Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2012/3001 E. 2012/9603 K. 20.09.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/3001
KARAR NO : 2012/9603
KARAR TARİHİ : 20.09.2012

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı 3.kişi vekili ile davalı alacaklı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı 3.kişi vekili, … İcra Müdürlüğü’nün 2009/361 sayılı takip dosyasından 11.8.2011 tarihinde müvekkili şirkete ait …Otel isimli işyerinde haczedilen menkullerin müvekkiline ait olduğunu, mahcuzların bir kısmının ise dışarıdan satın alındığını, borçlu şirket ile bağlarının bulunmadığını borçlu ile dava dışı … Belediyesi arasında düzenlenmiş olan yap-işlet-devret sözleşmesinin 15.7.2011 günlü Belediye Meclisi kararı ile feshedildiğini bu fesih ile her türlü malın belediyeye geçtiğini, müvekkilinin bu fesihten sonra belediye ile yeni bir yap-işlet-devret sözleşmesi imzalayarak tesisi işletmeye başladığını; borçlu şirketin borçlarından sorumlu tutulamayacaklarını ileri sürerek haczin kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, haczin ödeme emri tebliğ edilen “…Otel” adlı işyerinde yapıldığını, dava konusu menkullerin aynı yerde daha önceden haczedilerek borçlu şirket temsilcisine yediemin olarak bırakıldığını, söz konusu otelin bir kısmı Hazine taşınmazı üzerinde olduğundan kaymakamlıkça belediyeye idarenin izni olmadan otelin açılamayacağına dair 14.7.2011 tarihli yazı yazıldığını, bu yazıdan bir gün sonra davacı ile belediye arasında devir sözleşmesi imzalandığını İİK’nun 44 ve BK’nun 179.maddeleri uyarınca devrin alacaklıların haklarını etkilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı borçlu davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece haczin ödeme emri tebliğ edilen adreste yapıldığı, davacı 3.kişinin söz konusu işletmeyi 15.7.2011
tarihinde devraldığı davacı ile borçlu arasındaki bu ilişkinin ticari işletme devri niteliğinde bulunduğu İİK’nun 44 ve BK’nun 179.maddeleri uyarınca devrin alacaklıların haklarını etkilemeyeceği, devralan 3.kişinin işletmenin borçlarından da sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı 3.kişi vekili ile davalı alacaklı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı 3.kişi vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davalı alacaklı vekilinin temyizi yönünden yapılan incelemede ise;
Uyuşmazlık, 3.kişinin İİK’nun 96 vd maddelerine dayalı istihkak davasına ilişkindir. Toplanan delillere göre davanın reddine karar verilmesi doğrudur. Ancak, icra mahkemesince teminat karşılığı takibin ihtiyati tedbir yolu ile durdurulmasına karar verildiğine göre İİK’nun 97/13.maddesi gereğince bu dava nedeniyle davacı 3.kişinin tutumu sonucu alacağın tahsili geciktiğinden davanın reddi nedeniyle alacaklı yararına gecikme tazminatına hükmedilmesi gerekirken bu yönün gözardı edilmesi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı 3.kişi vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 21,15 TL peşin harcın onama harcına mahsubuna, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı 3.kişiye geri verilmesine 20.9.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.