YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/6953
KARAR NO : 2011/8575
KARAR TARİHİ : 07.12.2011
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 796 parsel sayılı 213347 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, tapu kayıtları ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı … ve müşterekleri adına payları oranında tespit edilmiştir. İtirazı Kadastro Komisyonunda reddedilen davacı Hazine, taşınmazdaki 142562 metrekare kayıt miktar fazlalığının bitişikteki Hazine parseline tecavüz ile elde edildiğini ileri sürerek Hazine adına tescili istemi ile dava açmıştır. Ayrıca davacı … tarafından … 2. Kadastro mahkemesinin 1884/351 Esas sayılı dosyasında aynı taşınmaz hakkında açılan tespite itiraz davasına … Tüzel Kişiliği mera iddiası ile katılmış, yargılama sonunda 1984/351 – 1992/32 Esas – Karar sayılı ilam ile davacının itiraz etmemiş sayılmasına, müdahil davacı köyün davasının tefriki ile 1984/354 esas sayılı bu dosya ile birleştirilmesine karar verilmiştir. Yargılama sırasında … Köyü Tüzel Kişiliği tekrar verdiği dilekçe ile taşınmazın bir bölümünün köyün merası olduğu iddiası ile davaya katılma isteminde bulunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine ve çekişme konusu 796 sayılı parselin tespit gibi tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, tespite esas alınan tapu kayıtlarının miktarına değil sınırlarına itibar edilmesi gerektiği gerekçesi ile davanın reddine ilişkin hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Çekişmeli taşınmaz T.Sani 340 tarih 32 sıra nolu 40 dönüm, T.Sani 340 tarih 34 sıra numaralı 35 dönüm, T.Sani 340 tarih 26 sıra numaralı 2 dönüm yüzölçümlü tapulardan tedavül eden üç ayrı tapu kaydı ile kayıtlı olup ve 3 parça iken tapu maliklerinin birleştirerek kullandıkları belirtilerek davalılar adına tespit edilmiştir. Hazine tapu kayıt miktar fazlası için dava açmış, Köy Tüzel Kişiliği ise taşınmazın güney bölümünün kadim mera olduğu iddiası ile davaya katılmıştır. Tapu kayıtlarının toplam yüzölçümü 70785 olduğu halde taşınmaz 213347 mekrekare yüzölçümü ile tespit edilmiştir. Mahkemece, tespitin dayanağı olan tapu kayıtlarının tesisine ilişkin kayıtları getirtilmemiş, kayıtlar tesisindeki hudutlar ve miktarları esas alınarak uygulanmamış, her bir tapu kaydının sınırları ve kapsamı bilirkişi tarafından düzenlenen krokide ayrı ayrı gösterilmemiştir. Mahkemece tapu kaydı uygulaması ve taşınmazın zilyetlikle durumuna ilişkin olarak taşınmaz başında 06.05.1996 ve 22.03.2006 tarihlerinde yapılan keşiflerdeki beyanlar çelişkili olduğu gibi, ilk keşif sonucu ibraz edilen 01.07.1996 tarihli ziraat bilirkişi raporunda eski yol olarak gösterilen yol ile asfalt yol arasında kalan 16152 metrekarelik alanın yeni sürülerek tarla haline getirildiği, halen bu alan içinde kalan engebeli, 500 metrekarelik alanın hiç sürülmediği belirtilmiş olduğu halde, 2.keşif sonucu alınan 28.10.2005 tarihli ziraat bilirkişi raporunda bu bölümün de uzun yıllar işlendiğinin belirtilmiş olması nedeniyle her iki ziraatçi bilirkişi raporu arasında da çelişki olup; çelişkiler giderilmemiştir. Doğru sonuca varılabilmesi için öncelikle tespite esas alınan tapu kayıtları tesisinden itibaren tüm tedavülleri ile birlikte getirtilmeli, tapu kayıtlarının sınırında geçen ve sahibi senet yeri olarak gösterilen, taşınmazın batı hududundaki yine davalılar adına tespit edilen 798 sayılı parselle ilgili davanın sonuçlanıp sonuçlanmadığı, kesinleşme durumu araştırılmalı, tüm komşu parsellerin dayanağı kayıtlar tesisinden itibaren tüm tedavülleri ile birlikte getirtilmeli, dosya ikmal edildikten sonra taşınmaz başında yöreyi iyi bilen elverdiğince yaşlı, tarafsız ve aynı köyde ve komşu köylerde ikamet eden yerel bilirkişiler, önceki keşiflerde dinlenen yerel bilirkişiler, taraf tanıkları, tespit bilirkişileri, üç kişilik ziraatçi bilirkişi kurulu ve fen bilirkişi katılımı ile yeniden keşif yapılmalıdır. Keşifte, yerel bilirkişiler yardımı ve fen bilirkişi eli ile tapu kayıtlarının tesisindeki ve tedavüllerindeki hudutları zemine uygulanarak hudutlar zeminde tek tek gösterilmeli, bilinmeyen sınırların tespiti için taraflara tanık dinletme imkanı tanınmalı, tapu uygulamasında komşu parsellerin tutanak ve dayanaklarından ve 1959 yılında yapılan Toprak Tevzi Komisyonu çalışmalarında düzenlenen belirtmelik tutanağı ve haritalarından da faydalanılmalı, her bir tapu kaydının kapsamı fen bilirkişisinin krokili raporunda hudutları ile birlikte ayrı ayrı gösterilmeli ve böylece tapu kayıtları kapsamı duraksamaya meydan bırakmayacak şekilde tespit edilmeli, tapu kayıtlarında yer alan isimsiz yol ve nokta hudutları sabit sınır kabul edilemeyeceğinden bu kayıtların miktarı ile geçerli olduğu düşünülmeli, yerel bilirkişi, tespit bilirkişileri ve tanıklardan taşınmazın öncesinin ne olduğu, kim tarafından ne zamandan beri ne suretle kullanıldığı, taşınmazın bir bölümünün kadim mera olup olmadığı hususlarında maddi olaylara dayalı ve ayrıntılı bilgi alınmalı, beyanlar arasındaki çelişki yüzleştirme yapılmak suretiyle giderilmeli, böylelikle kayıt miktar farklarının zilyetlikle iktisap edilip edilemeyeceği ve öncesinin kadim mera olup olmadığı usulünce araştırılmalı, sahibi senet yeri olarak gösterilen komşu 797 sayılı parselin ilk tesis kaydındaki “Tarik ve mera “ sınırı uygulanmalı ve değerlendirilmeli, önceki keşiflerdeki beyanlar ile keşifte alınacak beyanlar arasında doğabilecek çelişkiler giderilmeli, tespite aykırı sonuca ulaşılması halinde, tespit bilirkişileri de tanık sıfatı ile dinlenerek aykırılığın giderilmesine çalışılmalı, fen bilirkişisinden keşfi takibe elverişli ve kayıt uygulamasını gösteren; üç kişilik ziraat bilirkişi kurulundan ise özellikle 01.07.1996 tarihli ziraat bilirkişi raporundaki bulgular irdelenerek raporlar arasındaki çelişkiyi giderici, taşınmazın toprak yapısı ve niteliğini belirtici bilimsel verilere dayalı rapor alınmalı; bundan sonra toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözardı edilerek eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde karar verilmesi isabetsiz olduğu gibi, … Köyü Tüzel Kişiliği mera iddiası ile davaya katılarak taraf olduğu halde, karar başlığında gösterilmemesi de isabetsiz olup, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 07.12.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.