YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/1996
KARAR NO : 2012/9367
KARAR TARİHİ : 14.09.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tespit davasında … İş Mahkemesi ve … Asliye Hukuk Mahkemelerince ayrı ayrı yetkisizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Dava, davalı kurum işleminin iptali ile sigortalılığın tespiti istemine ilişkindir.
… İş Mahkemesince, davacının fiili çalışmasının … ilçesinde olduğu, davalı … Kurumunun merkezinin …’da bulunduğu, mahkemeyi yetkili kılacak bir kuralın bulunmadığı gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmiştir.
… Asliye Hukuk Mahkemesi ise, süresinde yapılmış yetki ilk itirazının bulunmadığı, yine genel yetki kuralı gereğince işlemi yapan Sosyal Güvenlik Kurumu İl Müdürlüğünün bulunduğu yer olan … İş Mahkemesi’nin yetkili olduğu gerekçesiyle yetkisizlik yönünde hüküm kurmuştur.
Somut olayda, davanın … İş Mahkemesinde 08.11.2007 tarihinde açıldığı, davalı vekilinin 24.01.2008 tarihli 1. oturumda yetki itirazında bulunmayıp, mahkemenin esastan verdiği ret kararının Yargıtay incelemesinden geçtikten sonraki bir tarih olan 24.11.2011 tarihinde yetki itirazında bulunduğu, mahkemenin de aynı celsede yetkisizlik kararı verdiği anlaşılmaktadır.
506 ve 5510 sayılı Kanunların uygulanmasından doğan uyuşmazlıklarda; anılan kanunlarda hüküm bulunmaması nedeniyle yetkili mahkeme Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun genel hükümlerine göre belirlenmelidir. Nitekim 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 15’inci maddesinde de “bu kanunda sarahat bulunmayan hallerde Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunun (HUMK) hükümlerinin uygulanacağı” hükmü öngörülmüştür.
HUMK’nun 17. maddesi uyarınca, hakiki veya hükmi bir şahsın şubeleri bulunduğu takdirde o şubenin işleminden dolayı iflas davası hariç olmak üzere şubenin bulunduğu yerde dava açılabilir. Bu nedenle, İptali istenen işlemi yapan Sosyal Güvenlik Kurumu … İl Müdürlüğü’nün bulunduğu yer olan … İş Mahkemesinin yetkili olduğu tartışmasızdır.
5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 7. maddesine göre de iş mahkemelerinde sözlü yargılama usulü uygulanır. HUMK’nun 478. maddesi uyarınca sözlü usulde ilk itirazların en geç, ilk oturumda esasa girmeden önce ileri sürülmesi gerekir. Kesin ve hak düşürücü nitelikteki bu sürenin hâkim tarafından re’sen dikkate alınması gerekir.
… İş Mahkemesince her ne kadar dosya … Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmişse de, açıklandığı üzere davalı tarafça süresinde yetki itirazında bulunulmadığı anlaşılmıştır. Kesin yetki kuralı bulunmaması nedeniyle mahkemece re’sen yetkisizlik kararı da verilemeyeceğinden, uyuşmazlığın, davanın ilk açıldığı … İş Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 Sayılı HMK.’nun 21. ve 22.(1086 sayılı HUMK.’nun 25. ve 26.) maddeleri gereğince … İş Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE, 14/09/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.