YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/1230
KARAR NO : 2012/4235
KARAR TARİHİ : 09.04.2012
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı (3.kişi) vekili, davalı alacaklı tarafından borçlu aleyhine yürütülen takipte, Ödemiş 1.İcra Müdürlüğünün 2009/76 Tal. sayılı dosyasından yapılan 09.2.2009 tarihli haciz işleminde borçlu ile ilgisi bulunmayan müvekkiline ait menkullerin haczedildiğini, haciz uygulanan taşınmazın noter kira sözleşmesi ile ve içindeki eşyalarla birlikte borçluya kiraya verilen yer olduğunu ileri sürerek haczin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı (alacaklı) vekili, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece; dava konusu mahcuzların davacı 3.kişi tarafından takipten önceki tarihte satın alınarak taşınmazla birlikte borçluya noter kira sözleşmesi ile kiralanan mallar olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı (alacaklı) vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava 3.kişinin, İİK’nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak açtığı istihkak davasına ilişkindir.
Mahkemece yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de, verilen karar dosyada mevcut delillere uygun düşmemektedir.
Dava konusu menkuller 09.2.2009 tarihinde takip talebinde gösterilen ve borçluya ödeme emrinin tebliğ edildiği adreste, borçlunun eşinin huzurunda ve ikametgahında haczedilmiştir. Takip konusu borç 13.12.2006 tanzim tarihli senetten kaynaklanmaktadır. Davacı 3.kişinin dayandığı 03.5.2007 düzenleme tarihli noter kira sözleşmesi borcun doğumundan sonra düzenlenmiş olup, kiraya veren davacı 3.kişi ile kiracı borçlu arasında kayınbirader-enişte ilişkisi bulunduğu da anlaşılmaktadır. Öte yandan, ülkemizde yakın akrabalar arasında içindeki eşyaları da kapsar şekilde noterden kira sözleşmesi düzenlenmesi yönünde bir gelenek yoktur ve bu yön olağan hayat deneyimlerine de uygun düşmemektedir. Kaldı ki, kira sözleşmesine ekli eşya listesinde menkullerin ayırdedici özellikleri belirtilmediği gibi, kira sözleşmesinde kiraya verilen yer kat:5/8 olarak belirtilmesine karşın, haciz işleminin kat:5/9 da yapıldığı da görülmektedir.
Buna göre, davacı 3.kişi ile borçlunun alacaklıdan mal kaçırmaya ve borçlu hakkındaki hacizleri önlemeye yönelik muvazaalı işlemler yaptıkları, İİK’nun 97/a maddesinde öngörülen mülkiyet karinesinin borçlu dolayısı ile alacaklı yararına olduğu, bu yasal karinenin aksinin davacı 3.kişi tarafından kesin ve güçlü delillerle ispat edilmesi gerektiği kabul edilmelidir. Davacı 3.kişinin ibraz ettiği ve borcun doğumundan sonraki tarihlere ait olup, her zaman düzenlenmesi ve temini mümkün olan noter kira sözleşmesi ve faturalar ile yasal mülkiyet karinesinin aksinin ispat edildiğinden söz edilemez.
O halde, açıklanan bu hukuki ve maddi olgular karşısında, mahkemece, davacının danışığa dayalı istihkak davasının reddine karar vermek gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ; Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı (alacaklı) vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı alacaklıya geri verilmesine 9.4.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.