YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/7351
KARAR NO : 2012/13430
KARAR TARİHİ : 03.12.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkiline ait araca, davalıların maliki ve trafik sigortacısı olduğu aracın çarpması sonucu hasarlandığını, araçtaki hasarın ve kusur oranlarının mahkeme aracılığı ile tespit edildiğini, aracın pert olması nedeniyle müvekkilinin zararının 21.500 TL olduğunun anlaşıldığını, davalı trafik sigortacısı tarafından müvekkiline 5.250 TL ödeme yapıldığını belirterek bakiye 16.250 TL’nin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı … A.Ş. vekili, davacının aracındaki hasar ve kusur oranına göre davacıya 5.250 TL ödeme yapıldığını bildirerek davanın reddini savunmuştur.
Davalı …, davayı kabul etmediğini bildirmiştir.
Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın kısmen kabulü ile 7.650 TL tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (davalı … yönünden poliçe limitiyle sınırlı ve dava tarihinden itibaren işleyecek faizden sorumlu olmak üzere) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, kusur oranlarının belirlenmesi hususunda trafik polisi bilirkişiden alınan 13/05/2011 tarihli raporda, kazanın kontrollü kavşakta meydana geldiği, tanık beyanlarına göre hangi aracın kırmızı ışıkta geçtiğinin belirlenemediği belirtilerek kazanın oluş şekline göre davacı sürücünün %70, davalı sürücünün %30 oranında kusurlu olduğu bildirilmiştir. Tarafların itirazı üzerine Karayollarından seçilen bilirkişi
heyetinden alınan 19/01/2012 tarihli raporda ise, hangi aracın kırmızı ışıkta geçtiğinin belirlenemediği belirtilerek kazanın oluş şekline göre davacı sürücünün %40, davalı sürücünün %60 kusurlu olduğu bildirilmiş, bu rapor hükme esas alınarak karar verilmiştir. Bilirkişi raporları arasındaki kusur oranlarına ilişkin çelişki giderilmeden karar verilmesi doğru değildir. Tek taraflı delil tespiti dosyasındaki rapor esas alınarak çelişkinin son alınan raporla giderildiği kabul edilemez.
Kaldı ki, kazanın meydana geldiği yer ışık kontrollü kavşak olup taraflar arasındaki uyuşmazlık hangi aracın kırmızı ışıkta geçtiği noktasında toplanmaktadır.
Doktrinde genel kabul gören görüşe göre, işletenlerden hangisinin kusurlu olduğu kesin olarak tespit edilemiyorsa, tehlike sorumluluğuna katlanma ilkesi uyarınca, zararın işletme tehlikeleri doğrultusunda, tehlikeler eşit varsayıldığında zarar ilke olarak yarı yarıya paylaştırılır.
Yukarıdaki açıklamalar çerçevesinde tehlikelerin eşit olmadığı kesin olarak ortaya konamayacağından, tehlikeler eşit kabul edilerek tarafların % 50’şer oranda kusurlu oldukları benimsenerek hüküm tesis edilmesi gerekir.
Ayrıca, kaza tespit tutanağında davacı sürücü …’nın kırmızı ışıkta geçtiği belirtilerek kazanın oluşumunda asli kusurlu olduğu belirtildiğine göre, bu tutanakların aksi ispat edilinceye kadar geçerli resmi belge niteliğinde olduğu gözardı edilmemelidir.
Bu durumda mahkemece, Adli Tıp Kurumu’ndan kusur dağılımına ilişkin, çelişkilerin giderilmesi yönünde ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınmalı, yukarıda açıklanan hususlar gözetilmeli ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı …’e geri verilmesine 3.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.