YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/6896
KARAR NO : 2012/9421
KARAR TARİHİ : 17.09.2012
Davacı (alacaklı) … ile davalı (3.kişi) … Yedek Parça San.ve Tic. A.Ş. ve (borçlu) … Oto Makine Treyler San. Ve Tic. A.Ş. arasındaki dava hakkında … İcra Hukuk Mahkemesinden verilen 24.5.2011 gün ve 2009/655-2011/221 E/K. sayılı hüküm Dairemizin 27.12.2011 gün ve 2011/9586-12997 sayılı kararı ile bozulmasına karar verilmişti. Süresi içinde davalı (3.kişi) vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü;
– K A R A R –
1-) Dosya içeriğine, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, 6100 Sayılı HMK.nun geçici 3. maddesinin 2. fıkrası delaletiyle, 1086 Sayılı HUMK.nun 440. maddesinde sayılan nedenlerden hiç birisine uygun olmayan davalı vekilinin sair karar düzeltme isteminin reddi gerekmiştir.
2-) Davalı vekilinin diğer karar düzeltme isteminin incelenmesinde;
Davacı (alacaklı) tarafından davalı 3.kişinin istihkak iddiasının reddi talebiyle İİK.nun 99.maddesine dayalı olarak açılan davanın yargılaması sonunda, mahkemece davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilinin temyizi üzerine, Dairenin 27.12.2011 gün ve 2011/9586-12997 sayılı kararı ile davanın kabulü gerektiğinden bahisle hükmün bozulmasına karar verilmiş ise de; bu tür davaların dinlenebilmesi için ön koşul, malın 3.kişi elinde haczedilmesi üzerine 3.kişi tarafından haczedilen mal üzerinde mülkiyet veya rehin hakkı gibi sınırlı bir ayni hakka vs. dayanarak istihkak iddiasında bulunulmasıdır. 3.kişi (kendisi ya da yetkilisi-temsilcisi) yerine çalışanı-işçisi vs. tarafından yapılan istihkak iddiası geçerli bir istihkak iddiası olmadığından, mahkemece yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, davalı 3.kişi vekilinin karar düzeltme isteği yerinde görülerek, Dairenin 27.12.2011 gün ve 2011/9586-12997 sayılı
İlamının ORTADAN KALDIRILMASINA karar verilerek, dosyanın esasına yönelik olarak yeniden yapılan temyiz incelemesi sonunda;
Dava İİK 99. madde gereğince alacaklı tarafından 3.kişinin istihkak iddiasının kaldırılması istemine ilişkindir.
Bu tür davaların dinlenebilmesi için ön koşul, malın 3.kişi elinde haczedilmesi üzerine 3.kişi tarafından haczedilen mal üzerinde mülkiyet veya rehin hakkı gibi sınırlı bir ayni hakka vs. dayanarak istihkak iddiasında bulunulmasıdır. 3.kişi (kendisi ya da yetkilisi-temsilcisi) yerine çalışanı-işçisi vs. tarafından yapılan istihkak iddiası geçerli bir istihkak iddiası değildir.
Buna göre, davalı 3.kişi yetkilisi ya da vekili tarafından hacizden itibaren İİK’nun 96/3.maddesinde belirtilen 7 günlük süre içerisinde yapılmış usule uygun bir istihkak iddiası yoksa, bu durumda, geçerli bir istihkak iddiası bulunmadığı için alacaklının bu davayı açmakta hukuki yararı olmadığından, davanın ön koşul yokluğu nedeniyle reddine karar vermek gerekir.
Somut olayda, dava konusu 11.11.2009 tarihli haciz sırasında 3.kişi yararına istihkak iddiasında bulunan…’ın 3.kişinin temsilcisi ve 3.kişi yararına istihkak iddiasında bulunmaya yetkili olup olmadığı yönünde mahkemece yeterli bir araştırma yapılmış değildir.
O halde, mahkemece öncelikle bu yönler araştırılarak varılacak sonuca göre bir hüküm kurmak gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olduğundan, Dairenin 27.12.2011 gün ve 2011/9586-12997 sayılı ilamındaki bozma gerekçesinin yukarıda açıklandığı şekilde değiştirilerek hükmün bu gerekçe ile bozulması gerekmiştir.
Bozma nedenine göre, sair yönlerin incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ; Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı 3.kişi vekilinin yerinde görülmeyen sair karar düzeltme isteminin REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairenin 27.12.2011 gün ve 2011/9586-12997 sayılı ilamının ortadan kaldırılmasına ve yerel mahkeme hükmünün açıklanan gerekçeyle BOZULMASINA, tashihi karar red harcının karar düzeltme isteyen
davalı 3.kişiye geri verilmesine, aşağıda dökümü yazılı 2,75 TL kalan onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına 17.9.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.