Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2012/3879 E. 2012/4615 K. 12.04.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/3879
KARAR NO : 2012/4615
KARAR TARİHİ : 12.04.2012

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili müvekkiline ait aracın davalı nezdinden kasko sigortalı olduğunu, aracın kaza sonrasında hasar gördüğünü ileri sürerek 18.000,00 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, kazanın münhasıran alkolün etkisi ile meydana geldiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Uyuşmazlık; sürücünün alkollü olup olmadığı ve trafik kazasının salt alkolün etkisiyle meydana gelip gelmediği, dolayısıyla hasarın kasko poliçesi teminatı kapsamında kalıp kalmadığı noktalarında toplanmaktadır.
Kaza sonrasında düzenlenen kaza tespit tutanağında havanın yağışlı, zeminin ıslak olması nedeniyle aracın kayarak yoldan çıktığı belirtilmiştir. Sürücü hakkında düzenlenen adli raporda koklamakla alkollü olduğu yazılmıştır.
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda sürücünün alkollü olduğu ve başka bir etken olmaksızın kazanın meydana geldiğinin kabulü ile, Kasko Sigorta Poliçesi Genel Şartlarının A.5.5.maddesi uyarınca, kazanın münhasıran alkolün etkisi ile meydana geldiği belirtilmiştir. Davacı vekili rapora itiraz etmiş, hazırlık aşamasında dinlenilen tanığın başka bir aracın virajı alırken sıkıştırması nedeniyle sürücünün direksiyon hakimiyetini kaybettiğini belirtmiştir. O halde, tüm dosya kapsamı, kaza tespit tutanağında belirtilen hava ve yol koşulları da dikkate alınmak suretiyle, davacı itirazlarını karşılamak üzere aralarında nörolog ve trafik alanında uzman bilirkişilerin yer aldığı yeni bir heyetten rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik değerlendirme içeren bilirkişi raporuna itibar edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 12.4.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.