Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2010/1319 E. 2010/6519 K. 11.11.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/1319
KARAR NO : 2010/6519
KARAR TARİHİ : 11.11.2010

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ

Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
2005 yılında yapılan kadastro sırasında 101 ada 14 ve 18 parsel sayılı 451.97 ve 476.21 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar, petrol boru hattı, niteliğinde ve tapu kayıtları nedeniyle … Genel Müdürlüğü adına; 101 ada 15 parsel sayılı 3690.83 m2 yüzölçümündeki taşınmaz irsen intikal, taksim, ifraz ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle … ve … adına; 101 ada 16 parsel sayılı 906.93 m2 yüzölçümündeki taşınmaz ham toprak niteliğinde ve tapu kaydı nedeniyle Hazine adına; 101 ada 17 parsel sayılı 1344.84 m2 yüzölçümündeki taşınmaz irsen intikal, ifraz ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle … adına; 2006 yılında yapılan kadastro sırasında 101 ada 351, 352 ve 441 parsel sayılı 28695.36, 10255.53 ve 330.38 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduklarından sözedilerek malikhaneleri açık bırakılarak; 101 ada 439 parsel sayılı 3264.89 m2 yüzölçümündeki taşınmaz irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ölü oldukları tutanakların beyanlar hanesinde belirtilerek … ve …adına; 101 ada 440 parsel sayılı 2815.33 m2 yüzölçümündeki taşınmaz irsen intikal, taksim, ifraz ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle … adına tespit edilmiş; 101 ada 351 ve 352 parsel sayılı taşınmazlara ait tutanakların ilgili bölümlerine 1313.04 ve 642.63 m2’lik bölümler üzerinde Botaş lehine sürekli irtifak hakkı kurulduğu, 101 ada 16 parsel sayılı taşınmaza ait tutanağın ilgili bölümüne 43 yıllığına bağımsız ve sürekli nitelikte Botaş lehine üst hakkı kurulduğu belirtilmiştir. Davacı …tarafından 21.04.2003 tarihli dilekçe ile, davacılar … … ve … … tarafından 28.09.2003 tarihli dilekçe ile, davacı … tarafından 22.05.2003 tarihli dilekçe ile Asliye Hukuk Mahkemesinde ayrı ayrı açılan (kamulaştırma işlemleri sırasında … Mevkiindeki arazilerinin kısmen mera gösterilmesi nedeniyle bu yerlerdeki zilyetliklerinin tespiti ve adlarına tesçili) davalarında verilen kabul kararları Yargıtay 8.Hukuk Dairesi tarafından ayrı ayrı araştırmaya yönelik bozulduktan sonra, dosyalar görevsizlik kararları ile kadastro mahkemesine aktarılmıştır. Kadastro Mahkemesinde aktarılan dava dosyaları ile (kadastro tespitleri davalı düzenlenmiş parsel tutanakları ve mahkemece aktarılan davaların kapsamında kabul edilen taşınmazlara ait) kadastro tutanakları birleştirilerek yapılan yargılama sonunda davacı …’in açmış olduğu davanın kısmen kabulüne, … İlçesi … Köyü 101 ada 18 parsel sayılı taşınmazın 30.06.2009 tarihli fen bilirkişisi raporunda yeşil renkle gösterilen 79.42 m2’si üzerinde davacı Hüseyin oğlu …’in mülkiyet hakkının tespitine, bu hususun 101 ada 18 parsel sayılı taşınmazın tapu kütüğünün beyanlar hanesinde gösterilmesine, … İlçesi 101 ada 18 parsel sayılı taşınmazın yukarıdaki açıklamayla birlikte tespit gibi tesçiline,
