Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2012/5270 E. 2012/13401 K. 03.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/5270
KARAR NO : 2012/13401
KARAR TARİHİ : 03.12.2012

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, davalıya ait aracın trafik kazası sonucu kusurlu olarak müvekkili şirkete kasko sigortalı araçta hasara neden olduğunu ve hasar bedelinin davacı tarafından ödendiğini, alacağın rücuen tahsili için davalı aleyhine Beyoğlu 1.İcra Müdürlüğünün 2006/12806 sayılı dosyasından yapılan icra takibine itiraz nedeniyle takibin durduğunu ileri sürerek, 5.475,00 TL. asıl alacak üzerinden yapılan takibe vaki itirazın iptaline, takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın yetki, husumet ve esas yönünden reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere göre, davanın kısmen kabulü ile davalının takibe itirazının 5.475,00 TL. asıl alacak yönünden iptaline ve takibin devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-) Dava, TTK.nun 1301.maddesi uyarınca, alacağın hasar sorumlusundan rücuen tazmini için yapılan icra takibine vaki itirazın iptaline ilişkindir.
2918 sayılı KTK.nun 85. maddesinde motorlu aracın işletilmesinden doğan zararlardan işletenin sorumlu olduğu belirtilmiş olup, işletenin kim olduğu aynı kanunun 3. maddesinde tanımlanmıştır. Aynı yasanın 104.maddesinde de “motorlu araçlarla ilgili mesleki faaliyette bulunan teşebbüslerin sahibi, gözetim, onarım, bakım, alım-satım, araçta değişiklik yapılması amacı ile veya benzeri bir amaçla kendisine bırakılan bir motorlu aracın sebep olduğu zararlardan dolayı; işleten gibi sorumlu tutulur. Aracın işleteni ve araç için zorunlu mali sorumluluk sigortası yapan sigortacısı bu zararlardan sorumlu değildir.” hükmüne yer verilmiştir.
Bu madde uyarınca, aracı satışa sunmak için teslim alan firmanın (galericinin) gerçek işleten malik yerine farazi işleten olarak sorumlu tutulabilmesi için, araç üzerindeki eylemsel egemenliğin kesin biçimde bu yere geçtiğinin ortaya konulması gerektiği de açıktır.
Somut olayda; davacı vekili davalıya ait aracın trafik kazası sonucu kusurlu olarak müvekkili şirkete kasko sigortalı araçta hasara neden olduğu iddiasıyla dava açmış, davalı vekili, müvekkilinin araç maliki olmasına karşın, aracın satılmak üzere oto alım satımı yapan dava dışı … Oto.Ltd.Şti.ne teslim edildiğini, bu firma tarafından aracın müvekkilinden habersiz olarak tv.çekiminde kullanılmak üzere yine dava dışı olan başka firmaya (… Filmcilik ve Sinema Ltd.Şti.) kiraya verildiğini, bu firma çalışanının kazayı yaptığını, davalının kaza sırasında işleten sıfatının bulunmadığını, kaza nedeniyle müvekkilinin de uğradığı zarardan dolayı … Oto.Ltd.Şti., … Film Ltd.Şti. ve kaza sırasında aracı kullanan sürücü hakkında tazminat davası açtığını savunmuştur.
Öte yandan, dosya kapsamına göre, dava dışı … Oto. Ltd. Şti. yetkilisi olduğu anlaşılan sanık … Topallı aleyhinde Güveni Kötüye Kullanmak suçundan açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonunda Kadıköy 2.Asliye Ceza Mahkemesinin 18.12.2009 gün, 2006/562 E. ve 2009/1188 K. sayılı dosyasından beraate dair kurulan hükmün temyiz incelemesinde olup, henüz kesinleşmediği anlaşılmaktadır.
Ayrıca, davalının Kadıköy 4.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2005/2006 E. Sayılı dosyasında savunmasında belirttiği davalılar hakkında açtığı tazminat davası sonunda, 21.2.2008 gün ve 2008/43 K. sayılı kararla tazminata hükmedildiği ve hükmün kesinleştiği de görülmektedir.
O halde, mahkemece bu hukuki ve maddi olgulara göre, ceza davası neticesinin beklenmesi, yukarıda açıklanan ilkeler ışığında dosyada mevcut tüm deliller birlikte irdelenerek, kaza sırasında işleten sıfatının kimde olduğu hususu tartışılıp değerlendirildikten sonra varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ; Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, diğer temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 3.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.