YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/7711
KARAR NO : 2012/4092
KARAR TARİHİ : 04.04.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki 6183 sayılı Yasadan kaynaklanan menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, dava dışı Atakan Nakliyat Ltd. Şti.’nin vergi borcundan ötürü tebliğ edilen haciz bildirisine karşı yasal süresinde itiraz edilememesi sonucu mal ellerinde ve borç zimmetlerinde sayılmış ise de, dava dışı vergi borçlusuna borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davacı kooperatifin, davalı kurum tarafından tebliğ edilen haciz bildirim tarihinde dava dışı vergi borçlusu şirkete borcu bulunmadığının bilirkişi incelemesi ile belirlendiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, 6183 sayılı Yasanın 79/III. maddesi gereğince haciz bildirisine 7 günlük süresi içerisinde itiraz etmeyen davacının, aynı yasanın 79/IV. maddesi uyarınca 1 yıllık süresi içerisinde açmış olduğu menfi tespit davasında haciz bildirisinin tebliği tarihinde kamu borçlusuna karşı borçlu olmadığının bilirkişi raporu ile belirlenmiş olmasına ve kararda yazılı diğer gerekçelere göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine,
2-6183 sayılı Yasanın 79/III. maddesi uyarınca alacaklı kamu idaresi tarafından kendisine haciz bildirisi tebliğ edilen üçüncü kişi, aynı bentte gösterilen nedenlere dayanarak haciz bildirisinin kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde tahsil dairesine yazılı olarak itiraz edebilir. Aynı maddenin IV. bendine göre de herhangi bir nedenle itiraz süresinin geçirilmesi halinde üçüncü şahıs, haciz bildirisinin tebliğinden itibaren bir yıl içinde genel mahkemelerde menfi tespit davası açma hakkına sahiptir. Somut uyuşmazlıkta da davacı üçüncü kişiye, alacaklı Vergi Dairesi tarafından gönderilen haciz bildirisi 26.06.2007 tarihinde tebliğ edilmiş, ancak davacı üçüncü kişi Yasada öngörülen yedi günlük sürede haciz bildirisine karşı itirazlarını bildirmemiş, daha sonra eldeki menfi tespit davasını açmıştır. Şu halde davacı her ne kadar Yasanın öngördüğü yöntem dahilinde kamu borçlusuna karşı borcu olmadığını kanıtlamış ise de, davanın açılmasına kendisi sebep olmuştur. Yasal sürede haciz bildirisine itiraz etmeyerek bu davanın açılmasına neden olması nedeniyle de davalı aleyhine yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesi gerekirken aksi yönde karar oluşturulması doğru olmamıştır.
Ne var ki, anılan hatanın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün 6100 sayılı HMK’nın geçici 3/II. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nın 438/VII. maddesi uyarınca düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca kabulü ile mahkeme kararının hüküm fıkrasının döndüncü bendinde yer alan “Davacı tarafça tebligat, müzekkere, bilirkişi ücreti ve peşin olarak yatırılan harç olmak üzere yatırılan toplam 285,00 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine” ibaresinin üçüncü bendinde yer alan “Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 15.131,86 TL nispi vekaletin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine” ibaresinin karardan tümüyle çıkartılarak, her iki bendin yerine geçmek üzere “Dava açılmasına davacı yanca sebebiyet verildiğinden yaptığı yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına ve lehine vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına” ibaresinin yazılmasına, hükmün değiştirilen bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA 04.04.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.