davacı …’in açmış olduğu davanın kısmen reddine, … İlçesi … Köyü 101 ada 16 parsel sayılı taşınmaza yönelik davanın reddine, bu taşınmaz üzerindeki bu dosya kapsamında verilen davalı şerhinin kaldırılması için tapu sicil müdürlüğüne yazı yazılmasına, … İlçesi … Köyü 101 ada 440 parsel sayılı taşınmaza yönelik davanın reddine, 101 ada 440 parsel sayılı taşınmazın tespit gibi tesçiline, … İlçesi … Köyü 101 ada 17 parsel sayılı taşınmaza ait kadastro tespit tutanağının sehven istenildiği, bu taşınmaza yönelik bir davanın bulunmadığı anlaşıldığından tutanağının tapu sicil müdürlüğüne iadesine, üzerindeki davalı şerhinin kaldırılması için yazı yazılmasına, Kadastro Kanunu’nun 30/2.maddesi çerçevesinde değerlendirme yapıldığında malikhanesi boş bırakılan … Köyü 101 ada 352 parsel sayılı taşınmazın Hazine adına tesçiline, 101 ada 441 parsel sayılı taşınmazın sehven oluşturulan tapu kaydının iptali ile Hazine adına tesçiline, davacı … …’in açmış olduğu davanın kısmen kabulüne, … İlçesi … Köyü 101 ada 14 parsel sayılı taşınmaz üzerinde davacı … oğlu … …’in mülkiyet hakkının tespitine bu hususun 101 ada 14 parsel sayılı taşınmazın tapu kütüğünün beyanlar hanesinde gösterilmesine, … İlçesi 101 ada 14 parsel sayılı taşınmazın yukarıdaki açıklamayla birlikte tespit gibi tesçiline, davacı … …’in açmış olduğu davanın kısmen reddine, … İlçesi … Köyü 101 ada 15 parsel sayılı taşınmaza yönelik davanın reddine, bu taşınmazın tespit gibi tesçiline, davacı … … ve … …’nin açmış olduğu davanın kısmen kabulüne, … İlçesi, … Köyü, 101 ada 16 parsel sayılı taşınmazın tespitinin ve tapu kaydının iptaline, 30.06.2009 tarihli fen bilirkişisi krokisinde kırmızı ile belirtilen 508.85 m2’lik kısmın ayrı parsel numarası altında 1/2 hisse ile … kızı … …, 1/2 hisse ile … kızı … … adına tesçiline, … İlçesi … Köyü 101 ada 16 parsel sayılı taşınmazın geriye kalan 398.08 m2’sinin tespit gibi tesçiline, davacılar … … ve … …’nin açmış olduğu davanın kısmen reddine, … İlçesi 101 ada 439 parsel sayılı taşınmazın tespit gibi tesçiline, Kadastro Kanunu’nun 30/2.maddesi çerçevesinde değerlendirme yapıldığında malik hanesi boş bırakılan … Köyü 101 ada 351 parsel sayılı taşınmazın sehven oluşturulan tapu kaydının iptali ile 1/2 hisse ile … kızı … …, 1/2 hisse ile … kızı … … adına tesçiline karar verilmiş; hüküm, davacı …, davalı Hazine temsilcisi ve davalı … Genel Müdürlüğü vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar vermeye yeterli bulunmamaktadır. Doğru sonuca ulaşılabilmesi için mahallinde yeniden keşif yapılmalıdır. Yapılacak keşifte öncelikle kamulaştırma haritası ile 2005 ve 2006 yıllarında yapılmış kadastro işlemlerine ilişkin haritalar, üç kişiden oluşacak uzman fen bilirkişi kurulu tarafından mahalline uygulanmalı ve çekişmeli taşınmazların kamulaştırma işlemi ile her iki kadastro çalışmasındaki durumları net olarak belirlenmelidir. Bundan sonra davacıların kamulaştırma nedeniyle zilyet tespiti işlemlerine karşı zilyetliklerinin tespiti ve adlarına tesçil istemiyle dava açtıkları yerlerin nereleri olduğu tek tek belirlenip uzman fen bilirkişi kuruluna işaret ettirilmelidir. Bu işlemler tamamlandıktan sonra keşfe katılacak komşu köylerde oturan ve davada yararı bulunmayan elverdiğinde yaşlı kişiler arasından seçilecek yerel bilirkişiler ile tarafların aynı nitelikteki kişiler arasından bildirecekleri tanıklarından, çekişmeli taşınmazların öncelerinin ne olduğu, kim tarafından hangi tarihten beri ve ne şekilde kullanıldığı, kullanımın kimden kime ve ne şekilde geçtiği, çekişmeli taşınmazların öncelerinin mera olup olmadığı, komşu mera taşınmazlarından ne şekilde ayrıldıkları ve mera taşınmazları ile aralarında doğal veya yapay ayırıcı unsur bulunup bulunmadığı gibi hususlar tek tek ve olaylara dayalı olarak sorulup saptanmalıdır. Keşfe katılacak, üç kişiden oluşacak uzman ziraatçı bilirkişi kurulundan, çekişmeli taşınmazların tarımsal niteliğini bildirir, çekişmeli taşınmazlar üzerinde sürdürülen zilyetliğin şekli ve süresini açıklar, komşu
.
