Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2012/1509 E. 2012/4272 K. 09.04.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/1509
KARAR NO : 2012/4272
KARAR TARİHİ : 09.04.2012

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki istihkak iddiasının reddi davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı (alacaklı) vekili, Salihli 1. İcra Müdürlüğü’nün 2011/2569 sayılı Takip dosyasında yapılan 15.06.2011 günlü haczin yapıldığı iş yerinin alacaklının alacağına kavuşmasını engellemek için danışıklı olarak üçüncü kişiye devredildiğini belirterek davanın kabulü ile istihkak iddiasının reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı (üçüncü kişi) vekili, mahcuzların üçüncü kişinin zilyetliğinde ve borçlunun yokluğunda haczedildiğini, mülkiyet karinesinin üçüncü kişi yararına olduğunu, ispat yükü altında olan alacaklının karinenin aksini kanıtlamak durumunda bulunulduğunu, iş yerindeki demirbaşların mahcuzlarla birlikte fatura karşılığında borçludan satın alındığını belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Davalı (borçlu), usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmalara katılmadığı gibi cevap da vermemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre: “dava konusu haciz adresine gönderilen ödeme emrinin borçlunun kardeşi tarafından alınmadığı, esasen borçlunun burada daha önce faaliyet gösterdiği konusunda ihtilaf da bulunmadığı, ancak davalının 08.06.2011 faturaya dayalı olarak burasını devraldığını iddia ettiği, bununla ilgili İİK’nun 44.maddesindeki gereklerin yerine getirildiğinin iddia ve ispat edilemediği, BK’nun 179. maddesi uyarınca devralanın da işletmenin borçlarından sorumlu olduğu, öte yandan İİK’nun 97/a maddesindeki mülkiyet karinesinin borçlu dolayısıyla alacaklı yararına olduğu, ispat yükü altında olan üçüncü kişinin karinenin aksini kanıtlamaya elverişli delilleri de sunamadığı“ gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davalı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1.Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı üçüncü kişi vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2.Dava, alacaklı tarafından İİK’nun 99. maddesi uyarınca “istihkak iddiasının reddi” davası olarak açılmıştır.
İstihkak davalarında dava değeri hacizli malın değeri ile alacak miktarından hangisi az ise ona göre belirlenir. Yargıtay’ın ve Dairemizin istikrar kazanan uygulaması da bu yöndedir.
Somut olayda dava değerinin alacak miktarı olan 6.496,00.-TL olduğunun dikkate alınmaması ve nispi karar ve ilam harcı ile nispi vekâlet ücretinin bu miktar üzerinden hesaplanmaması hatalı olmuştur.
Ne var ki belirtilen yanılgının giderilmesi yargılamanın yeniden tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden, 6100 sayılı HMK’nun geçici 3/2.maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK’nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ : Davalı üçüncü kişi vekilinin yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle diğer temyiz itirazlarının reddine; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulüne ve kararın hüküm fıkrasının 2. bendindeki “Peşin alınan harcın mahsubu ile eksik 634,868.-TL nispi harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa ödenmesine” ibaresinin çıkartılarak yerine “6.496,00.-TL üzerinden alınması gereken 385,87.-TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 139,60.-TL’nin mahsubu ile 246,27.-TL bakiye harcın davalılardan alınarak davacıya verilmesine” ibaresinin, 4.bendindeki “Davacı kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 1.128,00.-TL nispi vekillik ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa ödenmesine“ ibaresinin çıkartılarak yerine “Karar tarihi itibarı ile yürürlükte bulunan AAÜT tarifesi uyarınca 6.496,00.-TL üzerinden hesaplanan 779,52.-TL nispi vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine“ ibaresinin yazılmasına, hükmün bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı 3.kişiye geri verilmesine 9.4.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.