YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/12783
KARAR NO : 2012/1350
KARAR TARİHİ : 09.02.2012
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak iddiasının reddi davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı alacaklı vekili, … İcra Müdürlüğünün 2009/4966 sayılı takip dosyasında 10.3.2010’de haczedilen mahcuzların borçluya ait olduğunu, haciz adresinde ilk olarak 12.5.2009 tarihinde hacze gidildiğini, haciz sırasında işyerinin dava dışı …’a ait olduğunun ileri sürüldüğünü, aynı yerde daha sonra 8.1.2010 tarihinde hacze gidildiğini bu kez de işyerinin davalı 3. kişi Stilo Mob. Ltd.Şti.ne ait olduğunun ileri sürüldüğünü, davalılar arasında borçtan kurtulma amaçlı danışıklı işlemler olduğunu ileri sürerek istihkak iddiasının reddini talep etmiştir.
Davalı 3. kişi vekili, haczin müvekkilinin işyerinde yapıldığını, haciz mahallinde borçluya ait herhangi bir belge bulunmadığını, haciz adresinde daha önce … isimli kişinin faaliyet gösterdiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı borçlu, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece haczin ödeme emri tebliğ edilen adresten farklı bir adreste yapıldığı, davalı 3. kişinin 16.9.2009 tarihinde haciz adresinde şube açtığı, 3. kişi ve borçlu şirket yetkili ve ortaklarının farklı kişiler olduğu gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı alacaklı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, alacaklının İİK.nun 99. maddesine dayalı istihkak iddiasının reddi istemine ilişkindir.
Dava konusu 10.3.2010 tarihli haciz, davalı 3. kişinin 16.9.2009 tarihinde şube olarak faaliyette başladığı” ….” adresinde, 3. kişi çalışanı Bayram Bal huzurunda yapılmış ve mahcuzlar bu kişiye yediemin olarak bırakılmıştır. İİK.nun 97/a maddesinde öngörülen mülkiyet karinesi davalı 3. kişi yararına olup karine aksinin davacı alacaklı tarafından ispat edilmesi gerekir. Davacı alacaklı bu yasal karinenin aksini her türlü delil ile ispat edebilir. Haciz, her ne kadar 3. kişinin adresinde yapılmış ise de haciz sırasında hazır bulunan ve haczedilen malları 3. kişi çalışanı sıfatıyla yediemin olarak teslim alan … isimli kişinin borçlu …Mob. Ltd.Şti.ne tebliğe çıkartılan ödeme emrini ” …” adresinde 6.4.2009 tarihinde borçlu şirket işçisi sıfatıyla tebellüğ ettiği dosya içeriği gibi sabittir.
Dava konusu takip, 31.12.2008 tarihli çeke dayalı olarak davalı borçlu … Mob. Ltd.Şti ile bu davada taraf olmayan diğer borçlu … Mob. Ltd.Şti hakkında yapılmıştır. Diğer takip borçlusu … Mob. Ltd.Şti.nin ortağı ve yetkilisi olan …’in soyadları ile davalı 3. kişi … Mob. Ltd.Şti.nin ortağı olan …’in soyadları aynı olup aralarında akrabalık bağı olduğu anlaşılmaktadır.
Dava konusu hacizden önce aynı adreste yapılan 12.5.2009 tarihli hacze ilişkin tutanaktan ilk olarak ödeme emri tebliğ edilen adrese gidildiği, kapıda bu adresin belirtilmesi üzerine dava konusu haczin de yapıldığı adrese gelindiği, kapıda borçlunun tabelasının görüldüğü ” …”nın satıldığının alacaklı vekili tarafından beyan edildiği anlaşılmaktadır. Açıklanan bu maddi ve hukuksal olgular hep birlikte değerlendirildiğinde davalı 3. kişi ve borçlular arasında alacaklıdan mal kaçırma amacıyla danışıklı işlemler yapıldığını göstermektedir. Davacı 3. kişi haciz adresindeki faaliyetine borcun doğum tarihinden sonra başladığı gibi dayandığı faturaların isteyen her kişi adına düzenlenmesi mümkün olup borcun doğumundan sonraki tarihleri taşımaktadır. Bu durumda karine aksi davacı alacaklı tarafından ispat edildiğinden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken aksi düşüncelerle reddine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı alacaklıya geri verilmesine 9.2.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.