taşınmazlarla karşılaştırmalı değerlendirmeyi içerir, çekişmeli taşınmazların komşu mera taşınmazından ne şekilde ayrıldığını, arada ayırıcı unsuru bulunup bulunmadığını irdeler, gerektiğinde çekişmeli taşınmazların değişik yönlerden çekilecek fotoğrafları ile desteklenmiş ayrıntılı rapor alınmalıdır. Uzman fen bilirkişi kurulundan keşif ve uygulamaları izleyip denetlemeye olanak verir, kamulaştırma haritası ile her iki kadastro haritalarını ayrı renklerde ve çakıştırmalı olarak gösterir, davacıların dava açtıkları yerler ve bölümler ile dosyanın ekinde bulunan dosyalarda uzman fenni bilirkişiler tarafından kamulaştırma işlemlerine konu oldukları işaretlenmiş yerleri gösteren; gerektiğinde çekişmeli taşınmazlar ile komşu mera taşınmazlarının konumunu gösteren yan kesit krokisi eklenmiş ayrıntılı rapor alınmalıdır. Bu şekilde yapılacak araştırma, inceleme ve uygulama sonunda çekişmeli taşınmazların belirlenecek hukuki ve kadastral durumlarına göre, petrol boru hattı olduğu belirlenecek yerlerin bu taşınmazların kamulaştırma işleminden önceki niteliklerine göre … Genel Müdürlüğü veya … Genel Müdürlüğü lehine tapunun şerhler hanesinde üst hakkı belirtilerek Hazine adına tesçiline karar verilmelidir. Davacıların Asliye Hukuk Mahkemesinde dava açtıkları taşınmazlar ve bölümler yönünden 3402 sayılı Yasa’nın 30.maddesi uyarınca re’sen araştırma ve gerçek malik tespiti gereği gözetilerek, petrol boru hattı dışında kalan taşınmazların gerçek hak sahipleri adına tesçiline veya mera olarak sınırlandırılmalarına karar verilmelidir. Davacıların Asliye Hukuk Mahkemesinde açtıkları davaya konu olmayan ve haklarında kadastro tespitinden sonra da herhangi bir dava açılmamış ve kadastro tutanağının malik haneleri dolu olarak tespitleri yapılmış taşınmazların tespit gibi tesçillerine karar verilmelidir. Davacıların Asliye Hukuk Mahkemesinde açtıkları davaya konu olmayan, ancak kadastro tespitleri malik haneleri açık bırakılarak yapılmış taşınmazlar yönünden de 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 30.maddesi uyarınca gerçek malik tespiti yönünden resen araştırma, inceleme ve uygulama yapılarak sonucuna göre gerçek hak sahipleri adlarına tesçile veya mera olarak sınırlandırılmalarına karar verilmelidir. Kabule göre de, dosya içindeki genelgeler ve petrol boru hattının döşenmesine esas yasasına göre bu proje kapsamında yaptığı işlemler nedeniyle Botaş Genel Müdürlüğünün harçtan muaf olup olmadığı tartışılıp değerlendirilmeden aleyhine harca hükmedilmesinde ve daha önce kamulaştırmaya konu olmuş yerlerin kişiler adına tesçili yönünde hüküm kurulmasında isabet bulunmamaktadır. Temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 11.11.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.