/8505
2013/12324
Dava, 3.kişinin İİK’nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak açtığı istihkak davasına ilişkindir.
Dosya kapsamından, takip konusu borcun karardan sonra ancak temyiz inceleme aşamasında 24.05.2011 tarihinde ödendiği anlaşıldığından, davanın konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığı yönünde karar verilmesi ve yargılama giderinin davada haksız olan tarafa yükletilmesi gerekmektedir.
Taşınır malın mülkiyetinin devrini öngören mülkiyeti saklı tutma sözleşmesi MK’nun 764.maddesi gereğince noterde resmi şekilde yapılması ve alıcının yerleşim yeri noterliğinin özel siciline tescili gerekmektedir.Mülkiyeti saklı tutma sözleşmesinin geçerli olması için bu iki koşulunda birlikte gerçekleşmesi gerekmektedir.
Somut olayda, davacının sunduğu mülkiyeti saklı tutma sözleşmesi, belirtilen iki koşulu da taşımakta olan geçerli bir sözleşmedir. Alınan bilirkişi raporu ile sabit olduğu üzere, borçlu sözleşmedeki son iki taksidi ödememiş ve temerrüde düşmüş olduğundan mülkiyet henüz borçluya geçmemiştir. Satıcı davacı 3.kişinin sözleşmeyi fesh ederek aldıklarını iade seçeneğini kabul etmediğine göre davalı alacaklı ancak kalan taksitleri davacı satıcıya ödeyerek mülkiyetin borçluya geçmesini sağladıktan sanra sözleşme konusu malın haczini ve satışını sağlayabilir. Davalı alacaklı bu taksitleri ödemediği ve mülkiyetin borçluya geçmesi sağlanmadığından, açılan davada haksız olup yargılama giderinden sorumlu olması gerekmektedir.
Mahkemece, tüm bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınarak konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi ve yargılama giderinin davalı alacaklı aleyhine yükletilmesi gerekirken, aksi düşüncelerle yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı 3.kişi vekilinin temiyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı 3.kişiye geri verilmesine 17.9.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.