Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2011/6089 E. 2011/8462 K. 05.12.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/6089
KARAR NO : 2011/8462
KARAR TARİHİ : 05.12.2011

MAHKEMESİ :AĞIR CEZA MAHKEMESİ

Ödeme şartını ihlâl suçundan sanık … hakkında yapılan yargılama sonucunda beraatine dair … 4. İcra Ceza Mahkemesinin 13/04/2010 tarihli ve 2010/191-602 sayılı kararına yönelik itirazın kabulüne, sanığın 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu’nun 340. maddesi uyarınca üç aya kadar tazyik hapsi cezası ile cezalandırılmasına ilişkin … 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 13/05/2010 tarihli ve 2010/608 değişik … sayılı kararını kapsayan dosya aleyhine, Adalet Bakanlığından verilen 01.06.2011 gün ve 2011/7233/31557 sayılı kanun yararına bozma talebini içeren Yargıtay C.Başsavcılığının 29/06/2011 gün ve K.Y.B. 2011/225014 sayılı tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle dosya incelendi.
Tebliğnamede, dosya kapsamına göre, sanığın taahhüdünün şarta bağlanması sebebiyle ödeme taahhüdünün hukuken geçersiz bulunduğu cihetle, itirazın reddi yerine, yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi isabetsiz olduğundan anılan hükmün 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. Maddesi uyarınca bozulması gereğine işaret edilmiştir. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20.2.2001 tarih, 2001/8-19 esas ve 2001/26 sayılı kararında da belirtildiği üzere, taahhüdü ihlal suçunun oluşabilmesi için ödenecek toplam miktarın rakamsal olarak belirlenmesi, tarafların belirlenen bu miktar üzerinde icap ve kabulde bulunması zorunludur. Ceza sorumluluğunun doğabilmesi için taahhüt esnasında ödenecek miktarın hiç bir kuşkuya yer vermeksizin saptanmasında zorunluluk bulunmaktadır. Bu miktar belirlenmediğinde hangi miktar için taahhütte bulunulduğu, kabulün de hangi miktar nazara alınarak yapıldığı tespit edilemeyeceğinden, ödeme koşulunun ihlali halinde cezai sorumluluk doğmayacaktır.
Somut olayda, borçlu hakkında … 7.İcra Müdürlüğünün 2009/16166 esas sayılı dosyasında yapılan takip sırasında 18.09.2009 tarihinde icra memuru huzurunda alacaklı vekilinin kabulüyle düzenlenen taahhüt tutanağında borçlunun, “… banka ile yapılan anlaşma ile belirlenen faiz oranı/oranları ile işleyecek faizleri ise ödeme sürecindeki değişen faiz oranlarının uygulanmasını kabul ederek, aylık dönemlerinde ödemeyi kabul, beyan ve taahhüt ettiğimi…” şeklinde taahhütte bulunduğu, işleyecek faiz miktarı yönünden değişen faiz oranlarına göre borç miktarının da değişebilecek olması karşısında, taahhüt miktarının
hiçbir kuşkuya yer Vermeyecek şekilde belirlendiğinden söz edilemeyecektir. Hal böyle olunca itirazın reddi yerine kabulü ile yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi isabetsizdir.
Açıklanan nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen tebliğname yerinde görülmekle, … 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 13/05/2010 tarihli ve 2010/608 değişik … sayılı kararının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
Bozma üzerine 5271 sayılı CMK’nun 309/4-d maddesi gereğince yeniden uygulama yapılması gerektiğinden;
Sanık …’nin, ödeme şartını ihlal eyleminden dolayı tazyik hapsi cezası ile cezalandırılmasına yer olmadığına, hakkındaki mahkumiyet hükmünün çektirilmemesine, dosyanın mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay C.Başsavcılığına tevdiine, 05.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.