YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/2034
KARAR NO : 2012/10298
KARAR TARİHİ : 01.10.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili müvekkiline trafik sigortalı, davalıya ait motosikletin dava dışı …’ün sevk ve idaresinde iken yaya …’a çarparak yaralanmasına neden olduğunu, poliçe kapsamında yaralanan kişiye yapılan ödeme miktarı olan 24.655,00 TL’nin, kaza sırasında araç sürücüsünün ehliyetsiz olması nedeniyle davalıdan ödeme tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, yetki itirazında bulunup kusur ve hasarın miktarına itiraz ederek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre davanın kabulü ile 24.655,00 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde, özellikle oluşa uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davalı …’ün aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazları reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, davacı sigortacının 3. kişiye ödediği tazminatın dava dışı sürücünün ehliyetinin olmaması sebebine dayanılarak davalıdan rücuen tazmini istemine ilişkindir.
Davacı tarafça, dava dışı …’un trafik kazası sonucu yaralanması nedeniyle daimi maluliyete uğradığı ve kendisine tazminat ödendiği ileri sürülmüş, mah-
../…
-2-
2012/2034
2012/10298
kemece dosyaya davacı tarafça sunulan 17.09.2007 tarihli Adana Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nden alınan özürlü kurulu raporuna itibar edilerek maddi tazminata hükmedilmiştir. Bu raporun hangi tüzük esas alınarak düzenlendiği belli olmadığı gibi, raporda meslek gurubu ve ağırlık arıza ölçüsü gibi çalışma gücü kayıp oranının tesbitinde etkili olan unsurlar gösterilmemiştir. Oysa, daimi maluliyete ilişkin alınacak raporun Adli Tıp Kurumu tarafından Sosyal Sigortalar Sağlık İşlemleri Tüzüğü’ne uygun olarak düzenlenmesi gerekir. O halde mahkemece, sağlık kuruluşlarından yukarıda açıklanan ilkeler ışığında davacının maluliyet durumuna ilişkin tüzüğe uygun yeni bir rapor alınarak sonucuna sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yetersiz sağlık kurulu raporuna itibar edilerek yazılı olduğu biçimde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
3-Kabule göre de ; davacı vekili dava dilekçesinde dava dışı sürücünün olayda %100 kusurlu olduğunu belirterek bu kusur oranına göre kazada yaralanan dava dışı …’a poliçe teminat kapsamında ödenen 24.655 TL’nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. Olaydaki kusur durumunun tespiti hususunda hükme esas alınan 26.01.2010 tarihli bilirkişi kurulu raporunda davalı sigortalıya ait aracın sürücüsü dava dışı …’ün olayda %75 oranında kusurlu olduğu, olayda yaralanan …’un ise %25 oranında kusurlu olduğu tespit edilmiş yine aktüerya bilirkişisi tarafından düzenlenen 07.09.2011 tarihli bilirkişi raporuna göre dava dışı sürücünün %75 kusur oranına isabet eden tazminat miktarının 32.530,64 TL olduğu hesaplanmıştır. Karar tarihinde yürürlükte bulunan HMK’nun 26. maddesi gereğince “Hakim, tarafların talep sonuçları ile bağlıdır; talepten fazla miktara karar veremez.
Bu durumda mahkemece davacı tarafın %100 kusura göre 24.655 TL talep ettiği göz önünde bulundurularak talep edilen 24655 TL’nin davalı tarafın %75 kusur oranına isabet eden 18491,25 TL tazminata karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu biçimde talep aşımına sebebiyet verecek şekilde fazla miktara karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte, açıklanan nedenlerle davalı …’ün temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 01.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.