YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/7730
KARAR NO : 2011/9682
KARAR TARİHİ : 22.12.2011
MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
KANUN YOLU: TEMYİZ
Davacı tarafça genel kadastro ile oluşan tapu kaydının iptali ve tescil istemi ile tapu kaydına dayanılarak açılan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtayca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ :
Dava konusu 170 ada 318 parsel sayılı 22989.93 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeni ile davalı … adına, 170 ada 298 ve 319 parsel sayılı 507.03 ve 1219.87 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ve bağış nedeni ile davalı… adına, 170 ada 320 ve 325 parsel sayılı 477.99 ve 393.24 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeni ile davalı-davacı …, 170 ada 324 parsel sayılı 389.99 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz aynı nedenle davalı …adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı …, tapu kaydına dayanarak 170 ada 318 sayılı parselin adına tescili istemi ile, davacı … de taşınmazların eşi … adına tapuda kayıtlı olduğu iddiası ile 170 ada 298, 319, 320, 324 ve 325 sayılı parsellerin tapu kaydının iptali ile … mirasçıları adına tescili istemi ile dava açmışlardır. Mahkemece dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sonunda davacı … davasının kabulüne, dava konusu 170 ada 318 sayılı parselin tapu kaydının iptali ile veraset ilamında belirtilen payı oranında davacı adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalılar … ve … tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, davacı … tarafından açılan dava nedeniyle, 318 parsel sayılı taşınmazın dayanılan tapu kaydının kapsamında kaldığı, davalı tarafın dayandığı tapu kaydının ise taşınmaza uymadığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş ise de; yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli olmadığı gibi, varılan sonuç da dosya kapsamına uygun bulunmamaktadır. Sözü edilen taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak tespit edilmiştir. Ne var ki; yargılama sırasında davalı …, Haziran 1963 tarih 81 ve 84 sıra numaralı tapu kayıtlarına da dayanmıştır. Yargılamanın devamı sırasında vefatı nedeniyle dava, … mirasçılarına karşı yürütülmüştür. Daha sonra, …’in mirasçılarından eşi …’nin, 170 ada 298, 319, 320, 324 ve 325 parsel sayılı taşınmazların da Haziran 1963 tarih 81 ve 84 sıra numaralı tapu kayıtları kapsamında
kaldığı iddiası ile taşınmazların davalılar adına oluşan kadastro tapu kayıtlarının iptali ve … mirasçıları adına tescili istemi ile açmış olduğu dava dosyası da …’ın açmış olduğu dava ile birleştirildiği halde, birleşen dava ile ilgili olumlu ya da olumsuz bir hüküm kurulmamıştır. Mahkemece, …’in ölüm tarihi itibarı ile terekesinin el birliği ile mülkiyet hükümlerine tabi olması nedeniyle T.M.K. 701 ve 640 md. hükümleri göz önüne alınarak, adı geçenin mirasçılarının davaya muvafakatlarının ya da terekeye temsilci atanmasının sağlanması, böylelikle taraf koşulu sağlanmak suretiyle işin esasına girilerek ve her iki davada … mirasçılarınca aynı tapu kaydına dayanılması nedeniyle davalar hakkındaki iddia, savunma ve deliller birlikte değerlendirilerek, sonucuna göre her dava hakkında bir karar verilmesi gerekirken, bu yön göz ardı edilerek, eksik inceleme sonucu yalnızca 318 sayılı parsel hakkında karar verilmesi isabetsiz olduğu gibi; kabule göre, davacı …’in davası kabul edildiği halde davacının veraset ilamındaki payı oranında tapuya kayıt ve tesciline denilmek suretiyle infaz sırasında kuşku yaratacak şekilde hüküm kurulmuş olması da isabetsiz olup, davalılar … ve …’nin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenlerine göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 22.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.