Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2012/9350 E. 2012/10466 K. 02.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/9350
KARAR NO : 2012/10466
KARAR TARİHİ : 02.10.2012

MAHKEMESİ : Bandırma Asliye 2. Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı Finanbank A.Ş., davalılar … Tüketim Malları Tic.Ltd.Şti. ve … … vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, davalı borçlular … Tüketim Malları Tic. Ltd. Şti. ve … … aleyhine icra takibi yaptıklarını, borcu karşılayacak malı bulunmadığını ileri sürerek davalı borçlu şirket ve …’in üzerine kayıtlı taşınmazlarını mal kaçırma amaçlı davalılar … Toptan Gıda Tic. Ltd. Şti., …, …, …’e sattığını belirterek tasarrufun iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar …, …, … Toptan Gıda Tic. Ltd. Şti. ve … vekilleri, davanın reddini savunmuştur.
Davalılar … Tüketim Malları Tic. Ltd. Şti. ve … … vekili, iflasın ertelenmesi davası açıldığını, aciz halinin gerçekleşmediğini ve tasarrufun borcun doğumundan önce yapıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece iflasın ertelenmesinin borçlunun borçlarını ödeme taahhüdünü ortaya koyduğu, aciz halinin kesin ve sürekli olmadığı, yine borçlunun iradesi nazara alındığında
../…

-2-
2012/9350
2012/10466
bir kısım borçların tasfiyesini sağlamak amacıyla bazı malları satmasının doğal olduğu, ayrıca alıcıların kötüniyetli olarak borçlu ile birlikte hareket ettiklerinin de ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı Finanbank A.Ş., davalılar … Tüketim Malları Tic.Ltd.Şti. ve … … vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, davalı … Tüketim Malları Tic. Lti. Şti. yönünden davanın İİK’nın 277 ve devamı maddeleri uyarınca açılan tasarrufun iptali isteğine ilişkin olmasına, bu tür davaların elinde kat’i (İİK.nun 143.md) yada geçici (İİK.nun 105.md) aciz belgesi bulunan alacaklılar tarafından açılabileceğine, bu husus davanın görülebilme koşulu olup mahkemece re’sen (kendiliğinden) gözönüne alınması gerekmesine, davalı borçlunun yerleşim yerinde haciz işlemi yapıldığına ilişkin takip dosyasında veya dava dosyasında haciz tutanağının bulunmamasına, adına kayıtlı taşınmaz ve taşıtların bulunmasına karşın borca yeter olup olmadığının belirlenmemesine, davacı tarafından dosyaya kati aciz belgesinin ibraz edilmemesine ve kararda yazılı diğer gerekçelere göre davacı vekilinin sair, davalılar … Tüketim Malları Tic. Ltd. Şti. ve … … vekillerinin temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davalı … … yönünden, dava, İİK’nın 277 ve devamı maddelerine dayalı olarak açılan tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
İptal davasının koşullarından biri alacaklının elinde kesin (İİK.143) veya geçici (İİK.105/II) aciz belgesinin bulunması gerektiğidir. Kesin veya geçici aciz vesikasının bulunması, iptal davası için ön koşul ise de bunun davanın açılmasından önce alınması zorunlu değildir. Davanın açılmasından sonra alınabileceği gibi, temyiz aşamasında ve hatta bozmadan sonra karar düzeltme aşamasında bile alınıp ibraz edilmesi yeterlidir. Ayrıca borçlunun hacze kabil malının bulunmaması halinde durumu tespit eden haciz zaptı, geçici aciz belgesi niteliğinde kabul edilebilir.
Mahkemece aciz halinin kesin ve sürekli olmadığı, alıcıların kötüniyetli olarak borçlu ile birlikte hareket ettiklerinin de ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine
../…

-3-
2012/9350
2012/10466

karar verilmiş ise de, varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir.
Öncelikle aciz halinin oluşması yönünden, dairemizin yerleşmiş içtihatlarına göre, borçlu hakkında aciz vesikası alınmamakla birlikte, saptanan ve bilinen adreslerinde icraca yapılan hacizlerde borçlunun haczi kabil malının bulunmadığının anlaşılmış olması veya tespit edilen mallarının borca yeter olmadığı belirlenmiş ise bu takdirde aciz hali gerçekleşmiş sayılır. Somut olayda, borçlu … …’un yerleşim yerinde yapılan haciz işleminde haciz tatbik edilebilecek taşınır eşya olmadığı, taşınmaz ve mevduat haczine yönelik işlemler sonucu borca yeter malının bulunmadığı icra dosyası içeriğinden anlaşılmakta olup, davalı borçlunun aciz halinin gerçekleştiği kabul edilmelidir.
Tasarrufun iptali halleri yönünden ise, ivazsız tasarruflar (İİK 278), aciz halinde yapılan tasarruflar (İİK 279) ve zarar verme kastı ile yapılan tasarruflar (İİK 280) olarak belirlenmiş olup, İİK’nın 278/III-2. maddesi uyarınca “kendi verdiği malın, aktin yapıldığı sıradaki değerine göre borçlunun ivaz olarak pek aşağı bir fiyat kabul ettiği akitler” bağışlama hükmünde sayılmış, İİK’nın 280/I. fıkrasında malvarlığı borçlarına yetmeyen bir borçlunun, alacaklılarına zarar verme kastıyla yaptığı tüm işlemler, borçlunun içinde bulunduğu mali durumun ve zarar verme kastının, işlemin diğer tarafınca bilindiği veya bilinmesini gerektiren açık emarelerin bulunduğu hallerde iptal edilebileceğine işaret edilmiştir.
Somut olayda davalı … Tic. Ltd. Şti.’ne yapılan satışta borçlu …’in davalı şirketin yetkilisi olması, davalı …’e yapılan satışta İsmail’in borçlu …’in yetkilisi olduğu … Toptan Gıda Tic. Ltd. Şti.’nin muhasebeciliğini yapması, davalı …’a yapılan satışta borçlu ve davalının nüfusa kayıtlı oldukları yer ve köyün aynı olması, benzer iş kolunda faaliyet sürdürmeleri, bu ticari işin sürdürüldüğü yerin aynı çevre olması gibi dosya kapsamından anlaşılmakta olan hususlar gözönüne alındığında borçlunun içinde bulunduğu mali durumun ve zarar verme kastının, davalılar tarafından bilindiği veya bilinmesini gerektiren açık emarelerin varlığının kabulü gerekmektedir. Bunun yanında …’e yapılan satışta dava konusu taşınmazın tapuda gösterilen satış bedeli ile tasarruf tarihindeki gerçek değeri arasında mislini aşan değer farkının bulunması (İİK 278/III-2) ve davalının tapu dışında
../…

-4-
2012/9350
2012/10466
ödeme olarak ileri sürdüğü hesap hareketlerinin tasarruf tarihinden önceki bir tarih olması ve taşınmaz satışına yönelik olduğunun ispat edilememesi dikkate alındığında iptale tabi olduğu anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca açıklanan nedenlerle davalı … … tarafından sözkonusu davalılara yapılan satışlar yönünden davanın kabulüne karar vermek gerekirken yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda (l) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair, davalılar … Tüketim Malları Tic.Ltd.Şti. ve … … vekillerinin temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 2,75 TL kalan harcın temyiz eden davalılar … Tüketim Malları Tic.Ltd.Şti. ve … …’dan alınmasına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 2.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.