Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2010/3222 E. 2010/4896 K. 12.07.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/3222
KARAR NO : 2010/4896
KARAR TARİHİ : 12.07.2010

MAHKEMESİ : İSTANBUL 5. İCRA MAHKEMESİ

Gerçeğe aykırı beyanda bulunmak suçundan sanıklar … ve …’in ayrı ayrı beraatlerine, İİK’nun 89/4.maddesi gereğince …, …. ve … … Yayıncılak A.Ş.’den talep edilen tazminatın reddine karar verilmiş, hüküm yasal süresi içerisinde şikayetçi vekili tarafından temyiz edildiğinden, Yargıtay C.Başsavcılığının onama istemli tebliğnamesiyle dosya Daireye gönderilmiş olmakla, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okunarak, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Gerçeğe aykırı beyanda bulunma suçuna yönelik kurulan hükmün temyiz incelemesi sonunda;
Dosya içeriğine, toplanan delillere, kararda yazılı gerektirici nedenlere, yapılan yargılama ve uygulamada isabetsizlik bulunmadığına göre yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün İİK.’nun 366. maddesi uyarınca istem gibi ONANMASINA,
Tazminat istemine yönelik hükmün temyiz incelemesi sonunda ise;
Müşteki vekili şikayet dilekçesinde davalı … Televizyon Yayıncılık A.Ş’nin Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu tarafından 30.09.2005 tarihinde yapılan ihale ile … TV Ticari ve İktisadi Bütünlüğü’nü satın aldığını, dolayısıyla tüm hak ve borçlarını üstlendiğini, … TV ile asıl borçlu … Digital arasında akdedilen kira sözleşmesi gereğince üçüncü şahıs şirkete haciz ihbarnamesi tebliğ edildiğini ve itiraz üzerine tazminata hükmedilmesini talep ettiği halde, … TV ile asıl borçlu … Digital İletişim A.Ş’ye ilişkin defter, kiralama sözleşmeleri ve TMSF’nin yazıları ile satış sözleşmeleri getirtilip, karşılaştırmalı olarak bilirkişi incelemesine tabi tutulduktan sonra, tazminat konusunda bir karar verilmesi gerekirken yalnızca davalı şirket ile asıl borçlunun ticari defterlerini incelemekle yetinmesi nedeniyle, sonuç olarak aralarında borç alacak ilişkisinin bulunmadığı bilgisini içeren yetersiz bilirkişi raporu gerekçe gösterilmek suretiyle tazminat isteminin reddine karar verilmesi isabetsiz olduğundan temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmekle, hükmün bu yönüyle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 12.07.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.