YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/9784
KARAR NO : 2011/389
KARAR TARİHİ : 25.01.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi,
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hüküm davacılar ve davalı … … Sigorta A.Ş vekillerince temyiz edilmiş, davalı … … Sigorta A.Ş vekilince de duruşma talep edilmiş olmakla duruşma için tayin edilen 25.1.2011 Salı günü davacılar vekili Av. … geldi. Davalılar tarafından gelen olmadı. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davacılar vekili dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili, davalıların işleteni ve trafik sigortacısı olduğu aracın neden olduğu kaza sonucunda, müvekkillerinin desteği …’un hayatını kaybettiğini ileri sürerek, ıslah dilekçesi ile davacı … için 175.000,00 TL, davacı … için 5.500,00 TL, davacı … için 20.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı davacı …, … … için ayrı ayrı 30.000,00 TL, Duygu için 20.000,00 TL manevi tazminat ve … ve … … için ayrı ayrı 10.000,00 TL manevi tazminatın (davalılardan sigorta şirketi maddi tazminattan poliçe limiti ile sorumlu olmak üzere) davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … Sigorta A.Ş vekili, müvekkilinin kanıtlanan maddi tazminattan sorumlu olduğunu savunmuştur.
Davalı … adına dava dilekçesi tebliğ edilmiş davaya yanıt vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve bilirkişi raporuna göre, davanın kısmen kabulüne,davacı … için 130.000,00 TL, davacı … için 5.500,00 TL, davacı … için 20.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı davacı …, … … için ayrı ayrı 30.000,00 TL, Duygu için 10.000,00 TL ve … için 10.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan sigorta şirketi maddi tazminattan poliçe limiti ile sorumlu olmak üzere davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmiş, hüküm, davacılar vekili ve davalı … Sigorta A.Ş vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava dosyası içindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacılar vekili ve davalı … Sigorta A.Ş vekilinin aşağıdaki bentler dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir. Davacılardan Duygu’nun nişanlısı, … … ve …’nin kardeşi …’un hayatını kaybetmesi nedeni ile davacıların destekten yoksun kaldıkları ileri sürülmüştür. Destekten yoksun kalma tazminatının konusu, desteğin yitirilmesi nedeniyle yoksun kalınan zarardır. Buradaki amaç, destekten yoksun kalanların desteğin ölümünden önceki yaşamlarındaki sosyal ve ekonomik durumlarının korunmasıdır. Davacılardan … … ve Hamidenin desteği kardeşleridir. Öncelikle desteğin hayatta iken, davacılara eylemli ve düzenli olarak destek olduğunun kanıtlanması gerekir. Destek …’un, babasına ait lokantada, babası ile birlikte çalıştığının anlaşılmasına ve babanın hayatta olmasına göre, öğrenci olan davacılara babalarının destek olacağının kabulü gerekir. Davacılar tarafından, davacıların eylemli desteğinin müteveffa … olduğu, …’un ölümü ile destekten yoksun kaldıkları kanıtlanmadığı halde, davacı … ve … yönünden açılan davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
3-Davacı …, desteğin nişanlısıdır. Kaza tarihinde 23 yaşında ve üniversite öğrencisidir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda her ne kadar davacının evlenme şansının % 40 olacağı kabul edilmiş ise de, davacının yaşı ve henüz nişanlı olması nedeni ile, belirlenen bu oran düşüktür. Mahkemece, evlenme şansının yeniden takdiri ile alınacak ek rapor sonucuna göre karar verilmesi gerekir.
4-Ayrıca, desteğin geliri hesaplanırken, babasına ait lokantada, babası ile birlikte çalıştıkları, lokantanın tüm gelirinin aile bireyleri arasında belirli oranlarda paylaştırılacağı kabul edilmiştir. Oysa lokanta desteğin babasına ait olup, desteğin fiilen çalışması ile gelire katkıda bulunduğu anlaşılmaktadır. O halde, desteğin fiilen çalışması sonucu elde ettiği kazancın belirlenerek bu kazanç içinde kendisine ve desteğe ihtiyacı olan yakınlarına ayıracağı pay belirlenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, hatalı değerlendirme içeren bilirkişi raporuna itibar edilmesi doğru görülmemiştir.
5-Davalı vekili, desteğin hatır için taşındığını savunmuş olup, hatır taşımaları bir menfaat karşılığı olmadığından, bu gibi taşımalarda B.K.nun 43. maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır. Bu itibarla, bu savunma üzerinde durularak, mahkemece taşımanın hatır için olup olmadığı, tarafların yakınlığı, varsa hatır için taşımanın kimin arzusu ve ne amaçla yapıldığı, yani olayın özel şartları gözönüne alınmadan, araştırılmadan ve tartışılmadan olay sanki bir ücret karşılığı taşıma imiş gibi karar tesisi usul ve yasaya aykırı görülmüştür. Hakim, tazminattan mutlaka indirme yapmak zorunda değilse de bunun dahi gerekçesini kararında tartışması ve nedenlerini göstermesi gerekir. Mahkemece bu husus gözardı edilerek, bu savunma üzerinde durulmaksızın karar verilmesi de isabetli değildir.
6-Temerrüt tarihi sigorta şirketi yönünden, KTK.nun 98-99 maddeleri ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi Genel Şartları`nın B-2-b maddesi uyarınca rizikonun, bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü sonrasıdır. Sigortacıya başvuru yoksa dava tarihinde temerrüdün oluştuğu kabul edilmelidir. Mahkemece, bu yönde araştırma yapılarak temerrüt tarihinin belirlenmesi sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, kaza tarihinden itibaren faiz uygulanması da doğru değildir.
7-Davalı … aracın trafik zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olup genel şartların B.2 maddesi 5.fıkrası uyarınca, hükmolunan tazminat sigorta bedelini geçerse, sigortacı yargılama giderleri ile avukatlık ücretini sigorta bedelinin tazminata oranı dahilinde ödemekle yükümlüdür. Mahkemece anılan düzenleme dikkate alınmadan davalı … şirketinin diğer davalılar aleyhine hükmolunan yargılama gideri ve vekalet ücreti miktarı ile müteselsilen sorumluluğuna karar verilmesi de doğru olmamıştır.
8-Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince, kabule göre, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacı … için daha yüksek tazminat tutarı hesaplandığı ve ıslah dilekçesi ile dava dilekçesindeki talep artırıldığı halde, mahkemece gerekçe gösterimeksizin daha az tazminata hükmedilmesi de doğru görülmemiş kararın açıklanan nedenlerle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekili ve davalı … Sigorta A.Ş vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2, 3, 4, 5, 6 ve 7 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı … Sigorta A.Ş vekilinin, 8 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 825,00 TL vekalet ücretinin davalı … … Sigorta A.Ş’den alınarak duruşmada vekille temsil olunan davacılara verilmesine, duruşmada vekille temsil olunmayan davalı … … Sigorta A.Ş yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 25.1.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.