YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/3146
KARAR NO : 2012/4278
KARAR TARİHİ : 09.04.2012
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün, süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi. Gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkili şirkete kasko sigortalı aracın 14.10.2007 tarihinde Tavukçu Deresi’nin taşması sonucu hasarlandığını, derenin ıslâh çalışmalarını yürüten davalı şirketin zarardan sorumlu olduğunu belirterek, sigortalıya ödenen 5.291.68 TL’nın faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili şirketin, Tavukçu Deresi’nin ıslâhı işini İSKİ’nin ihalesi sonucu üstlendiğini, meydana gelen taşmada kusur ve ihmalinin bulunmadığını, aşırı yağış nedeniyle derenin taştığını bildirerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, derenin taşmasında davalı şirketin herhangi bir kusurunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, TTK.’nun 1301. maddesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir.
Davacı, yağışlar nedeniyle taşarak zarara yol açan Tavukçu Deresi’nin ıslâh çalışmalarını üstlenen davalının alması gereken tedbirleri almadığını, bu nedenle zarardan sorumlu olduğunu ileri sürmüştür. Mahkemece, derdest 2008/438 Esas sayılı Yapı Kredi Sigorta A.Ş. ile İSKİ Genel Müdürlüğü ve Kalyon İnşaat San. ve Tic. A.Ş. arasındaki başka bir tazminat davasında alınan bilirkişi kurulu raporu benimsenerek, olay günü yağışın şiddetli olduğu, taşkının köprü ve menfez geçitlerindeki kesit yetersizliğinden kaynaklandığı, davalı firma tarafından alınan işin plan, proje ve sözleşme süresine uygun olarak yapıldığı, olayda kusurunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise, hükme esas alınan bilirkişi raporu karar vermeye yeterli değildir.
O halde mahkemece, dosya arasında birbiriyle çelişen çok farklı ve çok sayıda bilirkişi raporları bulunduğundan, söz konusu derenin ıslâhı amacıyla davalı ile imzalanan sözleşme içeriğine göre, davalının olay tarihi itibariyle sözleşmeden doğan yükümlülüklerinin ne kadarını yerine getirdiği, meydana gelen zarardan kusurunun bulunup bulunmadığı, eylemi ile zarar arasında uygun illiyet bağı olup olmadığı hususunda tarafların gösterecekleri deliller toplanıp, aynı olaya ilişkin diğer dava dosyaları içerikleri ve kesinleşen hususlar da gözetilerek, gerektiğinde başka bir uzman bilirkişi kurulundan rapor alınıp sonucuna göre davalının sorumlu olup olmadığının belirlenmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 9.4.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.