YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/10390
KARAR NO : 2012/13203
KARAR TARİHİ : 28.11.2012
MAHKEMESİ : … Asliye … Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı asıl ve birleşen davaların reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili, davalı …, … Bilgisayar İlt. İhr. İth. San. Tic. Ltd. Şti., … ve … vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı borçlu … Galvaniz Demir Döküm Tic. ve San. A.Ş. aleyhine icra takibi yaptıklarını, borcu karşılayacak malı bulunmadığını ileri sürerek davalı borçlu şirketin üzerine kayıtlı taşınmazlarını mal kaçırma amaçlı davalı …’na
sattığını belirterek tasarrufun iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … ve … vekili, borçlu İsa’yı tanımadıklarını, …’nın sattığı taşınmazların bedelini alamaması nedeni ile taşınmazları geri aldığını, her iki satışın gerçek olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı …, davanın reddini savunmuştur.
Davalı … ve … Bilgisayar İlt. İhr. İth. San. Tic. Ltd. Şti. vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece asıl dava yönünden davacı alacağının doğumu tarihinde dava konusu taşınmazların borçlu adına olmadığından borçlunun davacıyı zararlandırma kastının bulunmadığı, davalılar … ve … arasında akrabalık veya ticari bağ bulunduğunun ispatlanmadığı, taşınmazın tapuda gösterilen satış bedeli ile gerçek değeri arasında fark bulunmadığından reddine, birleşen davalar yönünden davalı …’ın ortağı olduğu … Bilgisayar İlt. İhr. İth. San. Tic. Ltd. Şti. ile İsa’nın ortağı olduğu dava dışı şirket arasında ticari ilişki bulunduğu, bu ticari ilişki nedeni ile İsa’nın davalı şirkete borçlu olduğu, yapılan satış işleminin ivazlı olduğu, satış bedelinin belediye emlak beyanı doğrultusunda gösterildiği, sırf resmi senetlerde bedel düşüklüğünün ve davalılar arasında ticari ilişki bulunmasının muvazaanın ispatı anlamına gelmeyeceği, davalıların kötüniyetli olduklarının ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili, davalı …, … Bilgisayar İlt. İhr. İth. San. Tic. Ltd. Şti., … ve … vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
1-Asıl dava 2006/514 esas sayılı dosya yönünden dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, İİK’nın 278/III-2. bendi hükmü gereğince tasarrufun iptali için yerleşik ve devamlılık arzeden yargısal uygulamalar gözönüne alınarak taşınmazın tasarruf tarihindeki gerçek değerinin tapuda gösterilen satış bedelinin bir misli ve daha fazla olduğunun belirlenmesinin gerekmesi bakımından taşınmazın üzerindeki ipotek kaydı ile birlikte sözkonusu değer farkının oluşmamış olmasına, ayrıca davalı … ve … ile borçlu arasın-
da akrabalık, arkadaşlık veya ticari ilişki gibi borçlunun alacaklılarından mal kaçırma ya da alacaklılarını ızrar kastını bilen veya bilebilecek kişilerden olduklarının da kanıtlanamamasına ve kararda yazılı diğer gerekçelere göre davacı vekilinin bu dosya yönünden tüm davalı … ve … vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
2-İİK 277 ve devamı maddelerine dayanılarak açılmış olan tasarrufun iptali istemine ilişkin olan davada, davanın esastan red veya kabul edilmiş olması halinde, takip konusu alacak miktarı ile tasarruf konusu malın tasarruf tarihindeki değerinden hangisi az ise o değer üzerinden hüküm verildiği tarihte yürürlükte olan avukatlık asgari ücret tarifesine göre belirlenecek nispi vekalet ücretine hükmedilmesi, dava ön şartı yokluğundan reddedilmiş olması halinde ise maktu avukatlık ücretine takdir edilmesi gerekmektedir.
