Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2011/11888 E. 2012/5273 K. 26.04.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/11888
KARAR NO : 2012/5273
KARAR TARİHİ : 26.04.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı şirkete trafik sigortalı aracın müvekkiline ait araca çarparak hasarladığını, davalı taraf aracının sürücüsünün olayda asli kusurlu olduğunu, davalıya müracaat edilmesine rağmen ZMSS poliçesinin prim ödenmediğinden başlangıçtan itibaren iptal edildiğinden bahisle zararın karşılanmadığını, bu nedenle mahkemenin 2010/45-2011/60 sayılı dosyasında davalı aracının sürücüsü, işleteni ve Güvence Hesabı aleyhinde dava açıldığını, mahkemece yapılan yargılama sonunda kaza tarihi itibariyle aracın davalı şirket nezdinde ZMSS poliçesi bulunduğundan Güvence Hesabı hakkında açılan davanın reddine, 16.088 TL tazminatın diğer davalılardan tahsiline, davalılar lehine ayrı ayrı 1.930,56 TL ve 1.100 TL vekalet ücretine hükmedildiğini, davalı tarafından zamanında ödenmeyen tazminat nedeniyle müvekkilinin toplam 19.118,56 TL zararı olduğunu belirterek bu meblağın kaza tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, mahkemenin 2010/45-2011/60 sayılı dava dosyasında ihbar edilen konumunda olup davanın tarafı olmadıklarını, olay tarihi itibariyle azami 15.000 TL poliçe limiti ile sorumlu olduklarını, kazanç kaybı zararının teminat kapsamında bulunmadığını, diğer dosyada verilen karar nedeniyle davacının tazminatı o dosyanın davalılarından tazmin edip etmediğinin araştırılması gerektiğini, aksi halde mükerrer tahsilat ve sebepsiz zenginleşmeye yol açılacağını, kazaya karışan araçla ilgili poliçenin primi ödenmediğinden başlangıçtan itibaren hükümsüz olduğunu, temerrüde düşürülmediklerini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davanın kısmen kabulü ile 11.869 TL tazminatın dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline
karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde, özellikle oluşa uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının ve maddi tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına, 2918 sayılı KTK’nun 95/2 maddesi gereğince sigorta sözleşmesinden veya sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerinden doğan nedenlerle sigortacının tazminat yükümlülüğünün azaltılması ve kaldırılmasına ilişkin hallerin sigortacı tarafından 3.kişilere karşı ileri sürülememesine, sigortacının zarar gören 3.kişiye ödeme yaptıktan sonra tazminatın kaldırılması yada indirilmesini sağlayabileceği oranda kendi sigorta ettirenine rücu edebilmesine, somut olayda sigorta priminin dava dışı sigortalı tarafından ödenmediğinden bahisle poliçenin iptal edildiği hususunun zarar gören davacıya karşı ileri sürülememesine göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. Davalı şirket, davaya konu trafik kazasında davacı taraf aracına çarparak zarar veren aracın trafik sigortacısıdır. Davacı tarafından olaydan sonra meydana gelen zararın tazmini için davalı … şirketine müracaat edilmiş; davalı sigortacı, sigorta priminin ödenmemesi nedeniyle poliçenin iptal edildiği gerekçesiyle zararın karşılanamayacağını bildirmiştir. Bunun üzerine davacı tarafından zarar veren aracın işleteni, sürücüsü ve Güvence Hesabı hakkında mahkemenin 2010/45 Esas, 2011/60 Karar sayılı dosyasında araçta meydana gelen hasar bedeli, değer kaybı ve kazanç kaybının tahsili hususunda dava açılmış, bu dava eldeki dosyanın davalısı Axa Sigorta AŞ’ne ihbar edilmiş, hükme esas alınan bilirkişi raporunda davalı tarafın %75, davacı aracının sürücüsünün %25 oranında kusurlu oldukları, davalı tarafın kusur oranına isabet eden hasar bedelinin 11.869 TL değer kaybı ve kazanç kaybı bedelinin 4.219 TL olduğu tesbit edilmiş, mahkemece Güvence Hesabı cismani zararlardan sorumlu olup olay tarihinde davalı taraf aracının Axa Sigorta AŞ nezdinde düzenlenmiş geçerli ve yürürlükte bulunan ZMSS poliçesi bulunduğundan Güvence Hesabı hakkındaki davanın reddine, diğer davalıların kusur oranına isabet eden toplam 16.088 TL tazminatın bu davalılardan tahsiline karar verilmiş; bu karar temyiz edilmeksizin kesinleşmiştir. Davacı eldeki davada, davalınin sorumlu olduğu zararı ödememesi nedeniyle açtığı diğer davada yargılama giderlerinden de sorumlu tutulduğunu belirterek 16.088 TL tazminat ile mahkum olduğu vekalet ücretleri toplamı 19.118,56 TL’nın davalıdan tahsilini istemiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davalı … şirketinin kazanç kaybından sorumlu olmadığı belirtilerek davacı taraf aracında meydana gelen ve davalı tarafın kusur oranına isabet eden 11.869 TL hasar bedeli ile sınırlı olarak davanın kısmen kabulüne, 11.869 TL’nın davalıdan tahsiline karar verilmiş, mahkemenin 2010/45 Esas, 2011/60 Karar sayılı dosyasında davalı taraf aracının sürücüsü ile işleteninden de aynı hasar bedelinin tazminine karar verildiğinden “tahsilde mükerrerlik olmamak kaydı ile 11.869 TL tazminatın davalıdan tahsiline” şeklinde hüküm kurulmaması doğru değil, bozma sebebi ise de bu yöndeki yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden 6100 sayılı HMK’nun geçici 3/2 maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK’nun 438/7 maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı …Ş vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hüküm fıkrasının 1.bendinde yazılı “11.869,00 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte” ibarelerinden sonra gelmek üzere “mahkemenin 2010/45 Esas, 2011/60 Karar sayılı dosyası nedeniyle mükerrer tahsilata yol açmamak üzere” ibarelerinin eklenmesine ve hükmün bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 26.4.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.