Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2012/2695 E. 2012/3950 K. 02.04.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/2695
KARAR NO : 2012/3950
KARAR TARİHİ : 02.04.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün, süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi. Gereği düşünüldü:
-K A R A R-

Davacı vekili, müvekkili şirkete ait otobüs ile davalıların maliki ve sürücüsü olduğu kar kürüme aracının çarpışması sonucu otobüsün hasarlandığını, olayda davalı sürücünün tam kusurlu bulunduğunu belirterek 12.829.08 TL hasar bedeli ve 3.600.00 TL kazanç kaybı olmak üzere toplam 16.429.08 TL’ndan, davalı aracının trafik sigortasından tahsil edilen 5.750.00 TL’nın mahsubu ile kalan 10.679.00 TL’nın faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekilleri, kusura ve tazminat miktarına itiraz ederek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, Daire’nin 16.02.2009 tarih, 2008/5552 Esas ve 2009/677 Karar sayılı bozma ilâmına uyularak yapılan yargılama sonunda, olayda davacıya ait araç sürücüsü asli ve tam kusurlu olup, davalı sürücünün kusuru bulunmadığı anlaşılmakla davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
Daire’nin 16.02.2009 tarih, 2008/5552 Esas ve 2009/677 Karar sayılı bozma ilâmından sonra alınan 31.05.2010 ve 21.01.2011 tarihli İTÜ heyet raporlarında; davalı sürücü …’ın sağ şeritten sol şeride geçişi öncesinde, arkasından gelen trafiği kontrol etmesi ve duramayacak hızda yaklaşan araca yol vermesi gerekirken,
kontrolsüz ve ani olarak sola yönelmesi nedeniyle kazada %60 oranında, davacı sürücüsü …’in ise gerekli uyarı ışıkları ile yolda kar kürümesi yapan aracı fark ettiğinde çok yavaşlaması ve kendisine yol verildiğinden emin olduğunda sollama yapması gerekirken, sadece selektörle yetinip hızını düşürmeden sollamaya kalkışması nedeniyle %40 oranında kusurlu olduğu belirtilmiştir.
Bu durumda mahkemece, oluşa uygun olarak düzenlenen ve birbirini doğrulayan bu raporlardaki kusur oranları üzerinden karar verilmesi gerekirken, oluşa uyun düşmeyen 22.09.2001 tarihli heyet raporunun hükme esas alınması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 2.4.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.