YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/6161
KARAR NO : 2010/6471
KARAR TARİHİ : 08.11.2010
MAHKEMESİ :AĞIR CEZA MAHKEMESİ
Yedieminliği suistimal suçundan sanık … hakkında yapılan yargılama sonunda beraatine dair … İcra Mahkemesinin 28/01/2010 tarihli ye 2008/788 Esas, 2010/2 sayılı kararı ile anılan karara karşı itirazın kabulü ve sanık …’nin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 289/1, 62/1, 50/1-a, 52/2. maddeleri uyarınca 1.500,00 ve 80,00 Türk Lirası adli para cezaları ile cezalandırılmasına ilişkin … Ağır Ceza Mahkemesinin 19/03/2010 tarihli ve 2010/143 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
Tebliğname ile; Dosya kapsamına göre, 30/05/2008 tarihli dilekçede tanımlanan ve dolayısıyla davanın konusunu oluşturan eylemin, suç tarihi de dikkate alındığında, 5237 sayılı Kanun’un 289. maddesindeki muhafaza görevini kötüye kullanma suçuna ilişkin olduğu, bu suçla ilgili yargılama görevi sulh ceza mahkemesine ait olduğu gibi, sözü edilen davanın da iddianame ile açılması gerektiği, dolayısıyla, olayda gerek yargılama gerekse görev şartları gerçekleşmediği gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi yerine yazılı biçimde hüküm kurulmasında, itirazın da bu yönden reddi yerine kabulü ile yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemekle anılan kararın 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309.maddesi uyarınca bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 02.07.2010 gün ve B.03.0.CIG.0.00.00.04-105-41-4648-2010/8225/44368 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay C.Başsavcılığının 22.7.2010 gün ve K.Y.B. 2010/175688 sayılı tebliğnamesiyle talep edilmiş olmakla; GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Suç tarihi dikkate alındığında sanığa isnat edilen eylemin müeyyidesi 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 289.maddesinde düzenlenmiştir. Bu suçla ilgili yargılama görevi sulh ceza mahkemesine ait olup, davanın da iddianame ile açılması gerekmektedir. Diğer taraftan sanığın üzerine atılı eylem 5237 sayılı TCK’nun 289.maddesinde üç aydan iki yıla kadar hapis ve üç bin güne kadar adli para cezası ile yaptırıma bağlanmış olup, İİK’nun 353/1.maddesi uyarınca da icra mahkemesinin ancak disiplin hapsi veya tazyik hapsine ilişkin kararlarına karşı itiraz yasa yolunun düzenlendiği dikkate alındığında, itiraz yasa yolu ile icra mahkemesinin kararını inceleyen ve kanun yararına bozma istemini içeren kararı veren … Ağır Ceza Mahkemesinin kararı yok hükmündedir. İcra Mahkemesinin kararına yapılan itiraz isteminin temyiz istemi olarak değerlendirilmesi gerektiğinden henüz … İcra Ceza Mahkemesinin kararı kesinleşmediğinden kanun yararına bozma isteminin reddine
ve dosyanın temyizen incelenmesinin yapılabilmesi için tebliğname düzenlenmek üzere dosyanın Yargıtay C.Başsavcılığına iadesine karar vermek gerekmiştir.
Açıklanan nedenlerle Yargıtay C.Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine atfen düzenlediği tebliğnamenin REDDİNE, temyizen incelenmesi tebliğname düzenlenmek üzere dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına iadesine 08.11.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.