Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2012/2253 E. 2012/5220 K. 26.04.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/2253
KARAR NO : 2012/5220
KARAR TARİHİ : 26.04.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili davalılardan …’nun müvekkiline olan borcu nedeniyle hakkında yaptıkları icra takibi sırasında kendisine ait araçlar ile bunların ticari plaka haklarını diğer davalılara sattığını öne sürerek yapılan tasarrufların iptalini talep etmiştir.
Davalılar davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece yapılan tasarrufların alacaklılardan mal kaçırmaya yönelik olması nedeniyle davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, İİK.277 ve devamı maddelerine dayanılarak açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Tasarrufun iptali davalarında amaç, borçlunun haciz yada iflasından önce yaptığı ve aslında geçerli olan bazı tasarrufların geçersiz ya da “iyiniyet kurallarına aykırılık” nedeniyle alacaklıya karşı sonuçsuz kalmasını ve dolayısıyla o mal üzerinden cebri icraya devamla alacağın tahsilini sağlamaktır. Davacı, iptal davası sabit olduğu takdirde, tasarruf konusu mal üzerinde cebri icra yolu ile hakkını almak yetkisini elde eder ve tasarruf konusu taşınmaz mal ise, davalı üçüncü şahıs üzerindeki kaydın düzeltilmesine gerek olmadan o taşınmazın haciz ve satışını isteyebilir (İİK.md.283/1 ). Bu yasal nedenle iptal davası, alacaklıya alacağını tahsil olanağını sağlayan, nisbi nitelikte yasadan doğan bir dava olup; tasarrufa konu malların aynı ile ilgili değildir. Yine İİK.nun 282. maddesi gereğince iptal davaları borçlu ve borçlu ile hukuki muamelede bulunan veya borçlu tarafından kendilerine ödeme yapılan kimseler ile bunların mirasçıları
aleyhine açılır. Ayrıca, kötüniyetli üçüncü şahıslar hakkında da iptal davası açılabilir. İİK’nın 283/II maddesine göre de iptal davası, üçüncü şahsın elinden çıkarmış olduğu mallar yerine geçen değere taalluk ediyorsa, bu değerler nispetinde üçüncü şahıs nakden tazmine (davacının alacağından fazla olmamak üzere) mahkûm edilmesi gerekir. Bu ihtimalde 3. kişinin sorumlu olduğu miktar, elden çıkarılan malın o tarihteki gerçek değeridir.
Somut olayda davacı banka borçlu davalıya ait olduğunu öne sürdüğü … plaka sayılı araçların borçlu davalı … tarafından diğer davalılara satıldığını öne sürerek yapılan tasarrufların iptalini talep etmiştir.
Dosya içeriğinden dava konusu … plaka sayılı aracın borçlu davalı … adına kayıtlı iken 04.10.2007 tarihinde davalı …’ya satıldığı, bu plakanın … adına kayıtlı iken 15.01.2009 tarihinde …plaka serisine terkin edildiği,aynı plakanın halen dava dışı… adına tescilli olduğu,.. plaka sayılı aracın ise borçlu … ile … adına kayıtlı iken kendi adlarına … plaka serisine aktarıldığı daha sonra ticari plakanın uhdelerinde kalmak suretiyle …nolu plaka serisine aktarılarak bu plakanın İveco marka 2000 model otobüs’te kullanıldığı ve otobüsün … ile .. tarafından 01.10.2007 tarihinde dava dışı …adlı kişiye satıldığı, … sayılı plakanın ticari hakkının 15.11.2007 tarihinde … ve … tarafından davalı … Tur. Gıda İnş. Tah. Tic. Ltd. Şti.ne satıldığı bu plakanın 16.09.2009 tarihinde Mıtsubishi marka otobüse verildiği ve halen davalı şirket adına kayıtlı olduğu, ..plaka sayılı aracın … ve … adına kayıtlı iken 30.06.2006 tarihinde … plaka serisine aktarıldığı ve 05.07.2007 tarihinde davalı … Tur. Gıda İnş. Tah. Tic. Ltd. Şti.ne satıldığı, satışı yapılan aracın Volkswagen marka araç olduğu halde aynı plakanın 09.11.2009 tarihinde Otoyol marka otobüse verildiği, …plaka sayılı aracın … ve … adına kayıtlı iken 30.06.2006 tarihinde … sayılı plakaya aktarıldığı ve 02.11.2007 tarihinde davalı … Tur. Gıda İnş. Tah. Tic. Ltd. Şti.ne satıldığı ancak bu plakada da satılan araç ile plakanın kullanıldığı aracın farklı olduğu anlaşılmıştır. Böylece tasarrufa konu araç ve plakalarının tamamı borçlu davalı …’ya ait olmadıkları halde tamamı borçlu davalıya aitmiş gibi tasarrufun iptaline karar verildiği, iptal kararı verilen araçların farklı kişilere, plakaların farklı kişilere ait olduğu ve bir kısım araç ve plakalar dava dışı kişilere ait olduğu halde bu yönde de yeterli araştırma yapılmadan, borçlu ile işlemde bulunan davalıların satın aldıkları malı elden çıkarmaları halinde davanın tazminat istemine dönüşeceğinin düşünülmemesi de doğru bulunmamıştır. Bu durumda mahkemece davacı taraftan hangi tasarrufların iptalini istediğinin açıkça bildirmesinin istenilmesi, borçlu davalı tarafından satışları yapılan araç ve plakaların ayrı ayrı belirlenmesi, iptal kararı verilecek ise ancak borçlu davalı tarafından yapılan satışlara ilişkin ve payı ile sınırlı olması, dava dışı olan kişilerin haklarını etkileyecek şekilde hüküm kurulmaması gerektiğinin göz önünde bulundurulması, hüküm fıkrasının açık, anlaşılır ve infazda tereddüt uyandırmayacak şekilde yazılması gerekirken eksik araştırma ve inceleme sonucu yazılı olduğu üzere davanın kabulüne karar verilmesi doğru bulunmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalılara geri verilmesine 26.4.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.