YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/7999
KARAR NO : 2012/12427
KARAR TARİHİ : 12.11.2012
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkiline ait davalıya kasko sigortalı aracın trafik kazası sonucu ağır hasarlandığını belirtip davalı şirketin kasko sigorta poliçesinin kaza anından sonra düzenlenmiş olduğu iddiasıyla zararı tazmin etmediğini bildirerek faize ilişkin hakları saklı kalmak üzere 24.000,00 TL tazminat tutarının 22.06.2011 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, kasko sigorta poliçesinin kazadan sonra düzenlendiğini bildirerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre davanın kısmen kabulü ile 14.500,00 TL’nin 22.06.2011 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kasko sigorta poliçesine dayanılarak sigorta şirketi aleyhine açılan maddi tazminat istemine ilişkindir. Türk Ticaret Kanunu’nun 1279. maddesi gereğince mukavelenin yapıldığı sırada sigorta ettiren veya sigortadan faydalanan kimse, rizikonun gerçekleşmiş olduğunu yahut sigortacı rizikonun gerçekleşmesi imkanı kalmadığını bilmekte iseler sigorta mukavelesi hükümsüzdür. Şu kadar ki birinci halde sigortacı sigorta primini isteyebilir. Aynı yasanın 1295. maddesinde “sigorta priminin tamamının, taksitle ödenmesi
kararlaştırılmışsa ilk taksidin, akit yapılır yapılmaz ve poliçenin teslimi karşılığında ödenmesi gerekir. Sigortacının sorumluluğu primin veya ilk taksidin ödendiği tarihten itibaren başlar.“ hükmü getirilmiştir. Yine Türk Ticaret Kanunu’nun 1282. Maddesine göre “aksi kararlaştırılmış olmadıkça, primin ödendiği tarihten itibaren gerçekleşen rizikolardan mesuldür. Sigortanın devam müddeti mukavelede yazılı değilse tarafların müşterek maksadıyla mahalli teamül ve sair haller göz önünde tutularak mahkemece tayin olunur. Kasko sigorta sözleşmesi ileriye yönelik olarak yapılabilirse de, geriye yönelik olarak yapılamaz. Somut olayda davaya konu trafik kazası 06.10.2010 tarihinde saat 17:20’de meydana gelmiş olup davacı ile davalı arasında düzenlenen 06.10.2010 – 06.10.2011 vadeli kasko sigorta poliçesi 06.10.2010 tarihinde saat 17:47’de yani kaza saatinden sonra düzenlenmiştir. Bu poliçeye istinaden 938,18 TL sigorta primi de yine aynı gün ancak kaza saatinden sonra 17:37’de online olarak kredi kartı ile ödenmiştir. Davacı tarafça sigorta sözleşmesinin şifahi olarak kazadan önce yapıldığı da ispatlanamamıştır. Olay saatinden sonra yapılan kasko sigorta sözleşmeleri geçersizdir. 06.10.2010 tarihinde saat 17:20’de meydana gelen kazadan sonra aynı gün saat 17:47 ‘de düzenlenen poliçenin saat 12.00’da yapıldığının kabulü doğru değildir. Bu durumda mahkemece Türk Ticaret Kanunu’nun 1282. maddesi gereğince kaza meydana geldikten sonra düzenlenen poliçe nedeniyle davalı … şirketinin oluşan hasardan sorumluluğu bulunmadığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu biçimde davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 12.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.