Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2010/6836 E. 2010/7277 K. 09.12.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/6836
KARAR NO : 2010/7277
KARAR TARİHİ : 09.12.2010

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO

Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 111 ada 13 parsel sayılı 79,92 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kadimden beri harman yeri olarak kullanıldığı belirtilerek, 106 ada 33 ve 175 ada 28 parsel sayılı 2422,69 ve 23102,49 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar ise, uzun yıllardır köy tüzel kişiliğince fındıklık olarak kullanıldığı belirtilerek davalı … Köy Tüzel Kişiliği adına tespit edilmiştir. Davacı …, yasal süresi içinde irsen intikal iddiasına dayanarak dava açmıştır. Yargılama sırasında dava konusu taşınmazların eski tapu kayıtlarında murisleri adına kayıtlı olduğunu iddia etmiştir. Mahkemece, yapılan yargılama sonunda davanın reddine, dava konusu taşınmazların tespit gibi tescillerine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, davacı tarafın sunmuş olduğu tapu kayıtlarının keşfen zemine uygulanmasının mümkün olmadığı, davacı ve miras bırakanlarının taşınmazlarda kazanıma elverişli zilyetliklerinin bulunmadığı kabul edilmek suretiyle davanın reddine karar verilmiş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar için yeterli bulunmamaktadır. Davacı yargılama sırasında dava konusu taşınmazların murisleri adına tapuda kayıtlı olduğunu ileri sürmüş, mahkemeye dilekçe ile dayandığı tapu kayıtlarını bildirmiştir. Mahkemece davacı tarafından sunulan tapu kayıtlarının kadastro sırasında herhangi bir taşınmaza uygulanıp uygulanmadığı Kadastro Müdürlüğünden sorulmuş, ilgili kurumca verilen cevapta tapu kayıtlarının uygulanamadığı ve uygulanmayan tapu kayıtları defterine işlendikleri belirtilmiştir. Mahkemece tapu kayıtları tesis ve tedavülleri ile birlikte dosyaya getirtilerek davacının iddiasını inceleme yoluna gidilmemiştir. Eksik soruşturma ile karar verilmesi doğru değildir. Doğru sonuca varılabilmesi için öncelikle davacı tarafından bildirilen tapu kayıtları Tapu arşiv Daire Başkanlığı ve Yerel Tapu Sicil Müdürlüğünden tesisinden itibaren tüm tedavülleri ile birlikte getirtilmeli, dosya tamamlandıktan sonra taşınmazlar başında yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişi ve taraf tanıkları huzuruyla keşif yapılmalıdır. Keşif sırasında dinlenecek yerel bilirkişiler aracılığı ile davacı tarafça sunulan tapu kayıtları ayrı ayrı zemine uygulanmalı, yerel bilirkişilerce bilinmeyen sınırlar ile ilgili tanık dinlenmeli, böylece tapu kayıtlarının kapsamı kesin olarak belirlenmeli, tapu kayıtlarının çekişmeli taşınmazları kapsadığının anlaşılması halinde 3402 sayılı Kadastro Kanununun 13/B-c maddesine göre kaydın hukuki değerini koruyup korumadığı incelenmeli ve bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Eksik incelemeyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, davacının temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 09.12.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.