Somut olayda, aciz belgesine bağlanmış olan alacak miktarı, dava konusu taşınmazın tasarruf tarihindeki değerine nazaran daha az olduğu ve davanın esastan reddedilmiş olması gözönüne alınarak avukatlık ücretine bu miktar üzerinden hükmedilmesi gerekirken, yazılı olduğu üzere avukatlık ücretine hükmedilmesi yerinde olmamıştır.
Nevar ki, anılan hatanın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle 2006/514 esas, 2011/370 sayılı karar yönünden hükmün 6100 sayılı HMK’nın geçici 3/II. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nın 438/VII. maddesi uyarınca düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
3-Birleşen davalar 2006/515 esas ve 2006/485 esas sayılı dosyalar yönünden, dava İİK’nın 277 vd. maddelerine dayalı tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
İcra ve İflas Kanununun 277 ve izleyen maddelerinde düzenlenen tasarrufun iptali davalarında amaç, borçlunun aciz ya da iflasından önce yaptığı ve aslında geçerli olan bazı tasarrufların geçersiz ya da “iyiniyet kurallarına aykırılık” nedeniyle alacaklıya karşı sonuçsuz kalmasını ve dolayısıyla o mal üzerinden cebri icraya devamla alacağın tahsilini sağlamaktır.
Borçlunun aciz ya da iflasından önce yaptığı iptale tabi tasarrufları, üç grup altında ve İİK.nun 278, 279 ve 280. maddelerinde düzenlenmiştir. Ancak, bu maddelerde iptal edile-
bilecek bütün tasarruflar, sınırlı olarak sayılmış değildir. Kanun, iptale tabi bazı tasarruflar için genel bir tanımlama yaparak hangi tasarrufların iptale tabi olduğu hususunun tayinini hakimin takdirine bırakmıştır (İİK.md.281). Bu yasal nedenle de, davacı tarafından İİK.nun 278, 279 ve 280.maddelerden birine dayanılmış olsa dahi, mahkeme bununla bağlı olmayıp, diğer maddelerden birine göre iptal kararı verebilir (Y.H.G.K.25.11.1987 Tarih, 1987/15-380 Esas ve 1987/872 Karar sayılı ilamı).
Mahkemece, birleşen davalar yönünden davalı …’ın ortağı olduğu …Bilgisayar İlt. İhr. İth. San. Tic. Ltd. Şti. ile İsa’nın ortağı olduğu dava dışı şirket arasında ticari ilişki bulunduğu, bu ticari ilişki nedeni ile İsa’nın davalı şirkete borçlu olduğu, yapılan satış işleminin ivazlı olduğu, satış bedelinin belediye emlak beyanı doğrultusunda gösterildiği, sırf resmi senetlerde bedel düşüklüğünün ve davalılar arasında ticari ilişki bulunmasının muvazaanın ispatı anlamına gelmeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemiştir.
Somut olayda yerel mahkemenin gerekçesinde de belirlemiş olduğu gibi …Bilgisayar İlt. İhr. İth. San. Tic. Ltd. Şti. ve ortağı … ile borçlu … arasında ticari ilişki bulunmakta olup, ayrıca bu durum dosya kapsamında taraf beyanlarından da anlaşılmaktadır. Bu nedenle davalılar …Bilgisayar İlt. İhr. İth. San. Tic. Ltd. Şti. ve …’ın borçlu …’ün alacaklılarından mal kaçırmak ya da alacaklılarını ızrar kastı ile hareket ettiğini bilebilecek kişilerden olduğunun kabulü gerekmektedir (İİK. 280/I). Hal böyle olunca yukarıdaki 3 numaralı bentteki açıklamalar ışığında mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin 2006/514 esas sayılı dosya yönünden tüm, davalı … ve … vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar … ve … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm fıkrasının 4 nolu bendindeki “5.775,00 TL” rakamının çıkartı-
larak yerine ”19.137,79.-TL” rakamının yazılmasına, hükmün bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 3 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin birleşen dosyalar yönünden temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istekleri halinde temyiz eden davacı ile davalılara geri verilmesine 28.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.