Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2012/9686 E. 2012/9580 K. 20.09.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/9686
KARAR NO : 2012/9580
KARAR TARİHİ : 20.09.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-

Davacı vekili davalı …’nun müvekkiline olan borcu nedeniyle hakkında yaptıkları icra takibi sırasında borcuna yetecek haczi kabil malının bulunmadığını ancak alacaklılardan mal kaçırmak amacı ile kendisine ait taşınmazı kızları olan davalılar … ve …’ya, araçlarını ise diğer davalılar … ve …’na sattığını öne sürerek yapılan tasarrufların iptalini talep etmiştir.
Davalılar davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece davanın kabulüne ve yapılan tasarrufların iptaline karar verilmiş, hüküm davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davalılar … ile …’in kızları olmaları nedeniyle borçlu davalının mali durumu ile alacaklıları ızrar kastını bilen veya bilebilecek kişilerden olduklarının kabulü ile dava konusu edilen 6 sayılı parsel üzerindeki 131 nolu dubleks villanın satışına ilişkin tasarrufun iptaline karar verilmesinde yasaya aykırı bir yön olmadığı anlaşılmakla davalılar …
, … ve … vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Tasarrufun iptali davalarında tarifeye göre hesaplanacak karar ve ilam harcı ile vekalet ücretinin takip konusu alacak miktarı ile tasarruf konusu malın tasarruf tarihindeki değerlerinden hangisi az ise o değer üzerinden ve her bir tasarruf için ayrı ayrı belirlenmesi gereği nazara alındıktan sonra bulunacak miktarlardan kimlerin nasıl sorumlu olacaklarının ayrı ayrı olarak infazda tereddüt oluşturmayacak şekilde gösterilmesi gerekirken tüm davalıların ve tasarrufların birlikte değerlendirilerek tek bir vekalet ücretinden sorumlu tutulmaları doğru bulunmamıştır.
3-Davalılar … ve … vekilinin temyiz itirazlarına gelince; Dava İİK.nun 277 ve devamı maddeleri uyarınca açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir. İptal davasından maksat İİK.nun 278, 279 ve 280. maddelerinde yazıldığı gibi alacağın tahsilini temin için borcun doğumundan sonra yapılan tasarruflarının butlanına hükmettirmektir. Bu davanın önkoşulu ise, borçlu hakkında alınmış kesin veya geçici aciz belgesinin (İİK.nun 277 md) bulunmasıdır. Ön koşulun bulunması halinde ise İİK.nun 278, 279 ve 280. maddelerinde yazılı iptal şartlarının bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır. Özellikle İİK.nun 278.maddede akdin yapıldığı sırada kendi verdiği şeyin değerine göre borçlunun ivaz olarak pek aşağı bir fiyat kabul ettiği ve yasanın bağışlama hükmünde olarak iptale tâbi tuttuğu tasarrufların iptali gerektiğinden mahkemece ivazlar arasında fark bulunup bulunmadığı incelenmelidir. Aynı maddede sayılan akrabalık derecesi vs. araştırılmalıdır. Keza İİK.nun 280.maddesinde malvarlığı borçlarına yetmeyen bir borçlunun alacaklılarına zarar vermek kastıyla yaptığı tüm işlemler, borçlunun içinde bulunduğu mali durumu ve zarar verme kastının işlemin diğer tarafınca bilindiği veya bilinmesini gerektiren açık emarelerin bulunduğu hallerde tasarrufun iptal edileceği hususu düzenlendiğinden yapılan işlemde mal kaçırma kastı irdelenmelidir. Öte yandan İİK.nun 279.maddesinde de iptal nedenleri sayılmış olup bu maddede yazılan iptal nedenlerinin gerçekleşip gerçekleşmediği de takdir olunmalıdır. Somut olayda mahkemece dava ve tasarrufa konu edilen araçların takipten kısa bir süre sonra satılmaları nedeniyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak takipten kısa bir süre sonra yapılması tasarrufun ipta-
li için tek başına gerekçe olamayacağı, dosya içeriğinden de ivazlar arasında fahiş fark bulunmadığı, davalılar … ve…’nun borçlu davalının mali durumu ile alacaklıları ızrar kastını bilen veya bilmesi gereken kişilerden olduğuna ilişkin yeterli delilin de olmadığı anlaşılmakla tasarruf konusu edilen araçlara ilişkin davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere davanın kabulüne karar verilmesi doğru bulunmamıştır.
SONUÇ : Yukarda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar …, … ve … vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle …, … ve … vekilinin, (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle … ve … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalılar …, … ve …’ya geri verilmesine 20.9.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.