YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/366
KARAR NO : 2012/4545
KARAR TARİHİ : 12.04.2012
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak iddiasının reddi davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı alacaklı vekili, Bursa 11. İcra Müdürlüğünün 2008/12401 sayılı takip dosyasında 24.2.2009 tarihinde haczedilen menkullerin borçlulara ait olduğunu, istihkak iddia eden firma ile borçlular arasında hukuki ve organik bağ bulunduğunu, istihkak iddia eden şirketin yönetim kurulu üyesi ile borçlu şirket ortaklarının akraba olduklarını ileri sürerek 3. kişinin istihkak iddiasının reddini talep etmiştir.
Davalı 3. kişi vekili, haczin müvekkiline ait işyerinde yapıldığını, borçlu ile farklı tüzel kişiliklere sahip olduklarını, daha önce borçluya ait olan mahcuzların bir kısmının ve fabrika binasının icradan satın alındığını, bir kısım mahcuzun ise müvekkilinin kendi imalatı olduğunu, aralarında organik bağ bulunmadığını, önceden borçlu şirkette çalışan Beytullah Doğru’nun sektörü bilen ve tecrübeli bir eleman olduğu için müvekkili şirkette istihdam edildiğini, mahcuzların müvekkiline ait olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı borçlular, davaya cevap vermemişlerdir.
Mahkemece mahcuzların davalı 3. kişiye ait olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı alacaklı vekilince temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık, alacaklının İİK.nun 99. maddesine dayanan istihkak iddiasının reddi davasına ilişkindir.
Dava konusu haciz 24.2.2009 tarihinde 3. kişinin adresinde yapılmış ise de haciz mahallinde borçlulardan…’nin isminin geçtiği belge bulunmuştur. Haciz sırasında haciz adresine ilişkin vergi levhası sunulamadığı gibi 3. kişi tarafından sunulan vergi levhasının borçlu şirketin takibin dayandığı kredi sözleşmesinde ve noterde beyan ettiği adrese ait olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda İİK.nun 97/a maddesinde öngörülen mülkiyet karinesi alacaklı yararınadır. Aksinin davalı 3. kişi tarafından kesin ve inandırıcı delillerle ispat edilmesi gerekir. Davalı 3. kişi şirket ile borçlu şirket ortakları kısmen aynı kişilerden oluşup borçlu şirket ortağı olan borçlular… ve …’nin 3. kişi şirket yetkilisi ve ortağı olan …’nin anne ve babası olduğu, haciz sırasında hazır bulunan 3. kişi çalışanı ‘nun daha önce borçlu şirketin çalışanı olduğu, dava dışı Aydın Bankasınca borçlu şirket adına keşide edilen ihtarmanenin borçlu şirketin daimi işçisi sıfatıyla bu şahsa haciz adresinde tebliğ edildiği, şirketler arasında organik bağ bulunduğu dosya kapsamı ile sabittir. Davalı 3. kişinin dayandığı faturalar da borcun doğum tarihinden sonraki tarihlidir. Kaldi ki davalı 3. kişi vekili cevap dilekçesinde daha önce borçluya ait olan bir kısım mahcuzların ve fabrika binasının icradan satın alındığını beyan ettiğinden haciz adresinde daha önceden borçlunun faaliyet gösterdiği, mahcuzların önceden borçluya ait olduğu anlaşıldığından davalı 3. kişi ve borçlular arasındaki ilişki örtülü işyeri devri niteliğindedir. Diğer yandan İİK.nun 44 ve BK.nun 179. maddesi uyarınca işletmeyi devralan 3. kişinin işletmenin borçlarından da sorumlu bulunması karşısında davanın kabulü ile 3. kişinin istihkak iddiasının reddine karar verilmesi gerekirken davanın reddine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı alacaklıya geri verilmesine 12.4.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.