Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2011/12074 E. 2012/4571 K. 12.04.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/12074
KARAR NO : 2012/4571
KARAR TARİHİ : 12.04.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili esas ve birleştirilen davalarda, davalı borçlu …’ın alacaklılarından mal kaçırmak amacıyla adına kayıtlı taşınmazı 14.1.2009 tarihinde davalı …’ye, onun da 27.1.2009 tarihinde davalı …’a sattığını belirterek davalılar arasındaki tasarrufların iptalini dava ve talep etmiştir.
Davalı … vekili, borçlunun işlerinin kötüye gitmesi nedeniyle dava konusu taşınmazı satılığa çıkardığını, 32.000,00TL ye anlaştıklarını, 10.12.2008 ve 23.12.2008 tarihli toplam 25.000 TL’lik iki adet çek verdiklerini, bakiyesinin de banka borcu ödendikten sonra tapuda ödeneceği konusunda anlaştıklarını, banka borcu ödenmediği için tapunun devredilmediğini, bunun üzerine çeklerin 10.1.2009 olarak paraflandığını, borçlu tarafından çekler ciro edildiğinden 3.kişilere ödendiğini, ayrıca 11.070 TL ipotek borcunu da ödeyerek evi 36.070 TL’ye aldıklarını ve Songül’e 38.000 TL’ye sattıklarını, şu an evde Songül’ün kiracısının oturduğuzı devraldıklarını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Diğer davalılar savunma yapmamıştır.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan delillere göre, esas dava yönünden davanın açıldığı tarihte davalı …’nin dava konusu taşınmazın maliki olmadığından pasif taraf ehliyetinin bulunmadığı, diğer davalılar Niyazi ve Songül aleyhine açılan davada ise, davacı tarafından devrin muvazaalı olduğunun ispatlanamadığı, borçlu ile davalı … arasındaki devir yönünden tapudaki satış bedeli ve ipotek bedeli birlikte değerlendirildiğinde satışın rayiç değere uygun olduğu, davalı …’un borçluya iki adet çek keşide ettiği, keşifte belirlendiği gibi taşınmazda dava dışı 3.kişinin kiracı olarak oturduğu, kira sözleşmesi gereğince satışın gerçek satış olduğu, borçlunun alacaklısından mal kaçırma amacına yönelik muvazaalı işlem değil, bedelini almak suretiyle taşınmazını devir ettiği gerekçesiyle esas davada davalı … aleyhine açılan davanın husumet yokluğundan reddine, borçlu … aleyhine açılan davanın reddine, birleştirilen dava yönünden davalı … aleyhine açılan davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, İİK 277 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, davalı 4.kişi …’ın kötüniyetli olduğunun ispatlanamamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-İİK 280/1 maddesi, “malvarlığı borçlarına yetmeyen bir borçlunun, alacaklılarına zarar vermek kastıyla yaptığı tüm işlemler, borçlunun içinde bulunduğu mali durumun ve zarar verme kastının, işlemin diğer tarafınca bilindiği veya bilinmesini gerektiren açık emarelerin bulunduğu hallerde iptal edilebilir” hükmünü içermektedir. İİK 283/2 maddesinde ise, iptal davası 3.kişinin elinden çıkarmış olduğu mallar yerine geçen değere taalluk ediyorsa bu değer nispetinde 3.kişinin davacı alacağından fazla olmamak üzere nakten tazmine mahkum edileceğini hüküm altına almıştır.
Somut olayda, dava konusu 14.1.2009 tarihli tasarruf, 28.10.2008 tarihli borçtan sonra 22.12.2010 tarihli kati aciz belgesi ile aciz halinde olduğu tesbit edilen borçlu tarafından davalı 3.kişi …’ye yapılan taşınmaz satışına ilişkindir.Davalı … vekilinin 6.4.2011 tarihli cevap dilekçesi içeriğinden borçlunun işlerinin kötüye gittiği için dava konusu taşınmazı satılığa çıkardığının müvekkili tarafından bilindiği, ayrıca borçlu ile müvekkilinin aynı çarşıda esnaf oldukları için birbirlerini tanıdıkları belirtildiğinden davalı 3.kişi …’nin borçlunun durumunu ve amacını bilebilecek kişilerden olması nedeniyle dava konusu 14.1.2009 tarihli tasarrufun İİK 280/1 madde gereğince iptali ve dava konusu taşınmaz davalı 3.kişi tarafından 27.1.2009 tarihinde elden çıkarılmış olup Songül’ün de kötüniyetli üçüncü kişi olduğu ispatlanamadığından davalı …’nin İİK 283/2 madde gereğince bilirkişi tarafından belirlenen taşınmazı elden çıkardığı tarihteki değeri olan 34.960,00 TL tazminatın davacının takip konusu alacak ve fer’ileriyle sınırlı olarak davalı …’den tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmesi gerekirken dosya kapsamı ve mevcut delil durumuna uygun düşmeyen gerekçeyle asıl davanın reddi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarınnn reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 12.4.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.