Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2012/4721 E. 2012/10479 K. 02.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/4721
KARAR NO : 2012/10479
KARAR TARİHİ : 02.10.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, müvekkili … Sigorta’ya kasko poliçesi ile sigortalı aracın meydana gelen kaza sonucunda hasarlandığını, hasar bedelinin sigortalıya ödendiğini belirterek, 9.500 TL hasar bedelinin ödeme tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, kazanın oluşumda davalının kusuru bulunmadığını, kaza anında aracın davalının hakimiyetinde olmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece; toplanan delillere ve alınan bilirkişi raporuna göre, davalının %100 kusuruna dayanarak davanın kısmen kabulü ile 9.100 TL.nin 24.04.2009 ödeme tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 405,39 TL kalan
../…

-2-
2012/4721
2012/10479

onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına Üye …’ın karşı oyu ve oyçokluğuyla 2.10.2012 gününde oyçokluğuyla karar verildi.

(Karşı Oy) (Karşı Oy)

KARŞI OY

Somut uyuşmazlıkta, davacıya kasko sigortalı … plakalı araç, yıkanmak üzere davalınının çalıştığı oto yıkama servisine bırakılmış, davalı işçinin aracı yıkamak üzere park alanından yıkama istasyonuna çekmesi sırasında araç kontrolünü kaybederek yıkama istasyonunun direklerine çarparak hasarına sebebiyet vermiş, 16.000,00 TL hasar bedeli davacı tarafından sigortalısına 24.4.2009 tarihinde ödenmiş, davalının olayda kusurlu olması nedeniyle aleyhinde fazlaya ilişkin hakların saklı tutulması kaydıyla 9.500,00 TL’nin tahsili istemiyle eldeki dava açılmıştır.
Yargılama sonucunda yerel mahkemece 9.100,00 TL yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiş,
Kararının davalı vekilince yasal sürede temyizi üzerine sayın çoğunluk görüşü doğrultusunda yerel mahkeme kararı onanmıştır.
Sayın çoğunluğun onama yönündeki görüşüne katılamıyorum.
Açıklanan oluşa göre sigortalanan araç dava dışı sigortalı tarafından yıkanmak üzere davalının çalıştığı işyerine yıkandıktan sonra kendisine iade edilmek üzere eser sözleşmesi ile teslim edilmiştir.
Dava dışı sigortalının, aracı davalının çalıştığı işyerine kendi rıza ve muvafakatı ile verdiğinde kuşku ve duraksamaya yer yoktur.Aksi iddia ve ispat edilmediğine göre somut olayda eser sözleşmesinin sigortalının rıza ve muvafakatı ile yapılmış olduğunun kabulü gerekir. Bu nedenle de davalı, aşağıda değinilen mülga TTK 1278.maddesi anlamında ” sigortalının fiillerinden sorumlu bulunduğu” kişi durumundadır.
Mülga TTK.nun ” Sigorta Ettiren İle Sigortadan Faydalanan Kimsenin Kusuru” başlıklı 1278.maddesi aynen ” mukavelede aksine hüküm olmadıkça sigortacı, sigorta ettiren veya sigortadan faydalanan kimsenin yahut fiillerinden hukuken
../…

-3-
2012/4721
2012/10479

mesul bulundukları kimselerin kusurlarından doğan hasarları tazmin ile mükelleftir. Fakat hiç bir halde sigortacı sigorta ettiren veya sigortadan faydalanan kimsenin kastından veya aski mukavelede yazılı değilse sigorta edilen malın ayıbından doğan hasarları tazmine mecbur olmaz” hükmünü taşımaktadır.
Somut olay bakımından değerlendirildiğinden bu hüküm sigorta ettiren veya sigortadan faydalanan kimsenin kastından kaynaklanmamış olması şartıyla sigorta ettirenin veya sigortadan faydalanan veya eylemlerinden bu ikisinin hukuken sorumlu olduğu kişilerin kusurlarından doğan hasarlarında sigortacı tarafından tazmin edileceğini öngörmekte, ancak tarafların bunun tersini öngören sözleşme yapabileceklerini belirtmektedir. Dava dışı sigortalı ile davacı şirket arasındaki sözleşmede tersine bir hüküm bulunmadığı çekişmesizdir.
Öte yandan ” Kara Taşıtları Kasko Sigortalı Genel Şartları”nın ” Teminat Dışında Kalan Zararlar” başlıklı A.5.-6 maddesi de sadece sigortalı veya fiillerinden sorumlu bulunduğu kimseler veya birlikte yaşadığı kişiler tarafından taşıta kasten verilen zararlar ile sigortalının fiillerinden sorumlu olduğu kimseler veya birlikte yaşadığı kişiler tarafından sigortalı taşıtın kaçırılması veya çalınması nedeniyle meydana gelen zararları teminat dışında tutmuş, teminat dışında kalma olgusunu bu hallerle sınırlamıştır.
Yukarıda açıklanan oluşa göre dava dışı sigortalının eser sözleşmesi ile yıkanıp kendisine geri iade edilmek üzere davalının işverenine verdiği aracın, sözleşme sınırları içinde yıkanmak üzere istasyona çekilmesi sırasında kazaya uğrayarak hasar görmesi ile sonuçlanan süreçte dava dışı sigortalının eylemlerinden sorumlu olduğu davalının TTK.1278.maddesi anlamında kasti davranışından sözedilmesine hukuken imkan yoktur ve esasen böyle bir iddia davacı tarafından dahi ileri sürülmemiştir. Yine ” Kara Taşıtları Kasko Sigortası Genel Şartlarının A.5.6.maddesi” belirtilen ve zararın teminat dışında kalmasını gerektiren hallerinde somut olayda söz konusu olmadığı açıktır.
Kasko Sigortasında sigorta ettirenin oluru ile aracı kullanan ve hasarına sebebiyet veren davalının eylemini, sigorta ettirenin dışında mütala etmek ve davalıyı 3. Kişi olarak kabul etmek olanağı yoktur.
Bu halde, davacı sigortacının sigortalan araçta oluşan hasar nedeniyle dava dışı sigortalısına ödediği sigorta tazminatın davalıya rücu etmesine hukuken imkan bulunmamaktadır. (HGK 9.4.2008 2008/17-299 Esas 302 Karar,
../…

-4-
2012/4721
2012/10479

Y.11 HD 10.5.2001 gün 1960-4102 sayı, Y.11. HD 3.6.2002 gün 1918-5615 sayı, Y. 11.H.D 6.4.2006 gün 2005/3678-3619 sayı, Y.11 H.D 30.11.2006 gün 12444-12592 sayı… Vd)
Yerel mahkemece açıklanan nedenlerle reddi gereken davanın kabulüne ilişkin kararın bozulması gerekirken onanmasına yönelik sayın çoğunluk görüşüne karşıyım.

… …
Karşı Oy Karşı Oy