YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/4697
KARAR NO : 2012/10001
KARAR TARİHİ : 25.09.2012
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili; müvekkiline kasko sigortalı… plakalı aracın 05/12/2009 tarihinde davalıların sahibi ve sürücüsü bulunduğu … plakalı aracın çarpması ile maddi hasara uğradığını, olay sebebiyle araçta müvekkili tarafından yaptırılan ekspertiz sonucunda 16.500,00 TL hasar tespit edildiğini, hasar bedelinin 08/01/2010 tarihinde sigortalı araç sahibine ödendiğini, ödedikleri bedelin rücuen tahsili için başlattıkları takibe davalıların itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek, itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; Davacının sigortalısının yeşil ışığın yanmasını beklemeden kalkış yapması nedeniyle kazanın oluşumuna sebebiyet verdiğini ve tam kusurlu olduğunu öne sürerek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan delillere göre; davanın kısmen kabulü ile, 16.500,00 TL asıl alacak, 474,37 TL işlemiş faiz yönünden itirazın iptaline, takibin devamına ve icra inkar tazminatı isteminin reddine karar verilmiş; hüküm, davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, TTK.’nun 1301. (6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 1472/1) maddesi uyarınca açılmış bulunan, sigortacının sigortalısına ödediği bedelin, zarara sebebiyet veren üçüncü şahıstan halefiyet yoluyla rücuen tahsili için yapılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre; Kazanın meydana gelme şekli dikkate alındığında, sürücü …’nin yönetimindeki 34 UF 9502 plakalı aracın kırmızı ışıkta geçtiği ve kazaya neden olduğu tespitinden sonra, kaza-
nın meydana gelmesinde asli ve %100 oranında kusurlu olduğu sonucuna varıldığı anlaşılmaktadır.
Karayolları Trafik Yasası’nın 85. maddesi ile, işleten için öngörülen sorumluluk, tehlike sorumluluğudur. Diğer bir anlatımla kusur sorumluluğuna dayanmayan, salt aracın kullanılması sonucu, meydana gelen zarardan sorumlu olunması durumudur.
Somut Olayda, kazanın kavşak içerisinde meydana geldiği anlaşılmaktadır. Bilirkişilerin olasılıklı değerlendirmeleri dışında, dosyada kazanın meydana geliş şeklini tam olarak açıklığa kavuşturacak başka delil bulunmamaktadır. Bu itibarla, yukarıda bahsedilen tehlike sorumluluğu gereğince, taraflar arasında %50 oranında kusur dağılımı yapılmak suretiyle karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeye dayalı bilirkişi raporu doğrultusunda davalı sürücü %100 kusurlu kabul edilerek karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalılar yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalılara geri verilmesine 25.09.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.