YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/1369
KARAR NO : 2011/8751
KARAR TARİHİ : 09.12.2011
MAHKEMESİ:KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında dava ve temyize konu 132 ada 98 parsel sayılı 0376,46 m2 yüzölçümündeki taşınmaz miras hakkı, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle … mirasçıları … ve … adlarına tespit edilmiştir. Davacı …, miras hakkına dayanarak taşınmazın tarafların ortak murisi … mirasçıları adına tescili istemiyle dava açmıştır. Yargılama sırasında …, …, … ve … davaya dahil ettirilmişlerdir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, taşınmazın, mirasçılardan … ve…hisseleri … ve … mirasçılarına verilmek suretiyle tarafların ortak murisi …’nın … Sulh Mahkemesinin 2008/382-53 E.K. Sayılı veraset ilamındaki hisseleri oranında mirasçıları adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalılar … ve … vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, 132 ada 98 parsel sayılı taşınmazın miras bırakan …’dan kaldığı mirasçıları arasında geçerli bir paylaşma olmadığı gerekçesi ile yazılı şekilde karar verilmiş ise de; yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Kadastro Mahkemesinin 2008/11 esasında görülen ve temyiz incelemesi için Dairemize gönderilen dava dosyasından muris …’nın terekesinde hak talebiyle açılan bir başka dava daha olduğu anlaşıldığı halde, dava dosyaları birleştirilmemiş, taşınmazın kadastro tespiti miras yolu ile gelen hakka ve paylaşmaya dayanılarak yapılmış olup, buna göre tespit tutanağı içeriği ile keşifte belirlenen durum arasında çelişki oluştuğu halde, tespit bilirkişilerinin tümü dinlenmeden ve çelişki giderilmeden hüküm kurulması isabetsiz olduğu gibi; kadastro hakiminin, kadastroya özgü olarak miras ilişkisini de belirleyip, mirasçılık belgesi verebileceği ve hangi payın, kimin adına tescil edileceğini açıkca gösterecek şekilde infazı mümkün doğru sicil oluşturma zorunluluğu bulunduğu gözardı edilerek, veraset belgesine atıf yapılmak suretiyle … mirasçıları adına tescile karar verilmesi de usul ve yasaya uygun bulunmamaktadır. Hal böyle olunca, doğru sonuca varılabilmesi için, öncelikle taraflar arasındaki aynı sebebe dayalı … Kadastro Mahkemesinin 2008/11 esas
sayılı dava dosyası ile bu dava dosyası birleştirilmeli, tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda, mahallinde yaşlı, tarafsız ve yöreyi iyi bilen kişilerden seçilecek yerel bilirkişi kurulu ile taraf tanıkları ve refakate alınacak uzman fen bilirkişisi de hazır olduğu halde yeniden keşif yapılmalıdır. Keşifte, yerel bilirkişilerden ve taraf tanıklarından öncesinin …’ya ait olduğu taraflar arasında uyuşmazlık konusu olmayan taşınmazın, ortak murisin ölümünden sonra mirasçıları arasında yöntemine uygun şekilde paylaşılıp paylaşılmadığı ya da mirasçılar arasında pay satışı olup olmadığı; pay satışı varsa hangi mirasçının payını hangi mirasçıya sattığı, buna göre davacıların miras bırakanı Hamza’nın muristen gelen miras payı bulunup bulunmadığı sorulup saptanmalı, tespite aykırı sonuca varılması halinde tespit bilirkişileri de tanık sıfatı ile dinlenilmek ve gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle beyanlar arasındaki çelişkiler giderilmeli, Muris …’nın mirasçıları ve miras payları doğru şekilde belirlenerek oluşacak sonuca göre infazı kabil hüküm kurulmalıdır. Mahkemece bu hususlar gözardı edilerek eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm oluşturulması isabetsiz olup, davalı tarafın temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 09.12.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.