Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2012/11020 E. 2012/12898 K. 22.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/11020
KARAR NO : 2012/12898
KARAR TARİHİ : 22.11.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili müvekkili şirkete kasko sigortalı araçta meydana gelen 12.643 TL hasar bedelinin sigortalıya ödendiğini, aynı zamanda davalı taraf aracının da trafik sigortası şirketi olduğundan 6.000 TL poliçe limitinin mahsup edildiğini, bakiye 6.643 TL asıl alacak ve ferileri yönünden davalılar hakkında icra takibi yapıldığını, davalıların itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep etmiş, 28.9.2010 tarihli oturumda davalı … hakkındaki davasını atiye terk ettiğini beyan etmiştir.
Davalı … vekili, kazanın trafik tesbit tutanağında belirtildiği şekilde olmadığını, davacı aracının sürücüsünün U dönüşü yasak olan yoldan U dönüşü yaparak müvekkiline ait araca arkadan çarptığını, olayda tamamen kusurlu olduğunu, müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, hasar miktarının fahiş olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davanın kısmen kabulü ile davalı …’in ….İcra Müdürlüğü’nün 2007/8045 sayılı dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile takibin 4.650,10 TL asıl alacak yönünden devamına, 13.3.2007 ödeme tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, davalı … hakkında açılan davanın atiye bırakılmasına karar verilmiş; hüküm, davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davaya konu trafik kazasının Ümraniye ilçesi mülki sınırları içinde kalması nedeniyle mahkemenin yetkili olmasına göre davalı … vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, kasko sigorta sözleşmesine dayanılarak itirazın iptali şeklinde açılan rücuen tazminat istemine ilişkindir. 12.3.2007 tarihli kaza tesbit tutanağında davalı sürücünün manevraları düzenleyen genel şartlara uymadığından kusurlu olduğu belirtilmiştir. Davacı vekili, davalı tarafın olayda tamamen kusurlu olduğuna dayanarak işbu davayı açmıştır. Davalı … vekili, oluş şeklinin kaza tutanağında belirtilenden farklı olduğunu, davacıya sigortalı aracın sürücüsünün U dönüşü yasak olan yerden dönüp trafik nedeniyle yavaşlayan müvekkiline ait aracın sol arkasından çarptığını ileri sürmüştür. Duruşmada ve keşifte dinlenen ve olay sırasında davalı taraf aracında bulunan davalı tanıkları …, beyanları ile bu hususu teyit etmişlerdir. Trafik ve hukukçu bilirkişiden alınan 16.12.2009 tarihli bilirkişi kurulu raporunda davacıya sigortalı araç sürücüsünün arkadan çarpma kuralını ihlalden %100 kusur izafe edilmiş, davacı vekilinin itirazı ve Adli Tıp Kurumunun istemi üzerine, ilgili emniyet müdürlüğünden kaza mahallinde olay tarihi itibariyle bulunan trafik işaret ve levhalarını gösteren bilgi ve belgeler istenmiş, bu tarihteki trafik işaret ve levları tesbit edilemediğinden olay yerinin son halini gösteren belgeler gönderilmiştir. Mahkemece her ne kadar önce Adli Tıp Kurumundan rapor alınmasına karar verilmişse de daha sonra mahallinde makine yüksek mühendisi bilirkişi refakatinde keşif yapılarak bu bilirkişiden rapor tanzimi cihetine gidilmiştir. 7.3.2011 tarihli ikinci bilirkişi raporunda davalı sürücünün sağ şeritte geri manevra yapması sırasında manevraları düzenleyen genel şartlara riayet etmediğinden %70 oranında, davacıya sigortalı aracın sürücüsünün U dönüşü yasak olan yerde sola dönüş yaparak trafik işaret ve kurallarına uymadığından %30 oranında kusurlu olduğu belirtilmiş, davalı vekilinin raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi ve tanık beyanlarının değerlenderilmesi yönündeki itirazları gözetilmeden bu rapora göre hüküm kurulmuştur. Eksik inceleme ile karar verilemez.

Bu durumda mahkemece Karayolları Genel Müdürlüğü fen heyetinden seçilecek kusur konusunda uzman bilirkişi kurulundan tüm dosya kapsamına göre dosyada mevcut bilirkişi raporları arasındaki çelişkinin giderildiği ve irdelendiği, davalı tanık beyanlarının irdelenip değerlendirildiği, tarafların itirazlarına cevap veren kusur konusunda denetime elverişli gerekçeli, ayrıntılı bir rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu biçimde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Kabule göre de; davacı vekili müvekkiline sigortalı araçta 12.643 TL tutarında hasar meydana geldiğini, bu miktardan davalı aracının trafik sigorta poliçesi limiti olan 6.000 TL.nın mahsubu ile bakiye 6.643 TL.nın ferileriyle birlikte tahsili için icra takibi yapmış, hükme esas alınan bilirkişi raporunda 12.643 TL hasar miktarının uygun olduğu belirtmiş, bu miktardan önce trafik sigortasınca ödenen 6.000 TL mahsup edilerek kalan 6.643 TL.nın %70 kusur oranına isabet eden 4.650,10 TL asıl alacaktan davalı tarafın sorumlu olacağı bildirilmiş, mahkemece davalı …’in 4.650,10 TL asıl alacak yönünden itirazın iptali ile asıl alacağa ödeme tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına karar verilmiştir.
Tesbit edilen 12.643 TL gerçek zarardan önce %30 oranında kusur indirimi yapılarak davalı tarafın %70 kusur oranına isabet eden 8.850,10 TL.sından trafik sigortası şirketince ödenen 6.000 TL.nın mahsubu ile 2.850,10 TL tazminata hükmedilmesi gerekirken yazılı olduğu biçimde önce trafik sigortası ödemesinin sonra kusur indiriminin yapılması ile davalı aleyhine fazla tazminata hükmedilmesi de isabetli değildir.
SONUÇ:Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bu davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı …’e geri verilmesine 22.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.