YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/6784
KARAR NO : 2012/5370
KARAR TARİHİ : 30.04.2012
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün, süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi. Gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkili şirkete trafik sigortalı aracın karıştığı kazada yaralanan dava dışı şahsın ilk tedavisinin Acıbadem Hastanesinde yapıldığını, tedavi giderlerinin kurumsal sağlık poliçesi teminatı kapsamında davalı … şirketince ödenerek müvekkili şirketten rücuen tahsil edildiğini, bilahare KTK.’nun 8. maddesi uyarınca hazırlanarak tebliğ edilen Sağlık Bakanlığı genelgelerine aykırı şekilde 3.750.00 TL fazla tahsilat yapıldığının anlaşıldığını, bu meblağın faiziyle birlikte istirdadı için başlatılan ilâmsız icra takibinin davalıların itirazı üzerine durduğunu belirterek itirazın iptaliyle takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekilleri, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan delillere göre, davacı … şirketinin poliçe kapsamında ödediği tazminatı sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca davalılardan rücuen tahsil edemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, fazla ödenen tedavi gideri tazminatının istirdadı için başlatılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir.
Kazada yaralanan dava dışı …, kazanın akabinde Acıbadem Hastanesine kaldırılmış ve ilk tedavisi bu hastanede yapılmıştır. Davalı …
A.Ş. tarafından kurumsal sağlık sigorta poliçesi kapsamında karşılanan giderler, davacı trafik sigortacısından rücuen tahsil edilmiş, fazla ödenen miktarın istirdadı için de iş bu dava açılmış, mahkemece, uygulanan ücret tarifesine itibar edilmek suretiyle hüküm kurulmuştur.
Somut olayda, yaralanma nedeniyle kişinin sosyal durumuna göre özel bir sağlık kurumunda tedavi görmesini doğal karşılamak gerekir. Kişinin mutlak surette devlet sağlık kurumlarında tedavi görmeye zorlanması, onun yaşam hakkının sınırlandırılması ve bu konuda tercih yapmasını engellemek sonucunu doğurur.
Bu durumda mahkemece, dava dışı Barış Bilgen’in tedavi gördüğü Acıbadem Hastanesi’nce düzenlenen sarf belgesine göre yapılan harcamaların özel sağlık kurumları rayiçlerine uygun olup olmadığı yönünden uzman doktor bilirkişiden rapor alınıp, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 30.4.2012 gününde üye …’ın karşı oyu ve oyçokluğuyla karar verildi.
-KARŞI OY-
Davacıya ZMSS’li …plakalı aracın 04.04.2008 tarihinde … plakalı araca çarparak sürücü …n’in yaralanmasına sebebiyet verdiği, kazada yaralanan sürücünün ilk-acil tedavisinin Acıbadem Hastanesinde yapıldığı, adı geçen yaralanın davalılardan Yapı Kredi Sigorta AŞ’ye kurumsal sağlık poliçesi teminatı kapsamında sigortalı olması nedeniyle diğer davalı tarafından tahakkuk ettirilen 10.950.00 TL tedavi giderinin davalı … AŞ’ce ödenerek davacı ZMSS’den rücuen talep edildiği, davacının da 24.2.2009 tarihinde tedavi giderinin Yapı Kredi SigortaAŞ’ye 10.950,00 TL olarak tediye ettiği ancak olay tarihinde yürürlükte bulunan 2918 sayılı yasanın
8/b-4 maddesinde acil hastaların tedavisinde Sağlık Bakanlığı BUT-SUT uygulamasının esas alınmasının öngörüldüğü halde davalı hastanenin anılan yasa hükmüne aykırı hareket ederek fazla tedavi gideri tahsil ettiği iddiasıyla 3.750,00 TL’nin istirdadına yönelik icra takibine davalıların vaki itirazlarının iptaline karar verilmesi istemiyle dava açılmış,
Davalılar davanın reddini savunmuş,
Yargılama sonucunda yerel mahkemece “davacının ZMSS kapsamında ödemekle sorumlu olduğu tedavi giderlerini ödedikten sonra sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre geri isteyemeyeceği” gerekçesiyle dava red edilmiş,
Sayın çoğunluk tarafından “hastanece düzenlenen sarf belgelerine göre yapılan harcamaların özel sağlık kurumları rayiçlerine uygun olup olmadığı konusunda uzman doktor bilirkişiye inceleme yaptırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden” bahisle bozulmuştur.
Yerel mahkemece dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmadan davanın reddine karar verilmesi nedeniyle kararın bozulması yerinde olmakla birlikte sayın çoğunluğun bozma gerekçesine katılmak mümkün değildir.
Zira, olay tarihinde yürürlükte bulunan ve daha sonra 6111 sayılı yasanın 54.maddesi ile ilga edilen 2918 sayılı yasanın 8/b-4 maddesinde “üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer resmi özel sağlık kurum ve kuruluşları acil olarak kendilerine getirilen trafik kazası geçirmiş kişilere sağlık bakanlığı tarifesini uygulamak suretiyle vermiş oldukları hizmetlerin bedelinin tamamı yükümlü sigorta şirketlerinden tahsil ederler” hükmünü içermektedir.
Yasa hükmünün uygulanmasında oluşan tereddütlerin giderilmesi amacıyla sağlık bakanlığınca çıkarılan genelgelerde de 2918 sayılı yasanın 8/b-4 maddesine göre acile gelen hastalardan BUT-SUT tarifesine uygun şekilde tedavi giderlerinin tahsili gerektiği hususu bildirilmiştir.
Bu halde davacı ZMSS’nin tedavi giderleri yönünden sorumluluğu 2918 sayılı yasanın 8/b-4 maddesi açık hükmü gereğince o tarihteki BUT-SUT tarifesine göre belirlenecek miktar ile sınırlıdır. Belirlenecek bu miktar dışında davacının yaptığı fazla ödeme varsa davalılar yönünden haksız zenginleşme teşkil etmektedir.
Sayın çoğunluğun kabulünde olan “tedavi giderlerinin özel sağlık kurumları rayicine uygun olması” hususu yasal hükmüne açıkca aykırılık teşkil etmektedir.
Yasa hükmünün yorum yoluyla genişletilmesi ve değiştirilmesi mümkün değildir.
Bu durumda yerel mahkeme hükmünün “Acıbadem Hastanesince düzenlenen sarf belgesine göre yapılan harcamaların tedavi tarihinde yürürlükte bulunan BUT-SUT tarifesine uygun olup olmadığı yönünden uzman doktor bilirkişiden rapor alınması gerektiği” gerekçesi ile bozulması gerekirken yazılı şekilde “harcamaların özel sağlık kurumları rayiçlerine uygun olup olmadığı yönünde inceleme yapılmasına ilişkin çoğunluk bozma gerekçesine katılamıyorum.