YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/3872
KARAR NO : 2012/11106
KARAR TARİHİ : 15.10.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVALILAR :1-…
2-…
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı … tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkili şirkete kasko sigortalı aracın, davalıların çocuğu olan yaya …’a çarptığını, …’ın hayatını kaybettiğini, sigortalı araçta hasar meydana geldiğini, hasar bedeli 10.798 TL’nin müvekkili tarafından sigortalısına ödendiğini, ödenen bedelin rücuan tahsili için mirasçıları olan davalılara yönelik başlattıkları icra takibine itiraz edildiğini bildirerek itirazın iptaline, takibin devamına ve davalıların %40 icra inkar tazminatı ödemelerine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, akıl hastası olan …’ın kazaya neden olduğu, anne ve babası olan davalıların bakım ve gözetim görevleri nedeniyle ve mirasçıları olarak hakkaniyet gereği sorumlu oldukları gerekçesiyle takdiren davanın kısmen kabulü ile icra takibinin kısmen iptali ile 4.589 TL asıl alacak üzerinden devamına, takip tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesine, icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
../…
-2-
2012/3872
2012/11106
TMK’nın 15. maddesine göre, Kanunda gösterilen ayrık durumlar saklı kalmak üzere, ayırt etme gücü bulunmayan kimsenin fiilleri hukuki sonuç doğurmaz. Bununla birlikte, temyiz kudreti bulunmayanların sebebiyet sorumluluğu (objektif sorumluluk) Borçlar Kanununun 54. maddesinin birinci fıkrasında düzenlenmiştir. Bu fıkra hükmüne göre, hakkaniyet gerekli kılıyorsa hâkim temyiz kudreti bulunmayan bir kimseyi kısmen veya tam olarak tazminata mahkûm edebilir. Burada hâkime geniş bir takdir yetkisi verilmiştir. Her olayda zarara uğrayan kimsenin haksız eylemi işleyen gayri mümeyyizden tazminat isteyip isteyemeyeceği, olayın hâl ve şartlarına bakılarak tayin edilecektir. Somut olayda, davalıların çocuğu olan …’ın, şizofreni denilen akıl hastası olduğu ve ceza ehliyetinin bulunmadığı, kaza sonucu vefat ettiğinde 35 yaşında ve bekar olan müteveffanın ailesinden ayrı yaşadığı, sürekli bir yerde ikamet etmeyip tek başına başka illere gidip dolaştığı, kaza yerinin de ailesinin ikamet ettiği yerle ilgisi bulunmayan Dinar İlçesi olduğu anlaşılmıştır. Davalı …, oğlu …’in hastalığı nedeniyle kendilerine karşı saldırgan davranışlarının olduğunu, kendisini ve eşini defalarca darp ettiğini, buna ilişkin Yunak Cumhuriyet Başsavcılığı ve İlçe Jandarma Komutanlığı’ndan bilgi alınabileceğini, bu nedenle bulundukları yerden ayrılarak yakınlarının yanına sığınmak zorunda kaldıklarını, ona yaklaşmalarının mümkün olmadığını belirterek bakım ve gözetim görevlerini yerine getirmelerinin mümkün olmadığını ileri sürmüştür. Bu durumda Mahkemece, davalının savunması doğrultusunda delillerin toplanıp, olayın oluş şekli, müteveffanın düçar olduğu hastalığın özellikleri, davalılara yönelik davranış biçimi, yaşam şekli, davalıların ekonomik ve sosyal durumları birlikte değerlendirilerek sonucuna göre davalıların, müteveffanın haksız filli sonucu meydana getirdiği zarardan hakkaniyet gereği sorumlu olup olmadıklarının belirlenmesi gerekirken eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı …’ın temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı …’a geri verilmesine 15.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.